Beka, kelime anlamı itibarı ile ‘var olmak’, ‘yaşamını devam ettirebilmek’ anlamında kullanılan bir kabiliyettir. Bir ülkenin bekasına yönelik bir tehdit denildiğinde genellikle topraklarının tamamının veya bir kısmına yönelik tehlikenin varlığı ve egemenlik sorunları anlaşılır.

Dış politikada hayra alamet olmayan adeta fırtına öncesi bir sessizlik var.

Bunun bir nedeni Türkiye’nin içe gömülmesi, 31 Mart’taki yerel seçimlere odaklanması. Önceki günkü yazımızda da söylediğimiz gibi iktidar sanal beka sorunu gibi, terör ittifakı gibi söylemlerle genel seçim havasında süreci götürse de dış politikadaki sorunların yakınından uzağından geçmeyen hamasi söylemleri seçim meydanlarında sıklıkla kullanıyor.

Kurulduğu 1978 yılından bugüne PKK terör örgütü; yerel, bölgesel ve küresel gelişmelere paralel olarak sürekli bir değişim – dönüşüm içerisinde olmuş, bu değişim-dönüşüme paralel olarak hem söylem hem eylem tarzını hem de yapısal özelliklerini değiştirmiştir.

Türkiye’nin çevresinde çok tehlikeli gelişmeler yaşanıyor. Çok klasik olacak ama Türkiye’yi ateş çemberinin merkezinde bırakacak kriz, çatışmalar alevlendiriliyor. Ama Türkiye’yi yönetenler ya gelişmeleri izleyemiyor ve kavrayamıyor, ya olayların ne kadar tehlikeli bir yöne ve şekle evrilebileceğini öngöremiyor ya da olup biteni kabullendiler.

Trump 19 Aralık 2018’de IŞİD yendik, Suriye’den askerlerimizi çekiyorum dedi. Sızdırılan haberlerde saatlerden günlerden bahsediliyordu. Biz de daha o ilk saatlerde “bu bir yalan, psikolojik operasyon, çekilme yok olsa olsa bir sonraki safhaya yönelik yeniden konuşlanma yapacaklar” dedik.

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Başkanı Cahit Armağan DİLEK, AB Komisyon Başkan Yardımcısının "Suriye'nin Kuzeyine İlişkin Görüşmeler Yapılıyor" Açıklamalarını Değerlendirdi

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü, Terörizm ve Terörizmle Mücadele Araştırma Merkezi Başkanı Ünal ATABAY, ABD'nin SDG/YPG elindeki IŞİD'lilerin akıbetine ilişkin açıklamalarını değerlendirdi... 

Suriye kuzeyinde Fırat’ın doğusunda karar merkezlerine yakın kaynak, ABD'nin müttefikleri Türkler ve Kürtlerin kaygıları ve çıkarlarını gözetecek uzlaşmacı çözüm bulmak için çalıştığını vurgulayarak çözümlerin PKK'nın çıkarılmasını ve Ankara'nın PKK'nın Suriye kolu olarak nitelendirdiği YPG’yi yerlerinde bırakmayı gerektirdiğine işaret etti.

YPG'ye yakın kaynak, ABD'lilerin son zamanlarda IŞİD'in tonlarca altınını ülkelerine naklettiklerini, bu altından küçük bir bölümünü YPG için bıraktıklarını açığa çıkardı.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Dr. Cengiz Tatar   - 24-04-2019

24 NİSAN 1915; “ERMENİ SORUNU, TEHCİR VE GERÇEKLER”

1878’e kadar Türkler ile Ermenilerin arasında dostluk hüküm sürmüştür. Osmanlıların sınırları içerisindeki Ermenilere adil bir yönetim sunması, sınırları dışındaki Ermenilerinde devlete sığınmalarına neden olmuştur.