Arap Baharı 2011'den itibaren Kuzey Afrika ve Ortadoğu'yu kışa çevirdi, ülkeleri yaktı yıktı. Liderler ve yönetimler değişti. IŞİD terör örgütünün de ortaya çıkmasıyla birlikte bu yıkım felakete dönüştü.

Kurumsal karar sürecinin ortadan kalkmış olması, tek bir noktadan gelecek talimatın beklenmesi yani sistemsizlik, krizlerin kişilere emanet edilmesi devletin kurumlarının ve sorumlu makamların olaylara tepki ve karşılık vermesini de geciktiriyor veya engelliyor. Ülkeyi açmaza sürüklüyor.

Ülkemizin 40 yıla yakın bir süredir mücadele ettiği PKK terör örgütü; Türkiye’yi her alanda zayıflatmak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, toplumda etnik kökene dayalı zihinsel bölünmeler yaratmak maksadıyla terör faaliyetlerini sürdürüyor.

Yemen Devrim Yüksek Komite Başkanı Muhammet Ali El Husi 11 Mayıs 2019 günü yaptığı açıklamada, Husi güçlerinin Yemen’de elinde bulundurdukları Hudeyde, Salif ve Ras İsa limanlarından çekilme kararı aldıklarını belirterek, bu aşamada kendi güçlerini yeniden konuşlandıracaklarını söyledi. 

ABD ile İran arasındaki gerilim tırmanırken karşılıklı açıklamalar da devam ediyor.

Birleşmiş Milletler, Suriye ve Irak'taki kamplarda tutulan binlerce IŞİD militanı ve aile üyelerinin yargılanması veya serbest bırakılması gerektiğini söyledi.

Türkiye, Birleşmiş Milletlerin (BM), DSG'ye komutanlık eden Ferhat Abdi Şahin ile üyelerin bilgisi dışında bir araya gelerek Eylem Planı imzalamasını, 'BM adına son derece vahim gelişme' olarak niteledi ve şiddetle kınadı.

Birleşmiş Milletler Suriye Özel Temsilcisi Geir Pedersen ile görüşmesinin başında açıklamalarda bulunan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, "Astana süreci kapsamında Suriye hükümeti ve muhalefeti arasında varılan anlaşmaların garantörleri olan Rusya, Türkiye ve İran, Suriye'de kalıcı barışın tesisine dönük çabalarını sürdürecek.

BM Genel Sekreter sözcülerinden Farhan Haq, günlük basın brifinginde, Pedersen'in Rusya'daki temaslarının ardından Şam'a geçtiğini söyledi.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü   - 18-10-2019

ABD-Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye Mutabakatı Nedir, Ne Değildir?

ABD ve Türk yetkililerin açıklamalarında anlaşmaya varılmıştır denilse de kamuoyuna sunulan metnin başlığı ortak açıklama olarak geçmektedir. Bu haliyle metni bir anlaşmadan ziyade mutabakat metni olarak görmek gerekir.