21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü

Günümüzde yaşanan nüfus yoğunluğunun şehirlerde hızlı artması ve ekonomik faaliyetleri artırma girişimleri, altyapı yatırımlarına olan ihtiyacı da beraberinde getirmektedir. Ülkelerin sahip oldukları kamu gelirleri ile bu yatırımları aynı hızla karşılaması da mümkün olmamaktadır. Bundan dolayı kamu otoriteleri yeni yöntemler ve modeller geliştirmişlerdir. Bunlardan birsi de kamu özel işbirliği modelidir.

Günümüzde yaşanan nüfus yoğunluğunun şehirlerde hızlı artması ve ekonomik faaliyetleri artırma girişimleri, altyapı yatırımlarına olan ihtiyacı da beraberinde getirmektedir. Ülkelerin sahip oldukları kamu gelirleri ile bu yatırımları aynı hızla karşılaması da mümkün olmamaktadır. Bundan dolayı kamu otoriteleri yeni yöntemler ve modeller geliştirmişlerdir. Bunlardan birsi de kamu özel işbirliği modelidir.

Geçmişten bugüne Türkiye’nin Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bir Pontus bölgesi/devleti kurmak için çok boyutlu yıkıcı faaliyetler sürdürülmektedir. 20. yüzyılın başında Doğu Karadeniz’in Türkiye’den koparılması için ayaklanmalar, çetecilik faaliyetleri ve Müslüman Türk nüfusa karşı etnik temizlik gerçekleştirilmiştir. İstiklal Harbi sonrasında uzun süre sessiz kalan Pontusçuluk faaliyetleri, 1980’lerden itibaren Yunanistan merkezli olarak tekrar başlamıştır. Doğu Karadeniz’den 1923’te Yunanistan’a göç eden Ortodokslara kurdurulan Pontus dernekleri, ikinci dönem Pontusçuluk faaliyetlerinin örgütsel belkemiğini oluşturmuştur.

Geçmişten bugüne Türkiye’nin Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bir Pontus bölgesi/devleti kurmak için çok boyutlu yıkıcı faaliyetler sürdürülmektedir. 20. yüzyılın başında Doğu Karadeniz’in Türkiye’den koparılması için ayaklanmalar, çetecilik faaliyetleri ve Müslüman Türk nüfusa karşı etnik temizlik gerçekleştirilmiştir. İstiklal Harbi sonrasında uzun süre sessiz kalan Pontusçuluk faaliyetleri, 1980’lerden itibaren Yunanistan merkezli olarak tekrar başlamıştır. Doğu Karadeniz’den 1923’te Yunanistan’a göç eden Ortodokslara kurdurulan Pontus dernekleri, ikinci dönem Pontusçuluk faaliyetlerinin örgütsel belkemiğini oluşturmuştur.

Türkiye'nin Ocak 2019 ayında dış politikası gündeminde öne çıkan konular ve gelişmeler Gözde Kılıç YAŞIN'ın derlemesiyle Türk Dış Politikası Gündemi Ocak 2019 raporunda 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü üyeleri için yayımlanmıştır. 

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü

Siyaset, Strateji ve Liderlik Okulu

 İstihbarat Yöntemleri Sertifika Programı - Ankara

23 Şubat 2019 Cumartesi - 24 Şubat 2019 Pazar

(10.00-16.30-10.00-16.30)

Türkiye hızlanan bir tarzda ayrışmaya ve devamında kutuplaşmaya doğru yol almaktadır. Kutuplaşmanın bir adım ötesi özenle korumaya çalıştığımız toplumsal huzurun yok olmasıdır. Türk toplumunun ortak değerlerini aşındıran tasada kıvançta bir olma halini körelten bu sürecin durdurulması için başta iktidar olmak üzere toplumun bütün kesimlerine büyük sorumluluklar düşmektedir. Türkiye’nin normalleşmesi ve siyasetin doğal mecrasında devamı için siyasi kutuplaşmaların acilen dozunun düşürülmesi gerekmektedir.

Programa katılmak isteyenlerin 8 Şubat Cuma gününe kadar kayıt yaptırmaları gerekmektedir.

Afrin Operasyonu, 19 Ocak 2018 günü başlamıştır. ZDH, Fırat Kalkanı Operasyonu'ndan (FKO) sonra Türkiye'nin Suriye'de gerçekleştirdiği 2. sınır ötesi askeri harekat olmuştur. Ortaya çıkışındaki stratejik yaklaşımlar açısından benzerlikler bulunsa da operasyonun zamanlaması, gerçekleştiği uluslararası konjonktür, karşılaşılan düşmanın niteliği, operasyon sahasının coğrafi özelliği gibi faktörler açısından her iki operasyon farklılıklar göstermektedir. Bu raporda, ZDH'nın kısa bir özeti yapılarak elde edilen sonuçlar incelenecektir.

ABD’nin Suriye’de ABD ve İsrail’in çıkarlarını korumak maksadıyla bölgenin yeniden şekillendirilmesine yönelik olarak bu alanda büyük miktarlarda yatırım yapmıştır.

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Aziz Ergen   - 11-07-2020

Avrupa Birliği Ortaklık mı, Tehdit mi ?

Mustafa Kemal Atatürk, özdeğerlerden ödün vermeden kalkınıp güçlenmek ve ileri bir uygarlık düzeyine ulaşmak ile “ Avrupa’yı taklit etmek “ , “Avrupalılaşmak “ ya da “ Avrupalı olmak “ gibi teslimiyetçi davranışlar arasına, net ve ayırıcı bir çizgi çizmiştir. ...