Halep'te Klorin Gazı Saldırısı İdlib'te Silahların Ateşlenmesi İçin Mi?

Yazan  25 Kasım 2018

Dün gece Halep'in batı mahallelerine yönelik havan ve klor gazı saldırıları gerçekleştirildi. Suriye hükümetinin resmi basın organları tarafından sağlık birimleri kaynak gösterilerek yapılan açıklamalara göre Halep’in üç ayrı bölgesine gerçekleştirilen saldırılar sonucunda yüze yakın kişi yaralandı.

Suriye hükümetine yakın kaynaklara göre saldırının muhalifler tarafından gerçekleştirildiği iddia edilirken, muhalif kaynaklar bu iddiaları yalanladı ve hükümet tarafını suçladı. Suriye hükümeti ayrıca bazı yabancı devletlerin muhalif gruplara kimyasal silah verdiği iddiasında bulundu. 75 günlük aradan sonra gerçekleşen saldırılar sonucunda hayatını kaybedenlerin sayısı hakkında pek çok farklı iddia ortaya atıldı. Örneğin Sputnik, aynı gece içinde ölü ve yaralılarla ilgili 3 farklı sayı öne sürdü.

Kaynak: @JulianRoepcke via Twitter

Öte yandan İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Suriye hükümeti ordusunun İdlib'e yaptığı saldırılar sonucunda iki kadın ve yedi çocuğun hayatını kaybettiğini açıkladı. Suriye devlet televizyonuna göre ise sayısı yüzey aklaşan yaralının hastanelerde tedavi altına alındığı da belirtildi.Yine Suriye devlet televizyonuna yansıyan görüntülerde hastaneye kaldırılan yaralılar arasında yüzleri maskeli insanların da bulunması dikkat çekti.

 

Kaynak: @Dannymakkisyria via Twitter

Rus Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada saldırının İdlib bölgesinden yapıldığını belirtti. Rus Genelkurmay Başkanı Igor Konaşenkov, "Yaralılardaki zehirlenme belirtileri de özellikle göz önüne alındığında, Halep'i bombalamak için kullanılan havan mermilerinin klorin gazı ile dolu olduğunu tespit ettik." dedi.Rusya saldırı gerçekleştikten sonra ateşkesin garantörü olan Türkiye ile görüşüleceğini açıkladı. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin yaptığı açıklamaya göre ise 17 Eylül’de yapılan Soçi mutabakatından bu yana ilk kez savaş uçakları İdlib yakınlarındaki muhalif bölgeleri bombaladı. Soçi mutakabatı çerçevesinde askeri gözlem noktalarıyla birlikte tampon bölgeler oluşturulmuş ve bölgedeki ağır silahların çekilmesi için özellikle Türkiye tarafından çalışmalar başlatılmıştı. Yine bu mutabakat kapsamında insani yardım koridoru çabalarında bulunulmuş ve Rusya ile Türkiye arasında koordineli devriyeler gerçekleştirilmekteydi.

Bugün itibariyle iseİdlib’in doğu taraflarında yoğun drone ve uçak hareketliliği mevcut. Rus Savunma Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre ise Rus jetleri kimyasal saldırıyı düzenleyen militanları savaş uçaklarıyla etkisiz hale getirdi. Rus Savunma Bakanlığı Sözcüsü Igor Konaşenkov, Rusya'nın İdlib'deki saldırılarına ilişkin Türkiye'nin 'sıcak iletişim hattı' vasıtasıyla uyarıldığı bilgisini de verdi.

Kaynak: @QalaatAlMudiq via Twitter

Suriye’deki muhalif gruplar ise kendileri tarafından bir kimyasal saldırı yapıldığı suçlamalarını yalanladı. Bu iddiaların rejim tarafından yürütülen propaganda çabalarının sonucu olarak değerlendiren muhalifler, ayrıca kendilerinde kimyasal silahlar ekipmanı ve üretim kapasitesi olmadığını iddia etti.

Halep’teki saldırıdan birkaç saat sonra, Suriye Arap Haber Ajansı’na (SANA) göre radikal muhalif militanlar Al-Zara’da yer alan enerji santrallerine top atışlarıyla saldırı düzenledi. Top mermilerinden birinin depoya isabet etmesi sonucunda maddi kayıp oluştu. Al-Zara’daki enerji santrali, hem hükümet hem de muhalif güçlerine enerji sağlaması açısından kritik öneme sahip.

Suriye hükümeti ve Rusya,Soçi mutabakatının yeterli ve etkili bir şekilde işlemediğini düşünüyor. Rusya tarafından geçtiğimiz günlerde yapılan “Türkiye’nin İdlib’teki silahsızlandırma girişimleri tüm çabalara rağmen tam bir başarıya ulaşamadı” açıklaması da bu durumu kanıtlar nitelikte. Mevcut durumda öngörülen süreyi aşmış olan Soçi sürecinin mucizevi bir başarıya ulaşması beklenmediğinden, Suriye hükümeti ve Rusya tarafları anayasa komitesi sürecinin başlamasının sıkça dile getirildiği bu son dönemde İdlib’te daha fazla oylanmak da istemiyorlar. Dün gece gerçekleşen olayın vahametinden bağımsız olarak, sunulan çelişkili haberler ve bilgilere bakılacak olursa Ruslar İdlib'e operasyon için alt yapıyı oluşturuyor denilebilir.Öte yandan ılımlı veya terörist grupların kimyasal saldırı izlenimi uyandıran bu girişimlerini perde arkasında teşvik eden aktör olarak da dikkatler ABD’ye yöneliyor. ABD’nin bu durumdan olası kazançları şöyle sıralanabilir. İlk olarak Suriye’de silahların susması, anayasal sürecin başlangıcı anlamına geleceğinden, bu durum ABD’nin meşruiyetini Suriye’deki karışıklığa dayandırarak sahada bulundurduğu askeri gücünü ve terör örgütü PYD/YPG’ye desteğini uluslararası arenada gayrı-meşru kılacaktır. Dahası İdlib’te silahların tekrar ateşlenmesiyle birlikte Suriye hükümeti, Rusya ve Türkiye tarafları odak noktasını tümüyle o bölgeye yönlendirecek olacağından;bu durum ABD ve ortağı PYD/YPG terör örgütüne Deyrizor petrol bölgesi başta olmak üzere sahada daha rahat bir manevra kabiliyeti yaratacak ve daha da güçlenmek için zaman kazandıracaktır. Diğer yandan İdlib’te oluşacak büyük çaplı bir çatışma ortamının sonucunda Türkiye’nin karşılaşacağı güvenlik sorunları ve İdlib üzerinden Rusya tarafıyla kırılma yaşaması ihtimali, Türkiye’yi ABD’ye yanaşmaya mecbur bırakabilir. Tüm bu sebeplerden ötürü ABD; Rusya ve Suriye hükümeti taraflarına hem ortam ve meşruiyet sunuyor hem de tarafları tahrik ediyor olabilir.

Son Düzenlenme Çarşamba, 28 Kasım 2018 08:38
Mete Han Kutlusan

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Ortadoğu Araştırmacısı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Dr. Cengiz Tatar   - 24-04-2019

24 NİSAN 1915; “ERMENİ SORUNU, TEHCİR VE GERÇEKLER”

1878’e kadar Türkler ile Ermenilerin arasında dostluk hüküm sürmüştür. Osmanlıların sınırları içerisindeki Ermenilere adil bir yönetim sunması, sınırları dışındaki Ermenilerinde devlete sığınmalarına neden olmuştur.