Erol Başaran Bural

Erol Başaran Bural

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Milli Güvenlik ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi Başkanı

27 Ekim 2019 sabahına tüm dünya ABD Başkanı Trump’ın, Beyaz Saray'da yaptığı basın toplantısında IŞİD lideri Bağdadi’nin İdlib'de düzenlenen operasyonda öldürüldüğünü açıklamasıyla uyandı.[i] Akıllara gelen ilk soru Bağdadi’nin etkisiz hale getirilmesiyle IŞİD’in gelecekte ne olacağı idi.

Suriye iç savaşının yarattığı güvenlik tehditlerini ortadan kaldırmak, PKK/PYD terör örgütünün Suriye’nin kuzeyinde alan ve etkinlik kazanmasının önüne geçmek, Türkiye’nin sınır güvenliğini korumak ve tahkim etmek maksadıyla, 2012 yılından itibaren yaklaşık yedi yılı aşkın bir süredir gündeme getirilen güvenli bölge tartışmaları, bu yılın temmuz ayından itibaren yeni bir safhaya evrildi.

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Milli Güvenlik ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi Başkanı ve emekli albay Erol Başaran BURAL İdlib'teki  gelişmeleri Euronews Türkçe'ye değerlendirdi.

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Milli Güvenlik ve Dış Politika Araştırmaları Merkezi Başkanı Erol Başaran BURAL, güvenli bölge ile ilgili gelişmeleri, CRI Türkçeye değerlendirdi.

Belirli bir bölgedeki çatışmaları tamamen sonlandırarak güvenli hale getirmek, bölgede yaşayan toplumu korumak ve kollamak maksadıyla silahlı bir güç tarafından kontrol altına alınan bir coğrafi alanı, güvenli bölge olarak tanımlamak mümkündür.

Ülkemizin 40 yıla yakın bir süredir mücadele ettiği PKK terör örgütü; Türkiye’yi her alanda zayıflatmak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, toplumda etnik kökene dayalı zihinsel bölünmeler yaratmak maksadıyla terör faaliyetlerini sürdürüyor.

Irak kuzeyinden Türkiye’ye geçiş yolları kısmen kontrol altına alınan PKK terör örgütü terör eylemlerini gerçekleştirmek üzere kendisine yeni yollar, yeni alanlar arıyor.

PKK terör örgütünün özünde barındırdığı fırsatçı ruh, ortamın bulanıklaştığını hissettiği her an harekete geçmeye hazır bir durumda bekler.

İdlib bölgesi Fırat Nehri batısında kalan en problemli ve karmaşık sahalardan birisi olma özelliğini koruyor. Bölgede çok sayıda silahlı grubun mevcut olması, İdlib’deki gözlem noktalarımızın yarattığı hassasiyet, HTŞ’nin sene başından itibaren beklenenin aksine alan genişletmesi, Suriye Rejiminin bölgede sürdürdüğü topçu atışları ve hava harekâtları, muhalif grupların rejime ait üs bölgeleri ve Rus askeri üslerine saldırı düzenlemesi, bölgede yaşayan sivillerin kuzeye yani Türkiye sınırına doğru hareketlenmesi gibi hususlar İdlib sorunsalının uzun bir süre daha devam edeceğine işaret ediyor.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Mehmet Zeki Bodur   - 14-11-2019

GÖÇ TANIMLARININ KULLANILMASINA YÖNELİK KAVRAMSAL ÇERÇEVE ÜZERİNE DEĞERLENDİRME

Göç ve göçmen konusu üzerinde halen, uluslararası ve ulusal anlamda sözleşmelerde yapılan tanımlar dışında, herkesin üzerinde mutabık kaldığı bir kavramsal tanım bulunmamakta birlikte, bu durumun temel sebebinin, hem göçmenlerin hem de mültecilerin aynı güzergâhları kullanarak göç hareketlerini sürd...