Kıbrıs sorununda önemli bir yol ayrımına gelindi. Bugüne dek öngörülenden tamamen farklı bir çözüm modeli üzerinde konuşmanın mümkün olabileceği yeni bir zemin söz konusu. 

15 Kasım 1983 Salı günü sabahı 08:30 sularında Türk Milleti’nin şanla, şerefle dolu tarihine yeni bir şerefli sayfa eklendi. O sabah Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin (KTFD) oybirliği ile aldığı 50 sayılı Karara dayanılarak ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) kuruluşu dünyaya ilân edildi. 

Kıbrıs’ta müzakereler bir kez daha başlarsa Güvenlik ve Garantiler başlığından başlar. “İlerleme” açıklaması da ancak Türkiye’nin bu başlıkta pazarlığı kabul etmesi, dahası “tek başına müdahale hakkından” vazgeçmesi durumunda yapılır.

Kıbrıs konusu 1950'li yılların başından itibaren Türkiye’de "millî dava" olarak benimsenmiş. “Anavatan–Yavru Vatan” sıcak kucaklaşması ve kenetlenmesi gerçekleşmiştir.

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı 30 Nisan 2018’de birden bire Guterres Çerçevesi’ni imzalamaya hazır olduğunu söyleyerek görüşmeleri yeniden başlatmak üzere bir hamlede bulundu.

Sabahattin İsmail'in 16 Kasım 2017'de Girne'de (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti) gerçekleştirilen Geçmişten Geleceğe Kıbrıs ve KKTC Sempozyumu'nda sunduğu bildiridir

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 14-12-2018

Türkiye’yi Yönetenler Bunlara Niye Sessiz?

Kendimi tekrar etme pahasına yazmaya ve uyarmaya devam edeceğim. Çünkü geri dönülemez bir noktaya çok yaklaştık. Nedir bu? Türkiye’nin dört bir tarafının farklı düzlemlerde değişik mekanizmalarla kuşatılması. ...