AB bütçe komiseri: Moskova, Ankara ve Washington eşit derecede AB’yi sevmiyor… Avrupa Birliği (AB) Bütçe ve İnsan Kaynaklarından Sorumlu Komiseri Günther Oettinger, Rusya, Türkiye ve ABD’nin eşit derecede Avrupa Birliği’ni (AB) sevmediğini ve Brüksel’i teğet geçerek üye ülkelerle ayrı ayrı iş yapmayı tercih ettiğini belirtti. Bugün düzenlediği basın toplantısında konuşan Oettinger, "Rusya, Türkiye ve ABD’ye farklı davranıyoruz ama onların ortak özelliği var, aralarından hiçbiri AB’yi sevmiyor ve birlik üyesi ülkelerle ayrı ayrı iş yapmayı tercih ediyor. Ticaret ve Avrupa pazarı konularında örgüt olarak Avrupa Birliği ile konuşmaları gerektiğini bet bir biçimde ortaya koymalıyız" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye S-400 savunma sistemini alacaktır demiyorum, aldı iş bitti… Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, S-400 savunma sistemleri konusunda "Biz bu işi bitirdik." açıklamasını yaparak, Rusya'dan teslimatın gelecek ay gerçekleşeceğini söyledi. AK Parti grup toplantısında gündemi değerlendiren Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri ile S-400 ve F-35 gerilimine değinerek, "Biz yaptığımıza eminiz ve emin olarak yolumuza devam ediyoruz." ifadelerini kullandı. Erdoğan, "Türkiye S400 savunma sistemlerini alacaktır demiyorum, almıştır. Biz bu işi bitirdik." diyerek, "Uygun fiyatla olmanın yanında ortak üretime de geçebilme sözünü alarak sözleşmemizi imzaladık. İnşallah kısa zamanda da geliyor." şeklinde konuştu.

AİHM'den MİT'in FETÖ operasyonu kararı: Türkiye'ye gönderilmeleri yasa dışı, gereksiz ve keyfi… AİHM, FETÖ yapılanmasının yurt dışındaki unsurlarına yönelik MİT operasyonlarıyla ilgili ilk kararını verdi. Mahkeme, Moldova'nın 5 Türk vatandaşını Türkiye'ye teslim ederek AİHS'yi ihlal ettiğine hükmetti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Türkiye ve Moldova gizli servislerinin ortak operasyonuyla 6 Eylül 2018 tarihinde Türkiye'ye gönderilen FETÖ mensubu 5 Türk vatandaşı tarafından açılan davada Moldova'nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni (AİHS) ihlal ettiği sonucuna vardı.

Ruhani: AB ülkeleri nükleer anlaşmadaki taahhütlerine uymalı… İran Cumhurbaşkanı Ruhani, Avrupa Birliği ülkelerinin nükleer anlaşma çerçevesindeki taahhütlerini yerine getirmeleri gerektiğini söyledi. İran Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas ile bir araya gelen İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, nükleer anlaşma ve bölgedeki gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. 

ABD Dışişleri: Doğu Akdeniz bizim açımızdan stratejik öneme sahip… ABD Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Matthew Palmer, Doğu Akdeniz'in ülkesi için stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, "Biz Doğu Akdeniz'e, yeni hidrokarbon kaynaklarının bulunduğu, enerji kaynakları açısından da giderek önemi artan bir bölge olarak bakıyoruz" dedi. Kıbrıs Cumhuriyeti'ni "stratejik ortak" olarak tanımlayan Amerikalı diplomat, "Kıbrıslı dostlarımızla ortak gündemimize ilişkin yakın şekilde çalışıyoruz. Bu değer verdiğimiz, derinleştirmek ve güçlendirmek istediğimiz bir ilişki" dedi. 

Rus uzmanlar, ABD’nin Türkiye’ye baskısını değerlendirdi: Umutsuzluk jesti… ABD'nin, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın alma kararından vazgeçmemesine yanıt olarak, Türk pilotların F-35 eğitimini askıya almayı ciddi olarak düşündüğü yönündeki haberleri değerlendiren Rus uzmanlar, Washington’un Ankara’yı cezalandırmaya yönelik adımlarının 'umutsuzluk jesti' olarak adlandırılabileceğini belirtti. Reuters haber ajansı, ABD Savunma Bakanlığı’ndaki kaynaklara dayandırdığı haberinde, Türkiye'nin ABD'nin tüm itirazlarına rağmen Rusya'dan S-400 füze savunma sistemi satın alma kararına karşılık olarak ABD tarafının, Türk pilotların devam eden F-35 eğitimini askıya almayı ciddi olarak düşündüğünü yazdı. 

AB'nin yıllık genişleme raporunda Türkiye'de ekonomi, siyaset ve hukukun üstünlüğü alanında gerilemeye işaret edildi, müzakerelerde yeni adım atılmayacağı mesajı verildi. Dışişleri Bakanlığı eleştirilere tepki gösterdi. AB'nin yürütme organı Avrupa Komisyonu'nun hazırladığı ve Birlik'e üyelik için müzakerelerin devam ettiği ülkelerin değerlendirildiği yıllık genişleme raporunda Türkiye'nin siyasi, ekonomik ve hukukun üstünlüğü alanlarında gerilemeye devam ettiğine vurgu yapıldı, mülteciler konusunda Ankara'nın çabaları ise övüldü. Türkiye'nin halen AB'nin önemli bir ortağı ve aday üye olduğu vurgulanan raporda özellikle göç ve mültecilere verilen destek konularındaki işbirliğinin öneminin altı çizildi.Ancak raporda, başta hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlükler ve siyasi sistemdeki güçler ayrılığı prensiplerinin yara aldığı ve bunların Türkiye'yi AB'den uzaklaştırdığı kaydedildi.Bu olumsuzlukların arkasında yatan en büyük nedenler olarak 2017 yılının Nisan ayındaki anayasa değişikliği referandumu ile Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemine geçilmesi gösterildi.

Rus Dışişleri: "İdlib ikinci Rakka olmayacak" Gazetecilere konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Verşinin, Moskova’nın İdlib’in istikrara kavuşması için çaba gösterdiğini ve İdlib’in ikinci Rakka’ya dönüşmeyeceğinin garantisini verebileceğini kaydetti. Verşinin, “Teröristlerin başındaki liderlerin gerilimi tırmandırmak için, hükümet güçlerinin kimyasal silah kullanıyormuş gibi gösterilmeye çalışıldığı mizansenleri kullanmaları özellikle endişe verici bir durum” diye konuştu. İdlib’de faaliyette olan Heyet Tahrir Şam (El Nusra) örgütünün içinde kimyasal saldırı mizansenlerinin yapılması amacıyla ‘kimyasal kanat’ adı altında yeni bir yapının kurulduğunu da sözlerine ekledi. Rusya’nın, İdlib’in ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerinin kapsamlı harekât düzenlediği Rakka gibi olmayacağının garantisini verebileceğini söyleyen Verşinin, şöyle konuştu: “İdlib’in ikinci Rakka’ya dönüşmeyeceğini, ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon üyelerinin yerle bir edene kadar bombaladığı ölü şehir olmayacağını sizlere söyleyebilirim”. 

Suriye'de iç savaşın son cephesi olan İdlib vilayetinin büyük bölümünde kontrolü elinde bulunduran radikal İslamcı Heyet Tahrir Şam (HTŞ) örgütü, Devlet Başkanı Beşar Esad'a bağlı güçlerin ilerlemesi karşısında Türkiye'yi daha müdahil bir politika izlemeye çağırdı.El Kaide bağlantılı HTŞ'nin bünyesinde faaliyet gösteren ve kendisini "Kurtuluş Hükümeti" olarak isimlendiren heyetin lideri Fevaz Hilal,Astana ve Soçi barış süreçleri dâhilinde Türkiye'nin oluşturduğu 12 gözlem noktasının acilen güçlendirilmesi gerektiğini, aksi takdirde rejim güçlerinin Türkiye sınırına kadar ilerleme kaydedeceğini söyledi. Reuters haber ajansına konuşan Hilal, Mayıs ayı başında iki Türk askerinin Suriye ordusunun açtığı ateşte yaralandığını hatırlatarak, "Türk mevzilerinin oluşturulmasına halka koruma sağlayacağı umuduyla izin verilmişti. Ancak gerçekler, bu mevzilerin kendilerini de koruyamadığını söylüyor. Türk tarafının oluşturduğu bu mevzileri ve girdikleri alanları korumasını, ayrıca bulundukları bölgelere Rus ve Suriye jetlerinin uçuşunu ve bombardımanları engellemelerini umuyoruz" diye konuştu. "Bu mevziler ve etrafındaki alan bombalanıyor ve Türk askeri yaralanıyorsa bu bazı soru işaretleri yaratıyor" diyen Hilal, "Ankara'nın bölgedeki rolünü ve bu gözlem noktalarıyla ne istediğini netleştirmesi gerektiğini" belirtti.

İran lideri Ruhani, ülkenin nükleer programına ilişkin referanduma gitme ihtimalini gündeme getirdi. Pazar günü İran basınına yansıyan haberlere göre, Ruhani söz konusu öneriyi Cumartesi akşamı ülkenin önde gelen medya kuruluşlarının editörleriyle bir araya geldiği buluşmada yaptı. Ruhani, daha önce üst düzey nükleer müzakereci olarak görev yaptığı 2004 yılında, ruhani lider Ayetullah Ali Hamaney'e aynı öneride bulunduğunu aktardı. Hamaney'in o dönemde fikri desteklediğini belirten Ruhani, buna rağmen bir referandum düzenlenmediğini ancak bunun "her zaman çözüm olabileceğini" söyledi. Hamaney geçen hafta, Ruhani ve Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'i, nükleer anlaşmaya ilişkin emirlerini yerine getirmekte başarısız olmakla suçlamıştı. Hamaney, "bunca belirsizliğin ve yapısal zayıflığın" İran'a zarar verebileceğini söylemişti. Olası bir referandum, İran hükümeti uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırmayı seçtiği takdirde, bu karara siyasi bir taban sağlayacak. 2015 yılında varılan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA) kapsamında, İran'ın bu faaliyetlerinin sınırlandırılmasında mutabık kalınmıştı. ABD Başkanı Donald Trump, 2018 yılında anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmiş ve İran'a yönelik yaptırımları yeniden yürürlüğe sokmuştu. Trump, anlaşmanın İran'ın nükleer silah geliştirme kabiliyetini frenlemede başarısız olduğunu savunmuştu.

Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu 750 milyar dolarlık savunma politikası tasarısını açıkladı. Savunma Bakanlığı’na mevcut bütçesinin 34 milyar dolar üzerinde miktar içeren tasarıda, Türkiye’nin S-400 alması halinde F-35 programından çıkarılmasını öngören bir madde de yer alıyor. “2020 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası” (NDAA) tasarısı, ABD’nin daha fazla sayıda Lockheed Martin yapımı F-35 savaş uçağı almasına izin veriyor ve Türkiye’nin Rusya’dan S-400 savunma sistemi satın alması halinde F-35 programına ortaklığını sona erdirmeyi içeriyor. Komisyonda görüşülen ve 2’ye karşı 25 oyla kabul edilen tasarıda, “Savunma ve Dışişleri Bakanları, Türkiye’nin Rusya Federasyonu’ndan S-400 hava ve füze savunma sistemi alımını kabul etmediğini doğrulamadıkça ve bunu ileride de yapmayacağı yönünde güvenilir güvenceler sunmadıkça, Türkiye topraklarına F-35 uçakları ya da ilgili ekipman ve fikri mülkiyetin transferi için fon ayrılmasının yasaklandığı” belirtiliyor. Tasarı ayrıca, ABD-Meksika sınırında yapılması planlanan inşaat projeleri, askeri konutlar ve orduda cinsel saldırıların önlenmesi gibi konularda yapılacak çalışmalara kaynak ayrılmasını amaçlıyor.Mart ayında ABD Başkanı Donald Trump savunma bütçesi için beklenenin üzerinde bir rakam olan 750 milyar dolar talep etmişti. Senato komisyonunda onaylanan tasarı da bu miktarı karşılıyor.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR