Türkiye, Kıta Sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) gibi deniz yetki alanlarını belirleme konusunda geç kalıyor.

“Yunanistan, 1821’in 200. yılını Türkiye aleyhine bir algı operasyonuna çevirme girişimlerini başlattı. 1821’de Mora İsyanı’yla eş güdümlü şekilde devleti yıkmayı hedefleyen hareketliliği yönlendirdiği gerekçesiyle Patrik 5. Grigorios bugün Kin Kapısı adı verilen yerde asılmıştı. Bir Türk hükümdar asılana dek kapalı tutulacağı açıklanan ve kapalı tutulan Kin Kapısı, Fener Rum Patrikhanesi’nin ana giriş kapısıdır.”

Seçimler bitti, gerçek gündemle yüz yüzeyiz. İlk haber ABD'den geldi.
Yapardı yapamazdı derken ABD F35'lerin Türkiye'ye transferini fiilen durduracak ilk adımı attı.

İçerideki seçim odaklı belirsizlik durumunu biliyoruz. Dava adı altında kişi ve parti çıkarları Türkiye’nin çıkarlarının önüne geçmiş durumda.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Yunanistan'ın yeni Başbakanı Miçotakis'i daha ilk gayri seçim sonuçları medyaya yansır yansımaz kutlamıştı.

Konu hakkında ayrıntılı bilgilere geçmeden önce dünya enerji kaynakları hakkında kısa açıklamalarda bulunalım.

Türkiye’nin çevresinde çok tehlikeli gelişmeler yaşanıyor. Çok klasik olacak ama Türkiye’yi ateş çemberinin merkezinde bırakacak kriz, çatışmalar alevlendiriliyor. Ama Türkiye’yi yönetenler ya gelişmeleri izleyemiyor ve kavrayamıyor, ya olayların ne kadar tehlikeli bir yöne ve şekle evrilebileceğini öngöremiyor ya da olup biteni kabullendiler.

Uzmanlar, Kıbrıs'ta federasyon hedefli müzakere sürecinin sona erdiğini belirterek, yeni bir yol bulunması gerektiğini ve Kıbrıs Türkü'nün kaybedecek bir 51 yılı daha bulunmadığını vurguladı.

Yunan medyasının önde gelen gazetelerinden Kathimerini’nin ‘’Kıbrıs Batısında Türk Sondajı’’ başlıklı haberine göre Ankara, Doğu Akdeniz’deki gerginliği arttıracak yeni bir girişimde bulunuyor.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 19-08-2019

ABD himayesinde PKK-Rum işbirliği

Kurumsal karar sürecinin ortadan kalkmış olması, tek bir noktadan gelecek talimatın beklenmesi yani sistemsizlik, krizlerin kişilere emanet edilmesi devletin kurumlarının ve sorumlu makamların olaylara tepki ve karşılık vermesini de geciktiriyor veya engelliyor. Ülkeyi açmaza sürüklüyor. ...