Libyada Büyüyen Ateş: Sıradaki Suriye

Yazan  23 Mayıs 2020

Libya’da Türkiye’nin desteklediği BM tarafından da tanınan meşru Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH), son haftalarda Hafter milislerine karşı önemli kazanımlar elde etmektedir.

Özellikle Libya’nın batısında ve Trablus’un güneyinde yoğunlaşan UMH kazanımları, Hafter tarafını dışarıdan aldığı desteklerin niteliğini ve yelpazesini genişletmeye zorladı. Türk Dışişleri Bakanlığı’nın, ‘Türkiye’nin çıkarlarına yönelik her türlü saldırının ciddi sonuçları olacağını’ ilan etmesinden sonra özellikle İHA/SİHA akınları ile son günlerde Hafter’e karşı elde edilen üstünlük sonucunda Hafter’in temin ettiği birçok Rus yapımı Pantsir-S1 imha edildi. Yine UMH birlikleri, Pazartesi günü Trablus’un batısındaki Watiya Hava Üssü’nü kontrol altına aldı. Hafter tarafı da Geryan şehrindeki el-Mağaribe’de gerçekleştirilen bir hava saldırısında UMH’ye bağlı yaklaşık 20 silahlı araç da imha edildiğini iddia etti[1]. Yine Libya Ulusal Ordusu Sözcüsü Mismari, LUO hava kuvvetlerinin, Asbiah bölgesi ve çevresinde UMH unsurlarına karşı bir dizi hava saldırısı başlattığını açıkladı. Mismari, teknik ekipler tarafından bakımları yapıldıktan ve yetenekleri geliştirildikten sonra, 4 uçağın yeniden hizmete alınarak LUO’ya katıldığını belirtti. Sözcü, uçakların modelini belirtmezken, 22 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, “Artık, bu uçakların etkin sonuçlarını bekleyin. Tam ateş gücüyle kullanma zamanı geldi” ifadelerini kullandı.

Şarkul Avsat gazetesine göre[2]76 yaşındaki Mareşal Hafter, önceki gün yaptığı açıklamada Trablus'taki Türk askeri hedeflerine yönelik ‘Libya tarihindeki en büyük hava saldırısını’ düzenleyeceğini söyledi. Fakat Hafter’in bir sonraki adımı, kendisini destekleyen dış taraflarla yapacağı istişarelerinin ardından belirlenecek.

Hafter tarafında yaşanan bir diğer gelişme de UMH İçişleri Bakanı Fethi Başağa’nın açıklamasının ardından ortaya çıktı. Bloomberg News’e konuşan Başağa, Rusya'nın Suriye'deki Hmeymim hava üssünden kalkan Sovyet yapımı en az 6 ‘Mig-29’ ve 2 ‘Su-24’ savaş uçağını Hafter'e ulaştırdığını bildirdi. Wagner Grubu diye adlandırılan Rus paralı milislerinin açıklamasına göre Rusya’nın bu grubu bölgeye sevk edecek. Rus tarafı bu iddiaları doğrulamadı. Rusya, 2018 sonundan itibaren Kremlin'e yakınlığı ile bilinen özel güvenlik şirketi Wagner Grubu'nun Libya'ya paralı asker göndermesiyle devreye girmişti. BM raporları, Wagner grubunun 1.200 kadar paralı askeri ile tüm silah kapasitesi Rus kökenli olan General Halife Hafter güçlerini 2018 sonundan bu yana desteklediğini kaydediyor[3]. Türk ve Rus Dışişleri Bakanları arasında son gelişmelere yönelik yapılan görüşmeler sonucunda ortaya net bir sonuç koyamamış durumda.

Öte yandan Birleşmiş Milletler Libya misyonu, geçtiğimiz gün yaptığı açıklamada, Tarhuna şehri çevresinde meydana gelen gelişmeleri ve askeri faaliyetleri büyük bir endişeyle takip ettiklerini belirtti. Misyon, tıpkı önceki birçok açıklaması gibi tüm taraflara ‘insan hakları hukuku çerçevesinde taahhütlerini yerine getirme, sivilleri hedef alan her türlü eylemden kaçınma, kamu ve özel mülkiyete kasıtlı olarak zarar verilmemesine dikkat etme ve yükselen askeri gerginliğin durdurulması ve barışçıl seçeneklere öncelik verilmesi’ yönünde bir çağrıda bulundu.

Geçtiğimiz hafta NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, NATO'nun BM nezdinde yürütülen siyasi girişimlere tam destek verdiğini yineleyerek, tüm uluslararası topluma da destek çağrısında bulunmuştu. Tüm taraflara Libya'ya yönelik BM silah ambargosuna uyma çağrısını yineleyen Stoltenberg, 2018 Brüksel Zirvesi'nde NATO Devlet ve Hükümet Başkanları tarafından da ifade edilmiş olduğu gibi, Libya Hükümeti'nin talebi üzerine NATO'nun, savunma ve güvenlik kurumları inşası alanında ülkeye yardım etmeye hazır olduğunu vurgulamıştı. Stoltenberg, NATO'nun Libya'daki güvenlik ve savunma durumlarını göz önünde bulundurarak hareket edeceğini bildirmişti[4].

Moskova, Suriye’ye müdahalesi sonucunda Suriye'nin Tartus kenti limanında bir deniz üssü elde etmişti. Rusya, NATO ülkelerinin donanma varlığının olduğu önemli bölgelerde bulunan güçler arasında yeni üsler elde etmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda Rusya’nın Libya’daki uzun vadeli stratejisi, Akdeniz’deki Rus varlığını güçlendirmek için hinterland elde etmeye ve NATO’ya karşı mevzisini güçlendirme hamlesi olarak okunabilir. Enstitü Başkanı Mehmet Zeki BODUR, esasında jeopolitik rekabet olarak tanımlanabilen bu meselenin güvenlik, enerji ve diplomasi açısından pek çok faktörün etkili olduğu çok boyutlu bir durum olduğunu yazmıştı[5].

Libya’ya yönelik enstitü olarak yaptığımız değerlendirmelerde Nisan sonrası askeri gerginliğin oldukça tırmanacağı ve dış müdahalelerin de bu kapsamda artacağına dikkat çekmiştik. En nihayetinde son dönemde UMH tarafından elde edilen bu kazanımların iç savaşın genel seyrini değiştireceğini söylemek için henüz çok erken. Zira Hafter; Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Rusya, Fransa gibi ülkelerin bizatihi desteğini alıyor. Son gelişmelerin ardından bu desteğin Hava Savunma Sistemi temin etmeye kadar vardığı değerlendirildiğinde, bu iç savaşa yönelik uzun vadeli çıkarımlar yapmak için birkaç günlük kazanımları temel almak yanıltıcı olabilir. Fakat anlaşılan o ki, son dönemdeki yaşanan gelişmeler bize Libya’daki askeri gerginliğin git gide artacağını ve üçüncü aktörlerin dahliyle birlikte sahadaki durumun oldukça karmaşık ve çözülmesi güç bir hale geleceğini gösteriyor.

 

 

[1]https://turkish.aawsat.com/home/article/2298626/libya-luo-hava-sava%C5%9F%C4%B1na-haz%C4%B1rlan%C4%B1yor?utm_source=dlvr.it&utm_medium=twitter

[2]https://turkish.aawsat.com/home/article/2298166/t%C3%BCrkiye-libya-%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1nda-bir-oyuncu-olarak-yer-almaya-%C3%A7al%C4%B1%C5%9F%C4%B1yor?amp&__twitter_impression=true

[3]https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-52761460

[4]https://www.hurriyet.com.tr/dunya/nato-sekreteri-stoltenberg-libya-basbakani-serrac-ile-gorustu-41519357

[5]https://21yyte.org/tr/merkezler/islevsel-arastirma-merkezleri/milli-guvenlik-ve-dis-politika-arastirmalari-merkezi/kucuk-satranc-tahtasi-dogu-akdeniz-de-neler-oluyor

Mete Han Kutlusan

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Ortadoğu ve Radikalleşme Araştırmaları Uzmanı

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Mehmet Alagöz   - 06-06-2020

“Sağlık Şoku”ndan “Finansal Şoka” Yolculuk (2): Türkiye

Öncelikle Türkiye ekonomisinde herkesin kabul edeceği bazı tespitleri net bir şekilde ortaya koymak gerekmektedir. Türkiye ekonomisinin makro ekonomik göstergeleri 2014 yılından beri istikrarsız bir seyir gösterdiği herkes tarafından kabul edilmektedir.