2019 Yılı İçerisindeki Muhtemel Küresel Riskler

Yazan  06 Şubat 2019

Dünya Ekonomik Forumu (WEF), 15 Ocak 2019 tarihinde Küresel Risk Raporu’nun 14. Sayısını yayımladı. 2019 yılında dünyada karşılaşılması muhtemel küresel risk ve tehditlerin değerlendirildiği bu rapor, Davos katılımcılarından oluşan iş insanları, politikacılar, sivil toplum kuruluşu çalışanları ve akademisyenlerin katıldığı bir anket sonucunda ortaya çıktı.

Raporda öne çıkan muhtemel tehdit başlıkları arasında öncelikle “iklim değişimi” ve “veri güvenliği” meseleleri ön plana çıkmakta. Bunları da “küresel ekonomik zorluklar” ve “jeopolitik gerginlikler” takip ediyor.

İklim değişikliğinin beraberinde getirdiği riskler, 2014 yılından bu yana risk raporunda yer etmekte. Yani bu durumun küresel boyutta bir risk teşkil etmesi yıllardır kabul edilen bir durum. Fakat küresel boyutta etkili bir önlem alınamamasının bir sonucu olarak, iklim değişimi hâlâ küresel risk maddelerinde baş sıralarda yer alıyor. Modern üretim paradigmaları her ne kadar çevresel duyarlılık hususunda daha duyarlı olma eğilimi gösterse de, çevresel kirliliğin önüne geçmek bir yana hâlihazırdaki çevre kirliliğinin gitgide artmasına engel olamıyor.

Siber güvenlik meseleleri 2012 ve 2014 yıllarında alt sıralardan bu raporda yer etmekle birlikte, son üç senedir veri hırsızlığı ve siber saldırılar olarak iki ayrı başlık halinde küresel risk raporunda yer alıyor. Teknolojinin gelişimiyle birlikte ticaret, bürokrasi, akademi vb. kurumların veri depolama, işleme ve paylaşımı olarak siber platformları kullanması bir zaruret haline gelmiş durumda. Bu durum bu bağımlılığın artması ve üretilen verinin büyük ölçüde artması sebebiyle siber güvenlik kaygılarını da aynı oranda artırıyor. Günümüzde internet; devletler, şirketler, yasadışı örgüt ve grupların cephelendiği bir savaş sahası teşkil etmiş durumda.

Bu gündem maddelerini müteakiben küresel ekonomik zorluklar meselesi karşımıza çıkıyor. Tam da bu noktada senelerdir süregelen küreselleşme anlatısının aksine ülke ekonomilerinin peyderpey gelişiminden ziyade küresel finans merkezleri ve yüksek teknoloji üretebilen ülkeler ile sözde gelişmekte olan ülkeler arasındaki ekonomik makas git gide açılıyor. Öte yandan Davos’ta, Trump’ın ekonomi politikasının uluslararası ticaretin standartlarına ve kurallarına hasar vererek öngörülebilirliği azaltabileceğine vurgu yapıldı. Buna ek olarak Brexit’in olası ekonomik sonuçları küresel bağlamda hala bir muamma olma özelliği taşıyor.

Jeopolitik gerginlikler bağlamında “kitle imha silahları” maddesi raporda önemli yer tutuyor. Öte yandan genel olarak jeopolitik gerginliklerin hala büyük bir risk faktörü olarak görülmesi, dünyada ve özellikle Türkiye’nin çevresindeki yıkım ve kargaşanın kısa vadede sonlanacağının beklenmediğinin de bir göstergesi olma niteliği taşıyor. Türkiye’deki siyasi karar alıcılar da bu olası tehditlerin farkında olarak politika üretme ve Türkiye’nin bu tehditlerden mümkün olduğuna az etkilenmesinin sorumluluğunu taşıyor.

World Economic Forum – The Global Risks Report 2019 – 14th Edition: http://www3.weforum.org/docs/WEF_Global_Risks_Report_2019.pdf

Son Düzenlenme Çarşamba, 06 Şubat 2019 12:17
Mete Han Kutlusan

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Ortadoğu Araştırmacısı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Ümit Özdağ   - 21-04-2019

Ekonomik Krizin Bir Nedeni Suriyeli Sığınmacılardır

Kayıtlı 3.8 milyon, kayıtsız 1.5 milyon toplam 5.3 milyon Suriyeli sığınmacı Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı en önemli sorundur. Sayıları hızla artan ve 2040’da 10 milyona çıkacak olan Suriyelilerin Türkiye’de kalması durumunda Türkiye ağır krizler içinde iç sava...