21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü

Prof. Dr. Özdağ, terörle mücadele çerçevesinde Doğu’da kız çocuklarını okutmayı reddeden ailelere hapis cezası verilmesi gerektiğini söyledi. Özdağ ayrıca “Van 100. Yıl ve Elazığ Fırat Üniversiteleri, ‘pilot’ üniversite seçilmeli” dedi.
Terör uzmanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, PKK’nın kökünü kurutmak için İstanbul Adana ve Mersin’e yapılan göçlerin 2015 yılına kadar yasaklanması gerektiğini söyledi. Özdağ, “Bu 3 ile yapılacak göç, Türkiye’nin geleceğini karartır” dedi.
Terör örgütü PKK’nın ‘acındırma’ psikolojisi yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Özdağ, “Örgüt tabanına özel psikolojik harekat önlemleri alınmalı. Çocuğunu PKK’ya kaptırmış ailelerle devlet iletişim kurmalı” diye konuştu.
Terör uzmanı Prof. Dr. Özdağ, tüm bakanlıkların Güneydoğu’daki yatırım ve takibini sağlayacak yeni bir bakanlığa ihtiyaç olduğunu söyledi.
Ortadoğu ve terör uzmanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, “Hazırladığım rapor, tam olarak uygulanırsa terör ortadan kalkar” dedi ve ekledi: "Yeni bir istihbarat örgütü kurulmalı, Eşgüdüm Bakanlığı oluşturulmalı"
Enstitü Başkanımız Prof.Dr. Ümit Özdağ'ın yarından itibaren üç gün boyunca Tercüman Gazetesinde aşağıdaki konularla ilgili yazısı yayınlanacaktır.
Birinci Dünya Savaşı’na girerken Osmanlı Hakanı ve İslamların Halifesi bir cihat fetvası yayımlayarak, bunu dünyanın çeşitli yerlerindeki Müslümanlara ulaştırmaya çalışır. Fetva Darfur hakimi Ali Dinar Sultan’a sunulur.
21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Ümit Özdağ’ın Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ve Raportör Osman Can tarafından gündeme getirilen değişiklik teklifine karşı çıktı. Özdağ, söz konusu 4 maddenin sadece rejim değil,
21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın
- Dağ başını efkâr almış, Gümüş dere durmaz ağlar -

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Mehmet Zeki Bodur   - 01-03-2021

Yaklaşan Kıbrıs Müzakerelerine Düşünceler ve Öneriler

Son günlerde tüm uluslararası camianın gözü, önümüzdeki haftalarda Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde, garantör ülkelerinde katılımıyla gerçekleşmesi beklenen Kıbrıs konusunda yürütülen 5 + 1 (BM) müzakere toplantısına çevrildi.