Bazı çevreler tarafından zaman zaman Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) hakkında; “ABD’nin planlarında artık BOP’un olmadığı veya başka bir forma dönüştüğü” şeklinde görüşler ortaya atılsa da, Ortadoğu sahasındaki uygulamalarına baktığımızda söz konusu plan ve niyetlerinden asla vazgeçmedikleri, aksine, planlarını zaman ve mekan değişiklikleriyle örtmeye-gizlemeye çalıştıkları görülmektedir.

Sonunda söyleyeceğimiz baştan söyleyelim. Türk medyasında yazılıp çizildiği gibi, uzman yorumcuların ballandıra ballandıra anlattığının aksine Soçi’de ne başarı var ne de kısa vadede çözüm umudu. 

Genel Durum

Fırat Nehrinin batısında terör örgütlerinin ve muhalif grupların kontrolü altında kalan son bölge olan İdlib’de konuşlu silahlı gruplar arasında 2019 yılının ilk günlerinden itibaren şiddetli çatışmalar yaşandı. İdlib’de yaşanan çatışmalar sonucunda;

Batılı diplomatik kaynaklar dün (Pazartesi), Suriye'nin Yarını Hareketi başkanı Ahmet El-Cerbe'nin ABD'li, Türk yetkililere ve eski IKYB lideri Mesut Barzani'ye Suriye'nin kuzeydoğusunda güvenlik bölgesine yaklaşık 10 bin Arap ve Kürt savaşçı konuşlanmasını teklif ettiğini belirtti.

Suriye'de Kürt Demokratik Sol partisi (Kürt Ulusal Konseyi partilerinden birisi) sekreteri Şelal Keddo, Soçi zirvesinde yeni olan şeyin Suriye'de Kürt halkının hakları hakkında Rus ve İran cumhurbaşkanlarının açıklamaları olduğunu belirtti. 

Suriyeli Kürt yönetici Çarşamba günü, rejim, İranlı müttefikleri ve Şii milislerin Fırat'ın doğusunda tutunma noktası bulmak için birçok girişimi bulunduğunu,  ancak ABD'nin pusuda durduğunu vurguladı.

Adının açıklanmasını istemeyen Demokratik Suriye Güçleri (DSG) yetkilisi 16 Nisan 2019 günü  El Monitör’e yaptığı açıklamada, ABD’nin Suriye’nin Kuzeyinde oluşturulacak güvenli bölgede Türk askerlerinin bulunması konusunda terör örgütü YPG’ye baskı yaptığını iddia etti.

Suriye Demokratik Partisinde yönetici Ali Muslim Fırat doğusu bölgelerinin geleceği hususunda Türk ve ABD tarafları arasındaki uzlaşıları yorumladı.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Dr. Cengiz Tatar   - 24-04-2019

24 NİSAN 1915; “ERMENİ SORUNU, TEHCİR VE GERÇEKLER”

1878’e kadar Türkler ile Ermenilerin arasında dostluk hüküm sürmüştür. Osmanlıların sınırları içerisindeki Ermenilere adil bir yönetim sunması, sınırları dışındaki Ermenilerinde devlete sığınmalarına neden olmuştur.