Avrupa'da Mülteci İhtilafı: Danimarka'nın Mülteci Politikasındaki Sert Tutumu

Yazan  26 Şubat 2019

Danimarka, 2019 bütçe görüşmelerinde yeni bir karara imza atmıştı. Göç, Entegrasyon ve İskan Bakanı Inger Støjberg, bazı sığınmacıların Lindholm adasında toplanacağını belirtti.

2021 yılında tam kapasiteyle faaliyete geçmesi beklenen Lindholm adasındaki tesisin kapsamına girenler; sığınma talebi reddedilen, ülkelerine geri gönderilemeyen ya da belirli suçlara karışıp geri gönderim için beklemekte olan sığınmacılardan oluşmakta[1]. Danimarka’nın bu kararı Avrupa kamuoyu ve sivil toplum kuruluşları nezdinde sert eleştirilere maruz kalmıştı.

Danimarka parlamentosu geçtiğimiz Perşembe günü ülkedeki sığınmacılar ve mültecilere ilişkin mevcut düzenlemeleri daha da sıkı hale getiren tartışmalı göçmenlere ilişkin bir kanun teklifini onayladı[2]. 1 Mart’ta yürürlüğe girecek olan kanun teklifi, mültecilere verilen ikamet iznindeki “geçici” ibaresine vurgu yaparak, mümkün olduğu vakit mültecilerin geri gönderilmesi gerektiğine işaret ediyor. İnsan hakları örgütleri ve mülteci grupları tarafından sert eleştirilere maruz kalan teklif, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) tarafından da “geçici ikamet, mültecilerin hayatında bir belirsizlik yaratmaya yönelik bir baskı olarak kullanılmamalı” şeklinde eleştirilerle karşı karşıya geldi.

Öte yandan BM Mülteciler Yüksek Komiserliği Kuzey Avrupa Bölgesel Temsilcisi Henrik M. Nordentoft, Danimarka’nın bu kararına yönelik “geçici ikamet tanımı, 1951 Mülteci Sözleşmesinde detaylarıyla belirtilen mülteci statüsüyle birlikte, uluslararası mülteci rejimini feshedemez” şeklinde bir açıklama yaptı.

2016 yılından beri mültecilere yönelik aldığı birbirini izleyen sert önlemlerle gündeme gelen Danimarka’nın mülteci krizine yönelik bu yaklaşımı, Avrupa genelinde tek ve birleşik bir mülteci politikası olmadığını, hatta bu bağlamda devletlerin yaklaşımları ve izledikleri politikalar arasında büyük farklar oluğunu bizlere gösteriyor.

Geçtiğimiz sene pek çok tartışmadan sonra imzalanan BM Göç Paktı imzalanmıştı. Bu paktın ana hedefi olan “ortak bir mülteci rejiminde” mutabakat sağlanması iddiası, henüz paktın imzalanma aşamasında Avrupa ülkeleri de dâhil olmak üzere pek çok ülkenin çekimser kalması veya paktı imzalamayı reddetmesi açısından sorunlar taşımaktaydı. Danimarka ve diğer bazı Avrupa ülkelerinin göçmenlere yönelik politikaları da yalnızca Avrupa özelinde bile “ortak bir mülteci rejimi ve politikası” hedefinin kısa ve orta vadede pek de mümkün görünmediğini ortaya çıkarıyor. Öte yandan bu bağlamda devletlerarasındaki yaklaşım farklılıklarının yine Avrupa özelinde daha derin siyasi ihtilaflar yaratacağı kuvvetle muhtemel görünüyor.

 

[1] Ayaşlı, E. (2018). Avrupa'dan mülteci sorununa yeni 'çözüm': Tecrit adası. Anadolu Ajansı  https://www.aa.com.tr/tr/analiz-haber/avrupadan-multeci-sorununa-yeni-cozum-tecrit-adasi/1344996 adresinden alınmıştır.

[2] Kennedy,R. (2019). A 'European race to the bottom': human rights defenders criticise Denmark's new immigration bill. EuroNews. https://www.euronews.com/2019/02/22/a-european-race-to-the-bottom-human-rights-defenders-criticise-denmark-s-new-immigration-b adresinden alınmıştır.

Son Düzenlenme Salı, 26 Şubat 2019 12:34
Mete Han Kutlusan

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Ortadoğu Araştırmacısı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Nuray Bilgili   - 19-09-2019

Türk Kültüründe Kozmik At Mitolojisi

 Türk söylencelerinde Atın yaratılışı çok özeldir. Seçkin cins atlar Hz. Hızır eliyle gökyüzünde yaratılmıştır. Özellikle “Alacalı Atların” Türk kültüründe ayrı bir yeri vardır.