Dünyada ve Türkiye’de Petrol

Yazan  21 Şubat 2021

Yazan: Duygu SUCUKA / Petrol Mühendisi

Yazıma başlarken, 2003 yılında Irak’ın ABD tarafından işgalinden sonra yazmış olduğum bir yazı dizisinden alıntı yapmak istedim. Ortadoğu’da emperyalizmin emelleri ve oyunları dün de bugünden farklı değildi. O yıllarda da Ortadoğu’daki kargaşa ve savaşların temelinde petrol vardı, enerji kaynakları vardı, güç sahibi olmak, hâkimiyet kurmak hayalleri vardı. Bu gerçek on yıllardır hatta yüz yıldır vardı. Ve bugün o hayaller fazlasıyla gerçeğe dönüşmüş bulunuyor.

Su, Petrol ve Ortadoğu (I)

10.06.2003

Su savaşları

Petrol Savaşları Ortadoğu savaşları

Yüz yıla yakın bir süredir, dünyanın kaynayan bölgesi Ortadoğu’da bitmeyen savaşların asıl nedeni SU ve PETROLDÜR.

Arap Ülkeleri için petrolden daha önemli olan su, Ortadoğu’daki petrol zenginliğinin fark edilmesi öncesinden beri bu bölgede savaş nedeni, coğrafyaların belirlenmesinin temel unsuru, toplumların hâkimiyet kurma sebebi olmuştur. Birinci Dünya Savaşı öncesinden beri süregelen su savaşları, petrol savaşlarından daha önce başlamıştır.

Birinci Dünya Savaşı öncesinde Osmanlının hâkimiyetinde olan Ortadoğu, Savaş sırasında Osmanlının güçsüzlüğü karşısında Batılı devletlerin işgaline girmiştir. Filistin ve Irak’ı işgal eden İngiltere ile Suriye’yi işgal eden Fransa, Bölgede su ve petrolün önemini anlayınca uzun yıllar bölgeyi yönetimleri altında tutmuşlar, Ortadoğu haritasının çizilmesinde söz sahibi olmuşlardır. Bunun da ötesinde, su yönünden zengin olan Filistin’e, Mısır’dan gelip yerleşen Musevilerin, İngilizlerin desteğiyle Doğu Avrupa’dan göç eden Musevilerle çoğaltılması sonucu bir Musevi Toplumu oluşturulmuştur. Amaç köle olmaktan başka şeye yaramayacaklarına inandıkları Arap halkının elinden verimli toprakları alarak, sulu tarım yapılabilecek bir bölgede bir Yahudi Devleti kurdurmaktır. Bu devletin kurulacağı yer, Arap toplumu için kutsal olduğu kadar Musevi toplumu için de kutsal sayılan Kudüs şehrinin bulunduğu Filistin bölgesidir. Filistin aynı zamanda akarsuları, gölleri ve deniziyle, Ortadoğu’nun su zengini bir bölgesidir. Düşündükleri Yahudi Devleti için en ideal yerdir.

1919-1923 yılları arasında, batılı devletlerce Ortadoğu’nun paylaşımı yapılırken başlatılan Filistin sorunu yüz yıldır süregelmektedir ve bin yıl daha bitmeyecek gibi gözükmektedir. Bölgeye göçle getirilen ve devlet olacak sayıya ulaştıktan sonra, 1949’da İsrail devletinin kurulmasıyla daha da artan Yahudi-Arap çatışmaları Ortadoğu’nun en önemli kanayan yarasıdır.

Birinci Dünya Savaşı yıllarında, Kuzey Irak’ta, Bağımsız bir Kürt Devleti Kurma çabalarını da gösteren İngiltere, İngiliz uzmanların kendi aralarındaki görüş ayrılığı nedeniyle bu konudan vazgeçmiştir.

Amerikan petrol firması Standart Oil of Newyork iki uzmanını petrol keşifleri için Ortadoğu’ya göndermiştir. Uzmanlardan birinin ülkesine yazdığı raporda “pasta o kadar büyük ki, bunun Amerika’ya ait olması için her şey yapılmalıdır” der. Ancak bu mektup, işgal altında tuttukları İstanbul’da İngilizlerin eline geçer. Sonuç olarak Irak petrolleri İngiliz ve Amerikan firmaları arasında pay edilir. %5 pay da, Ortadoğu petrolleri konusunda bilgisi olan ve batılı devletlere bu konuda yardımları bulunan Ermeni asıllı Osmanlı vatandaşı Gülbenkyan’a verilir. Böylece Ortadoğu’nun su ve petrol kaynakları işgal altına girmiştir. Ve yüz yıla yakın bir süredir bu savaşlar devam etmektedir. Ve devam edecektir.

Yüz yıldan beri, bugün Ortadoğu için değişen nedir? Hiç bir şey. Yine su savaşları. Yine petrol savaşları. Yine kaynayan Ortadoğu. Rejim devirme bahanesiyle Irak’ı, ortak hareket ettiği İngiltere ile birlikte mandasına alan Amerika, bundan sonra Irak petrolünü ne yapacağını düşünecektir, Irak halkının demokrasi beklentisini değil. Hiç bitmeyen su savaşları artarak devam edecektir. Çünkü her geçen gün bütün dünyada suya ihtiyaç daha da artmaktadır. Hele, hele Arap dünyasında bu ihtiyaç her zaman çok fazla olmuştur, bundan sonra da çok fazla olacaktır.

Kaynak: Duygu Sucuka Yazıları / 2007

Dünyada Petrol

Kavramı büyük, muhteşem anlam yüklü sözcük, PETROL. Olduğu birçok yerde toplumların kaderini yormuş olan bu enerji kaynağının, bilhassa Ortadoğu’da yaşananların temel sebebi olduğu görülmektedir. Oysa petrol öylesine güzel bir sözcük ki, zenginliği, varlığı, uygarlığı, huzuru, konforu temsil eder.

Dünya petrol kaynaklarının en az yarısının Ortadoğu’da bulunduğunu söylersek ve Ortadoğu’nun yüz yıldır planlanan, bugün sahneye konan oyunların içinde nasıl debelendiğine bakarsak, petrol sözcüğüne yüklenen anlamların önemini görmüş oluruz.

Ülkelere Göre Petrol Rezervleri

2012 yılına kadar dünyanın en fazla petrol rezervine sahip ülkesi, Suudi Arabistan iken, 2012 yılı içerisinde Venezuela'da keşfedilen yeni kaynaklar ile 2013'ten itibaren Venezuela olmuştur.

Dünya Kanıtlanmış Petrol Rezervlerinin Dağılımı (Üretilebilir Petrol)

Ülke

1991Yılı Rezervleri

2001Yılı Rezervleri

2013Yılı Rezervleri

2015Yılı Rezervleri

2019Yılı Rezervleri

Venezuela

62,6

77,7

298,3

300,9

303,2

S.Arabistan

260,9

262,7

265,9

266,6

297,6

Kanada

40,1

180,9

174,3

177,2

169,7

İran

92,9

99,1

157

157,8

155,6

Irak

100,0

115,0

150

143,1

145

Kuveyt

96,5

96,5

101,5

101,5

101,5

BAE

98,1

97,8

97,8

97,8

97,8

Rusya

---

73

93,0

102,4

107,2

Libya

22,8

36

48,5

48,4

48,4

Nijerya

20

31,5

37,1

37,1

37,0

ABD

32,1

30,4

44,2

55,0

68,9

Kazakistan

---

5,4

30,0

30,0

30,0

Katar

3

16,8

25,1

25,7

25,2

Diğer

203,7

144,6

163,9

163,9

146,8

Toplam

(*) Rezerv de

 

Kaynak: BP St Sheet), Monthly

1.032,7

ğerleri milyar

 

atistical Review 2 Update

1.267,4

varildir.

 

019, Central Ban

1.687,9

 

 

k of Nigeria, Wor

1.697,6

 

 

ld Bank Commod

1.733,9

 

 

ity Price Data (Pink

Bu tabloya bakıldığında dünyanın en zengin petrol ülkeleri, Venezuela ve Kanada dışında Ortadoğu ülkeleridir. Suudi Arabistan, İran, Irak, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Libya gibi. 20. Yüzyılda başlayıp 21. Yüzyılda devam eden iç barış yoksunluğu, savaş ve mülteci göçleri yine bu ülkelerde yaşanmaktadır. Yani ne kadar çok petrol varlığı söz konusu ise o kadar çok toplumsal huzursuzluk, iç savaş vukuu bulmuştur.

Girişte verdiğim ve 2003 yılında yazmış olduğum yazımda, Ortadoğu’da enerji kaynakları nedeniyle 100 yıl öncesinde İngilizlerin ve Fransızların bölgedeki hâkimiyetinden bahsediyorum. Şimdilerde ise aynı yerde ABD ve Rusya hâkimiyeti var. Enerji kaynaklarına sahip olmak ve GÜÇ bende demek için oradalar. Koskoca bir

Ortadoğu’yu yakıyorlar, yıkıyorlar, yeniden inşa ediyorlar, kendilerine iş alanları yaratıyorlar, silah satıyorlar ve petrolü de üretip götürüyorlar.

Son yıllardaki yeni petrol keşifleri yapılmadan önce, 2000 yılları başlarında, dünya petrol rezervlerinin üçte ikisi Ortadoğu’da bulunuyordu ve en zengin petrol ülkeleri sırasıyla Suudi Arabistan, İran, Irak diğer Arap ülkeleri diye sıralanıyordu. Bu potansiyel çok fazla değişmese de, son yıllardaki yeni keşifler, yeni bulunan petrol rezervleriyle birlikte Venezuela bu sıralamada başa geçmiş görülüyor. İşgal edilmeden önce 110 milyar varil olan Irak’ın petrol rezervleri ise bilhassa son 15-20 yıldaki (işgalden sonra) yeni keşiflerle 150 milyar varil civarına çıkmıştır.

Ortadoğu ülkelerinde petrolün kalitesinin yüksekliği, maliyetinin düşüklüğü de göz önüne alınırsa, bölgenin nasıl bir cazibe merkezi olduğu görülebilir. Ancak bu cazibe adaletsizliği ve işgal duygusunu da yanında getirince olan Ortadoğu halklarına olmuştur.

Türkiye’de Petrol

Türkiye için hep bir petrol mucizesi arzu edilmiştir toplumda. Ancak şu ana kadarki çalışmalar petrol zengini bir ülke olmadığımızı göstermiştir. Komşularımızda var bizde neden yok, sınırlarımızın hemen ötesinde Suriye’de var, Irak’ta var bizde neden yok sorgulaması hep yapılmıştır. O sınırlar çizilirken, o günün teknolojisiyle petrolün nerede olduğu tahminiyle çizilmiştir. Petrollü yerler Suriye’de, Irak’ta bırakılmıştır. Kaldı ki sınır komşumuz Suriye de petrol zengini bir ülke sayılmaz. Irak zengindir evet ama onun da bu zenginliği güneye indikçe, Basra bölgesine doğru artmaktadır.

Türkiye’de ilk petrol 1944 yılında Batman’daki Raman Dağında bulunmuş, 1948 yılında kuyu işletmeye alınmıştır. Devam eden yıllarda başka sahalar bulunmuş, ekonomik düzeyde olanları işletilmiş ve işletilmektedir. 1954 yılında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı kurulmuş, Batman, Adıyaman, Trakya Bölgeleri oluşturulmuştur. Türkiye’nin milli petrol şirketi olan ve %100 devlet kuruluşu olan TPAO’nın yanı sıra birçok yabancı ve yerli şirketler de petrol arama-çıkarma çalışmalarına girmiştir.

2000’li yılların başlarında, kiraladığı sondaj gemileriyle Karadeniz’de arama yapan TPAO bugün satın aldığı gemilerle kendi deniz aramacılığını kendisi yapmaktadır.

Kendi imkânlarıyla ürettiği petrolü kendine kullanan Türkiye, ihtiyacının yaklaşık %8’ini üretmekte, %92’sini ithal etmektedir.

Yukarıdaki tabloda, petrol üreten ülkeler arasında Türkiye’nin yeri 43 ülke arasında 37. sırada olup toplam rezervi 342 milyon varildir ve Dünya rezervi içindeki payı %0,02’dir.

Petrol Fiyatları

Spot Ham Petrol Fiyatları (1975 – 2019)

Yıl

Dubai

Brent

Nigerian Forcados

West Texas Intermediate

1975

10,70

---

---

---

1980

35,69

36,83

36,98

37,96

1985

27,53

7,56

27,75

27,98

1990

20,45

23,73

23,85

24,50

995

16,10

17,02

17,26

18,42

2000

26,20

28,50

28,42

30,37

2005

49,35

4,52

55,69

56,59

2006

61,50

65,14

67,07

66,02

2007

68,19

72,39

74,48

72,20

2011

106,18

111,26

113,65

95,04

2012

109,08

111,67

114,21

94,13

2013

105,47

108,66

111,95

97,99

2014

97,07

98,95

101,35

93,28

2015

51,20

52,39

54,41

48,71

2016

44,05

41,20

47,43

43,19

2017

53,13

54,19

54,31

50,79

2018

2019

(*) Petrol fi

Kaynak: BP

69,51

63,43

yatları değeri varil

Statistical Review 201

71,31

64,21

başına ABD dola

9, Central Bank of N

72,47

64,95

rıdır.

igeria, World Bank Co

65,94

57,03

 

mmodity Price Data

Petrol fiyatları tarihi süreç içerisinde istikrarlı bir artış göstermekle birlikte, 2010’lu yıllarda oldukça fazla yükselmişti. Bir varil petrolün maliyeti ülkeye ve her ülkedeki bölgeye göre, karada ya da denizde olmasına göre de değişkenlik gösterse de, 2010 yılı başlarındaki yüksek fiyatlar (120-130 dolarları bulmuştu) oldukça şişirilmişti. Spekülasyondan ibaretti. Aynı şekilde 2015 sonrası varil fiyatının 20 doların altına kadar düşmesi de piyasa oyunlarından ibaret idi. Bilhassa Arap ülkelerinde petrolün maliyeti oldukça düşüktür.

Ortadoğu ülkelerinde bir varil petrol üretmenin maliyeti 9-10 doları geçmemesine rağmen 2011-2014 yılları arasında petrolün varili 100 doları geçmiştir. Fiyat politikalarındaki bu değişkenlikler ve maliyet-satış farkları, üretici ülkelerin bütçe açıklarını kapatmak maksadıyla yapılmakta veya piyasa oyunlarından kaynaklanmaktadır.

Yüzyılımızın en önemli enerji kaynağı olan petrol, zenginlik verdiği sömürülen ülkelere acı, Istırap ve savaş, sömüren ülkelere ise konfor ve refah getirmiş bulunuyor. Oysa petrol insanlığa bahşedilmiş çok büyük avantajdır.

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Doç. Dr. Çağla Gül Yesevi   - 25-02-2021

Türkiye’nin Enerji Stratejisi ve Enerji Görünümü

Enerji, bir ülkenin güvenliğini ve dış politikasını etkileyen ve uzun vadeli kararların alınmasını gerektiren en stratejik sektördür. Bir ülkenin enerji kaynaklarına ulaşabilme yeteneği, çevre politikalarını da belirlemektedir.