Ortadoğu'da büyük bir dizayn mı gerçekleşiyor?

Yazan  17 Kasım 2018

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, ABD'nin Orta Doğu politikasını uzun süre eleştirdikten sonra, yeni yaklaşımın taslağını ana hatlarıyla çizdi.

Geçtiğimiz ay Trump yönetimi yeni Orta Doğu politikasını belirginleştirerek IŞİD'le mücadeleye odaklanan hedeflerden uzaklaştı ve İran'ı sınırlamaya odaklandı.

Fakat bu yeni plan; Kaşıkçı olayıyla birlikte bölgede yeniden belirlenen pozisyonlar gibi büyük sorunları göz önüne almıyor. Orta Doğu'daki pozisyonlar, onlarca senedir sürekli kayan tektonik zeminler gibiydi. 2015 İran nükleer anlaşmasının neticesinde, Washington destekli bölgesel güçler mollaları izole etmeyi başaracak gibi görünmekteydi. Fakat pek çok iç, bölgesel ve uluslararası faktör bahsedilen bu statükonun önüne geçti.

Türkiye neden İran ve Rusya'ya yöneliyor?

Hiç şüphesiz bu gelişmelerin en büyük sonucu, Türkiye'nin ABD'den uzaklaşıp İran ve Rusya'ya giderek yaklaşmasıydı.

Erdoğan'ın yönetim tarzının özellikle 2014'te cumhurbaşkanı seçilmesinden itibaren git gide otoriterleşmesi ve muhafazakarlaşması; Erdoğan'ın kendisini bölgede bir Sünni lideri olarak görmesi -ki Suudi Arabistan'la bu bağlamda anlaşmazlıkların derinleşmesine sebep oldu- durumunu da doğurdu.

Bir yandan Suriye iç savaşı devam ederken, Türkiye'nin körfez ülkelerinden bağımsız ve farklı bir dış politika güttüğü görülen Katar'ı Tahran'la birlikte desteklemesi ve Kaşıkçı olayı da bu anlaşmazlıklar silsilesinin son gelişmeleri oldu. Bunun yanında Türkiye'nin Katar'da askeri üs açması ve Rusya'dan NATO'ya rağmen S-400 hava savunma sistemlerini satın alması gibi gelişmeler de eklenebilir.

Bölgesel bağlamda Türkiye için şimdilik İran ve Rusya zemini şimdilik NATO'dan daha uygun durumda gözüküyor. Türkiye Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunsa da Esad yönetimi konusunda hala endişeli durumda. Türkiye'yi bu zemine yaklaştıran diğer bir sebep de IŞİD'in yanında YPG'yi de büyük bir tehdit olarak görmesi. Çünkü İran, YPG konusunda Türkiye için muhtemelen ABD ve NATO'dan daha uygun bir zemin gibi gözüküyor.

Ankara-Tahran-Moskova ve Şam için IŞİD'in gücü zayıf bir şekilde varoluşu hem büyük bir tehditle karşı karşıya olmama hem de askeri operasyonları için bir meşruiyet zemini elde etme bağlamında bir avantaj gibi görünüyor.

Erdoğan'ın Suriye'de bağ kurduğu "muhalif" gruplar ileride ABD ve Suudi Arabistan tarafından desteklenen YPG'ye karşı kullanılabilir. Tüm bunlara rağmen İran, Rusya ve Türkiye arasında tarihten gelen bir güvensizlik de mevcut. Yine de ortak hedef ve çıkarlar zemininde ortak bir pozisyonda kalmaya bir süre devam edebilirler. Tüm bu Orta Doğu karmaşasında, en büyük kazanan Türkiye gibi duruyor.

Suudi Arabistan'ın karşısında Müslüman dünyasının yükselen lideri olarak kendini ortaya koyarken, Suudi Arabistan ise İsrail ile bağlantıları ve Yemen'deki tutumu dolayısıyla kredi kaybediyor. Ayrıca ABD'nin Suriye politikası bir anlamda Türkiye'ye bağlı.

Sonuç olarak NATO, Ankara'nın bölgesel çıkar ve kaygılarını anlamalı ve bölgede güç dengesini değiştirecek daha büyük bir zemin kaymasının önüne geçmeli. Ayrıca Esad'ın indirilmesinden ziyade daha geniş perspektife odaklanarak ABD'nin Orta Doğu'daki çıkarlarını bütüncül bir şekilde değerlendirmeli.

Çünkü Suriye, son zamanlarda Norveç ve Hollanda'da gerçekleşen terör olayları gibi faaliyetlerin planlama ve yönetimi için güvenli bir liman teşkil etmemeli. Riyad'ın ABD ile ekonomik ilişkileri, Kaşıkçı olayı vb. gibi kötü gidişata yol açan olayların ABD ile olan ittifakını bir süre daha koruyacak gibi dursa da, bölgedeki güç dengesi değişimlerini durdurmaya yetmeyecek gibi gözüküyor. Ortak çıkarlara dayalı Türkiye-İran-Rusya zemini, bölgedeki güç dengesini değiştirip daha kökten bir zemin kaymasına yol açarak ABD'nin başını uzun vadede belaya sokabilir.

 

(Kaynak: https://www.foreignaffairs.com/articles/turkey/2018-10-31/major-realignment-taking-place-middle-east?adbid=1063541831495892992&adbpl =tw&adbpr= 22545453&adbsc=social_20181116_2613391 bağlantısından tercüme edilmiştir.)

Mete Han Kutlusan

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Ortadoğu Araştırmacısı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 15-11-2019

Türkiye-ABD arasına S-400 girdi

Çok kritik, hayati, önemli denilen Trump-Erdoğan zirvesini dağ fare doğurdu diye tanımlamak bile mümkün. Fare bile doğurmadı.