Ortak devriyeler Suriye'de PKKistan'a çıkıyor

Yazan  08 Kasım 2018

ABD politikalarını hayata geçirmek için bölgesel ittifaklar, ortaklıklar oluşturup bunları kendi çıkarları doğrultusunda bir ittifaklar zincirine dönüştürme stratejisini kullanmaktadır.

Bu stratejinin temel aracı da kriz ve çatışma bölgelerinde kurduğu ikili-üçlü mekanizmalardır. PKK terör örgütüyle mücadele bağlamında 2003'teki ABD-Türkiye ikili mekanizması bunlardan biri. ABD bunu 2005'te Irak'ı dahil ettirerek üçlü, daha sonra Barzani yönetimini dahil ettirerek dörtlü mekanizmaya dönüştürmüştü. Bunun sonucu da Türkiye'deki açılım politikaları ve PKK ile müzakere süreci olmuştu.

ABD Kasım 2007'den itibaren PKK'ya karşı Türkiye ile ikili istihbarat paylaşım mekanizması da kurmuştu. Mekanizmaların ABD politikalarının hayata geçirilmesinde ne kadar yararlı araçlar olduğu Pentagon'un ve Amerikan devleti için politikalar üreten düşünce kuruluşlarının raporlarına yansıyor. Örneğin, ikili istihbarat paylaşım mekanizmasının Türkiye'nin Irak'a yönelik faaliyetlerini sınırlandırmak ve kontrol etmek için çok önemli bir role sahip olduğunu açıkça yazmışlardı.

Şimdi benzer bir senaryonun Suriye'de de hayata geçirilmekte olduğunu görüyoruz. Nasıl mı? İşte şöyle.

ABD Savunma Bakanlığı yani Pentagon IŞİD Karşıtı Koalisyonun sürdürdüğü Doğal Kararlılık Operasyonu'na ilişkin üçer aylık dönemlerde Kongreye sundukları raporlarda Türkiye ile ilişkilerine ilişkin ilginç tespitler var.

ABD'nin Suriye'ye müdahalesindeki hedefi IŞİD ile mücadeleyle sınırlıydı. Son raporda ABD'nin Suriye'de bulunmasına gerekçe oluşturacak üç yeni hedefle birlikte hedefin yelpazesinin genişlediği görülüyor.

Yeni hedefler "İran ve İran'ın kontrolündeki silahlı güçleri Suriye'den çıkarmak, IŞİD'in tekrar geri dönüş yapamayacağını kesin olarak sağlamak, IŞİD'ten kurtarılan Suriye'nin kuzeydoğusundaki bölgeleri istikrara kavuşturmak için güvenliği sağlayacak ve terörle mücadele edebilecek yerel güvenlik güçlerinin oluşturmak" olarak sıralanmış.

Raporda Türkiye'yi suçlayan ifadeler de var. Son dönemde IŞİD Suriye doğusunda ve Irak batısında yeniden alan genişletme ve saldırılarını artırma eğiliminde. İşte raporda bunun nedeni olarak Türkiye'nin Afrin harekatı yaptığı dönemde YPG'nin iki ay süreyle IŞİD operasyonlarını durdurması ve IŞİD'in bu dönemde yeniden canlanma ve eleman temini fırsatı yakaladığı gösteriliyor.

Türkiye'nin geçen hafta Kobani ve Tel Abyad'taki YPG taciz atışlarına top atışlarıyla karşılık verip YPG hedeflerini vurması üzerine YPG yine IŞİD'e yönelik Deyrezor'daki operasyonlarını, hem de IŞİD'in saldırılarının arttığı bir dönemde,  durdurdu. ABD'liler de bu açıklamayı teyit etti. 

ABD YPG'ye laf etmeden Türkiye'den Suriye kuzeyindeki saldırılarını(?) durdurmasını istemiş, çözüm için her iki ortağıyla çalıştığını açıklamıştı. Tam bu noktada iki devriye haberi geldi. Biri Menbic yol haritası kapsamında Menbic'in kuzeydeki sınırının hemen dışındaki ABD-Türkiye ortak devriyesi, diğeri de Fırat'ın doğusunda Türkiye-Suriye sınırında Amerikan askeri zırhlıları eşliğinde ABD-YPG otak devriyesi.

Türkiye Menbic'teki ortak devriyeyi başarı gibi kamuoyuna sunarken Fırat doğusundaki ABD-YPG devriyelerinin de o bölgede PYD/YPG'nin kaygılarını yatıştırdığı haberleri geldi.

ABD yine turnayı gözünden vurmuş, senaryo çalışmıştı. Terör örgütüyle Türkiye'nin arasına girmiş, bir koluna Türkiye'yi diğerine YPG'yi almış Suriye kuzeyinde volta atıyordu.

ABD'nin bu durumdan memnun olduğunu, kurduğu mekanizmaların kendileri açısından olumlu sonuçlar verdiğini yine yukarıda bahsettiğimiz rapordan anlıyoruz.

Raporda, Türkiye ile ABD arasındaki Menbic yol haritasının amacının "Türkiye'nin Menbiç'teki YPG varlığına ilişkin kaygılarına çözüm bulmak olduğu" kaydedilerek şunlar söyleniyor: Menbic yol haritası ABD'nin Türkiye ile ikili ilişkilerini geliştirme ve aynı zamanda YPG ile çalışmaya devam etme hedefini sağladığı görünüyor.

Devriyelerin bizim açımızdan sıfır sonuç üretirken ABD hem Türkiye hem de YPG'yi ikna etmiş gibi gözüküyor. Demek ki ABD'lilerin Menbic'teki oyalaması, devriye atmaları boşuna değilmiş.

Sahi siz ortak devriyenin Menbic sınırları dışında olduğuna ve Fırat'ın doğusunda Türkiye sınırında yine ABD'nin YPG ile ortak devriye yapmasına yönelik Türkiye'den bir tepki gördünüz mü?

ABD'nin bir eli YPG'nin omzundayken diğer elinin Türkiye'nin omzunda olmasına neden ses çıkarılmıyor? İkna mı olundu?

Görünürde ikili fiiliyatta üçlü bir mekanizmaya doğru gidildiği görülmüyor mu?

YPG ile ortalığının ABD'nin yerelde IŞİD'le mücadele edip geri dönmesini engelleyecek yerel güç kurmak üzere ilerlediğini, bunun da orada özerk bölge (PKKistan) olduğunu görmüyor musunuz?

Son Düzenlenme Perşembe, 08 Kasım 2018 11:11
Yorum yapmak için oturum açın

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Füsun Sarp Nebil   - 18-11-2018

Türk Bilişim Sektörünün Ülkeye Katkısı Nedir?

Çocukluğumda henüz kovboy filmlerinin modası geçmemişti. Bu filmlerde genellikle zavallı Amerikalıların, canavar Kızılderililere karşı savaşını izlerdik! Amerikalıları kovalayan Kızılderililer çok zalimdi, kafa derisi yüzüyor ya da bir direğe bağlayıp işkence filan yapıyo...