×

Uyarı

JUser: :_load: Unable to load user with ID: 116



Ben Yapmadım, O Yaptı

Yazan  04 Ağustos 2008
SABAHATTİN TALU* - Terör yine can aldı. İstanbul’un Güngören semtinin trafiğe kapalı yaya bölgesinde arka arkaya patlayan bombalar sonucunda, üçü çocuk olmak üzere 17 vatandaş hayatını kaybederken 154 vatandaş da çeşitli yerlerinden yaralandı.

Ortalığın kan gölüne döndüğü son derece insanlık dışı bu eylem, tüm yurdu mateme boğdu. Olay sonrasında vatandaşlar tarafından "Kahrolsun PKK" sloganları atılırken, pencere ve balkonlara da Türk bayrakları asıldı. Yetkililer de eylemin PKK tarafından yapılma ihtimalinin yüksek olduğunu, eylemi yapan şahısların eşkâllerinin belirlendiğini ve en kısa sürede yakalanacaklarını söylediler.

Parti liderleri, sivil toplum örgütleri, çeşitli dernek ve kuruluşlar, söz konusu eylemi kınadılar. DTP'nin son kongresinde Genel Başkanlığa getirilen Ahmet Türk ve Eş Başkanlığa getirilen Emine Ayna da eyleme ilişkin malum görüşlerini dile getirdiler. DTP'liler, yaptıkları açıklamalarda, PKK'nın diğer bazı eylemleri sonrasında olduğu gibi peşinen ve ağız birliği yaparak "Biz yapmadık, onlar yaptı. Bu bir komplodur" demeye getirerek eylemin suçunu, kendilerince Devletin sözde derinliklerine, ancak bu sefer son ayların modası olan "Ergenekon"a bağlamaya çalıştılar.

Aynı gayret, Ankara Anafartalar Çarşısı'nda ve Diyarbakır'daki askeri araca yönelik yapılan bombalı saldırılarda da yaşanmıştı. Eylemlerin hemen sonrasında, Devlet'e yönelik "çamur" kampanyası başlatan DTP, eylemlerin PKK tarafından yapılmasının anlaşılması ile bu kez işi "Dansöz" kıvraklığıyla "Terör kimden gelirse gelsin, kınıyoruz" diyerek, karalamalarına sinsi bir boyut kazandırdılar. Açıkça, "PKK'nın bu terör eylemini kınıyoruz" diyemeyen/demeyen DTP'nin yaptığı bu açıklama, gerçekten de son derece "sinsi" idi. "Terör, Kimden Gelirse Gelsin'in Gizli Anlamı" başlıklı geçmiş yazımda bundan derinlemesine bahsetmiştim. Kısaca tekrar etmek gerekirse; terörün kimden geldiği belli olmasına rağmen, kullanılan "Kimden" ifadesiyle dikkat, diğer tarafa çekilmeye çalışılmıştı. Yani, terörü kınıyor gibi görünüp Devleti de, Devletin güvenlik güçlerini de işin içine sinsice sokmaya gayret sarf edilmişti.

Bu kez de aynısı oldu. Patlamaların hemen sonrasında DTP'li Türk ve Ayna, yine kınama görünümlü açıklamalarını çamurla sıvadılar ve olayı, Devletin yerine "Ergenekon"a bağlamaya çalıştılar. Perşembe'nin gelişi Çarşamba'dan belli olur misali, DTP'nin 20 Temmuz'da Ankara'da yapılan 2. Olağan Kongre­sinde de DTP'liler, Ergenekon davasına destek verdiklerini açıklamış, Emine Ayna da; "Asıl sorgulanması gereken Genelkurmay ve onun darbeci zihniyetidir" diyerek, TSK'yı doğrudan hedef göstermişti.

Umarım, son derece vahşi ve insanlık dışı bu eylemin failleri en kısa sürede yakalanırlar. Eğer bu mahlûklar PKK'lı çıkarlarsa, DTP'lilerin geçmişteki o morarmış yüzleri daha ne kadar morarır bilemem. Ancak, edinilen tecrübelerden anlaşılacağı üzere tahmin ettiğim bir şey var ki; yine "sinsi" bir dansözlükle "kınıyor" gibi görünüp aslında "ıkınıyor" olacaklarıdır.

(*) This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Yorum yapmak için oturum açın

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Tugay Uluçevik   - 14-11-2018

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Kuruluşunun 35. Yıldönümü

15 Kasım 1983 Salı günü sabahı 08:30 sularında Türk Milleti’nin şanla, şerefle dolu tarihine yeni bir şerefli sayfa eklendi. O sabah Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin (KTFD) oybirliği ile aldığı 50 sayılı Karara dayanılarak ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) kuru...