Korona Salgını Ve Dinlerin Kurumsal Tepkileri

Yazan  23 Mart 2020

Çin Halk Cumhuriyeti kaynaklı Covid-19 salgını kıtaları aşarak dünyanın neredeyse her bölgesine yayıldı. Bu kapsamda da birçok ülke, salgına karşı korunmak için çeşitli önlem ve tedbirler aldı.

Suudi Arabistan da Koronavirüs salgını sebebiyle 26 Şubat tarihi itibariyle Umre ve Mescid-i Nebevi ziyaretlerini askıya aldığını duyurdu. Duyuru, Suudi resmi haber ajansı SPA tarafından İçişleri Bakanlığı kaynaklarına dayandırılarak yapıldı. Açıklamada ayrıca, virüsün tehlikeli bir şekilde yayıldığı ülkelerden Suudi Arabistan'a turistik vizeyle girişlerin ve Suudi Arabistan ile Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi ülkelerin vatandaşlarının ülkeye giriş çıkışlarında ulusal kimlik kartı kullanımının da askıya alındığı belirtildi[1].

5 Mart tarihinde de Suudi Arabistan Koronavirüs salgını kapsamında Kabe’deki tavaf ve sa’y alanlarının kapatılacağını, Mescid-i Haram’da yalnızca namaz kılınacağını duyurdu. SPA haber ajansının yaptığı habere göre genel kurul yetkilileri Mescid-i Haram içinde itikâf ve uyunmasına, içeri yiyecek ve içecek sokulmasına izin verilmeyeceğini, zemzem içilen yerlerin de kapatılacağını söyledi. Bu duyurudan sonra da Kâbe’deki tavaf ve sa’y alanlarına barikatlar yerleştirildi ve gece saatlerinde bu alanlarda dezenfeksiyon işlemleri yapıldı. Bunun en büyük sebepleri tavaf esnasında büyük kalabalıkların birbirlerine çok yakın bulunması ve Hacer-ül Esved taşına dokunan yüz binlerce insanın virüsün kolaylıkla yayılmasına sebep olacağı gerçeği.

Suudi Arabistanlı yetkililer virüsten korunma önlemleri kapsamında bunlara ek olarak Mescid-i Haram ile Mescid-i Nebevi'nin yatsı ve sabah namazları arasında kapalı tutulacağını açıkladı. Mescid-i Haram ile Mescid-i Nebevi'nin yatsı namazından bir saat sonra tekrar kapatılacağı ve sabah namazından bir saat önce açılacağı belirtildi. Ayrıca Mescid-i Haram, dezenfeksiyon işlemleri için 6 Mart Perşembe günü boşaltıldı. Suudlu yetkililer ayrıca korona virüse karşı alınan önlemler çerçevesinde Mescid-i Nebevi'de Hazreti Muhammed'in kabrinin yer aldığı Ravza-i Şerif ile Baki Mezarlığının bulunduğu alanın da kapatılacağını duyurdu.[2]

7 Mart itibariyle Suudi Arabistan otoriteleri Kâbe’nin tekrardan ziyarete açıldığını duyurdu. Haremeyn İşlerinden Sorumlu Genel Başkanı Abdurrahman es-Sudeys, Suudi Arabistan haber ajansı SPA'da yer alan açıklamasında, çıkarılan Kraliyet kararnamesiyle, sabah saatlerinden itibaren umreciler dışındakilerin Kabe'yi tavaf etmesine izin verildiğini belirtti. 7 Mart itibariyle Suudi Arabistan’da Koronavirüs tanısı konulan kişi sayısı 7 idi.

Alınan önlemlerden sonra Mescid-i Haram’daki ziyaretçi sayısı büyük ölçüde düştü[3].

Kâbe’deki beklenmeyen önlemler, Ramazan ayını kutsal alanlarda geçirmek isteyen ve Temmuz ayında Hac ibadetini yerine getirmeyi planlayan hacı adaylarında da bilinmezlik ve endişeye yol açtı. Yetkililer, dezenfeksiyon işlemlerinin ardından Medine’de bulunan Mescid-i Nebevi ve Mekke’de bulunan Mescid-i Haram’ın ibadete açılacağını duyurdu.

Suudi hükümetinin istatistiklerine göre 2018 yılında yaklaşık 18.3 milyon kişi Umre ziyareti gerçekleştirmişti[4]. Bu kişilerin yaklaşık üçte ikisi de Suud vatandaşlarından oluşmaktaydı. Bu kapsamda, Hac ibadeti ve Umre ziyareti gibi etkinliklerin Suudi Arabistan için ciddi bir ekonomik kazanç yarattığı da açıktır.

17 Mart tarihinde Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA’nın yaptığı habere göre, Suudi Arabistan’ın en üst dini otoritesi Kıdemli Âlimler Konseyi, cuma namazı da dâhil olmak üzere camilerde cemaatle namaz kılınmasını askıya aldığını açıkladı[5]. Mekke'deki Kâbe ve Medine'deki Mescid-i Nebevi'nin bu kararın dışında bırakıldığı belirtilirken, virüsün hızla yayılmasının ana nedeninin kalabalık alanlar olduğu ve bu süreçte alınacak önlemlerin önemine ilişkin raporların ardından söz konusu kararın alındığı kaydedildi[6].Karar kapsamında, camilerden ezanların okunacağı ve ardından Müslümanların namazlarını evlerinde eda etmeleri yönünde bir uyarının yapılacağı aktarıldı.

Buna benzer olarak Kuveyt Din İşleri Bakanlığı da Korona virüs nedeniyle 14 Mart tarihinde halkın kalabalık alanlara gitmemesi uyarısında bulunarak, ezan okunurken "evinizde kalın" bölümü eklenmesi için talimat vermişti. Ezanda yer alan 'Hayya ale'salah' (Haydi namaza) bölümü, 'al-salatu fi buyutikum' (evlerinizde namaz kılın) şeklinde değiştirilerek okundu[7]. İlahiyatçı Cemil Kılıç, aynı uygulamanın Türkiye'de de yapılmasını talep etmişti.

Dün de SPA haber ajansının, Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanı Şeyh Dr. Abdurrahman es-Sudeysi ve Harameyn İşleri Genel Başkanlığı Sözcüsü Hani Haydar’a dayandırdığı habere göre 20 Mart tarihinden itibaren Mekke'deki Haremi Şerif ve Medine'deki Mescidi Nebevi'de namaz kılmaya yasak getirildi[8]. Ayrıca sağlık ve güvenlik bürokrasisinin Korona virüs salgını kapsamında bazı ek önlemler alacağı da duyuruldu.

 

 

Bugün itibariyle Suudi Arabistan’da Korona virüs tanısı konmuş olan 274 kişiden 8’i hayatını kaybetti, 266 kişinin de tedavisi devam ediyor[9].

Türkiye’de de Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın, korona virüs salgınına karşı alınan tedbirler kapsamında camilerin açık kalacağını ancak cuma ve vakit namazlarının cemaatle birlikle kılınmasına ara verildiğini açıklamasının ardından camilere bilgilendirme yazıları da asıldı ancak birçok ilde bu uygulama hiçe sayıldı. İstanbul Fatih Camii’nde de namaz kılmak için toplanan cemaate konuya ilişkin uyarılar yapan ve cemaatle namaz kılmanın mümkün olmadığını söyleyen imam ile bazı vatandaşlar arasında yaşanan tartışmaları gösteren bir video sosyal medyada tartışmalara sebep oldu.

Sadece İslam dünyasında değil, dünya genelindeki kutsal ayin ve ibadetlere yönelik alınan önlemler gündeme damga vurmaya devam ediyor. Papa Francis de Pazar ayinleri duasını video konferans yoluyla gerçekleştirmişti.

Örneğin Nijerya’da seyahat acentesi işleten Hadiza Tanimu Danu, Suudi Arabistan’da alınan önlemlerin pek çok Müslüman’ı derinden yaraladığını belirtti. Bu tedbir ve önlemlerin özellikle Ramazan ve Hac dönemine kadar uzamasının daha büyük kaygı ve endişelere yol açacağını belirtti[10]. Öte yandan İran’da da büyük can kayıpları ve birçok alanda zarara yol açan Korona virüs salgını, İran yönetimini Kum’daki büyük türbeleri kapatmaya zorladı. Fakat neredeyse her gün bu türbelerin önünde toplanan halk, virüse rağmen ibadetlerini gerçekleştirmeyi ilk önceliğine koymuş durumda. Sosyal medyada Kum’daki Fatıma-i Mansume Türbesi’nin kapılarını öpen bir adamın “Korona virüsten korkmuyorum” ifadelerini kullandığı video da dahil olmak üzere pek çok görüntü defalarca paylaşılmıştı.

Sosyal medyada Kâbe'nin kapatılmasının ardından birçok tartışma yapıldı. Bazıları Kâbe'nin kapatılmasını eleştirirken, kimileri de hastalık için Kâbe'nin daha önce de kapatıldığına dair tarihi örnekleri gösterdi. Kabe, dezenfeksiyon çalışmaları nedeniyle kapalı durumdayken bu alanın üstünde gece saatlerinde uçan kuşların videosu sosyal medyada gündem oldu. Birçok kişi bu kuşların Ebabil kuşu olduğunu ve Kâbe boş kalmasın diye tavaf ettiklerine dair yorumlar yaptı. Ebabil kuşları Kuran’da yer alan Fil suresinde Kâbe'yi yıkmak için gelen Yemen Valisi Ebrehe'nin ordusuna karşı taşlarla savaşan kuşlar olarak geçiyor.

Korona virüs salgını kapsamında alınan önlemlerin kutsal mekânları ve bazı ibadetleri de kapsamasından sonra dünya çapında korona virüs salgınının insanların inançları ile arasına girip girmediğine yönelik tartışmalar da başladı.

Korona virüs salgını, sadece sağlık ve ekonomi açısından değil, kültürel ve toplumsal açıdan da bazı önemli etkilere yol açıyor. El sıkışma, tokalaşma, sarılma ve öpüşme gibi insanların gündelik basit sosyal aktivitelerinden Hac ibadeti ve Cuma namazı gibi önemli ibadetlere kadar belirli kısıtlamalara sebep olan virüs, bu anlamda birçok tartışmaya da neden oldu.

Menzil Şeyhi Saki Erol’un korona virüs ile sohbet ettiğine yönelik Menzilcilerin internet sitelerinde ve sosyal medyada bazı bilgilerin dolaştığını iddia eden gazeteci Sabahattin Önkibar, “İslam adına rezilliğin son sahnesidir bu. Fetullah alçağının ‘Allah ile konuşuyorum’ ifadesinden sonra şimdi de Menzil Şeyhinin bu saçmalığı” dedi.

“Bir fıkra anlatmıyorum, şaka yapmıyorum” diyen Sabahattin Önkibar Menzil Şeyhi ile koronavirüs arasında gerçekleştiği söylenen sohbet ise şu şekilde aktardı[11]:

Korona virüs: Ey Gavs bana covid-19 derler vazifem yeryüzünü sarıp Âdemoğullarını cezalandırmaktır müsaade edersen Türkiye’ye de musallat olacağım.

Gavs: Ben sağ oldukça sana Türkiye’de sana hayat hakkı yoktur.

Menzilcilerin söylemlerine göre bu görüşmeden sonra virüs Türkiye’de etkili olamayacağına inanıldığını söyleyen Önkibar, bu diyalogun da Menzil tarafından yalanlanmadığını vurguladı.