Teknolojinin sürekli ve süratli bir gelişim göstermesi, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nin ileri teknoloji ürünü silah, araç ve donanım ile donatılmasını gerekli kılmaktadır.

Osmanlı’da Yeniçeri ’den sonra kurulan düzenli ordularda 1843’de oniki yıllık mecburi askerlik süresi getirilmiştir. 1846’da mecburi askerliğe seçilenler kura ile belirlenmeye başlanmıştır.İşte bu kura sistemiyle Bedelli anlayışı da askerlik hayatımıza girmiştir. Kurada ismi çıkan kişinin, kendi yerine “bedel-i şahsi” adıyla bir başkasını askere göndermesi mümkün olduğu gibi, 50 altın“bedel-i nakdi” ödemek suretiyle askerlik vazifesini bedeli karşılığı yerine getirmesi de mümkün kılınmıştır. 1914’de kaldırılan bedelli uygulaması 1987 yılında Turgut Özal tarafından başlatılmıştır. 16 Şubat 2019 günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tarafından bedelli askerlik uygulamasının kalıcı hale getirileceği açıklanmıştır. Artık her aileden bir asker konsepti tarihe karışmıştır.

Yazının devamı için PDF Dosyayı İndiriniz

Çanakkale Savaşı, Türk askeri havacılık tarihi için oldukça önemli bir dönüm noktasını oluşturmuştur. Bu dönemde, Türk havacılığı henüz emekleme dönemindedir. Türk Milleti, bu savaşta tayyarenin bir savaş aleti olarak gelecek dönemler için ne kadar önemli olduğunu anlamıştır. Çanakkale Savaşı'nda, daha çok Deniz ve Kara harekâtı sürmüş olmasına rağmen, Hava harekâtının göz ardı edilemeyecek başarısına sahne olmuştur. Hava harekâtı, deniz ve kara savaşları öncesinden başlamıştır.

Ramazan Bayramı tatilinin kaç gün olacağına ilişkin açıklamayı, Türkiye’de tatile çıkmaya meraklı “hali vakti yerinde” kesimin yanı sıra merakla bekleyen başkaları da vardı.

“ Avusturya Macaristan Veliahtı’nın, Sırp milliyetçilerinin son derece etkin olduğu Saraybosna’ya tam 28 Haziran’da gönderilmesi,büyük bir ihtimalle bir çatışmaya vesile yaratma amacını taşımaktadır. „

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Mehmet Zeki Bodur   - 14-11-2019

GÖÇ TANIMLARININ KULLANILMASINA YÖNELİK KAVRAMSAL ÇERÇEVE ÜZERİNE DEĞERLENDİRME

Göç ve göçmen konusu üzerinde halen, uluslararası ve ulusal anlamda sözleşmelerde yapılan tanımlar dışında, herkesin üzerinde mutabık kaldığı bir kavramsal tanım bulunmamakta birlikte, bu durumun temel sebebinin, hem göçmenlerin hem de mültecilerin aynı güzergâhları kullanarak göç hareketlerini sürd...