17 Aralık Brüksel kararları bir algılama yönetimi yapılarak Türkiye zafer olarak sunuldu. Ancak şimdi basının en büyük ortak olduğu psikolojik operasyonun sis bulutları dağılıyor.
Fransa ve Hollanda’da AB Anayasası’na çıkan “hayır” oylarına değişik açılardan bakmak mümkündür.
TBMM Başkanı Arınç gündemle hiç ilgilisi yokmuş gibi görünen bir şekilde TBMM’nin 1995’de bir oturumunda aldığı Yunanistan’ın Ege Denizi’nde karasularını 12 mile çıkarmasını savaş ilan nedeni sayacağı şeklindeki kararını değiştirmesi gerektiğini açık
AB ağır bir krizden geçiyor. 1992’den bu yana devam eden federasyon süreci Fransa ve Hollanda referandumları ile ağır bir sekteye uğradı. AB’nin bir Avrupa Birleşik Devletlerine dönüşmesi eğer referandumların sonuçları kalıcı hale gelir ise mümkün ol
Fransa’da Avrupa Anayasası tartışmaları bütün hızı ile devam ediyor. Her geçen gün harareti yükselen bir tartışma süreci bu. Eğer Fransa’da halk AB Anayasasına “hayır” derse,
Türk Dış İşleri Bakanlığı, Terörle Mücadele Genel Müdürlüğü’nün bir yetkilisi uluslar arası bir toplantıda aşağıdaki değerlendirmeyi yapsaydı, Washington ne hissederdi? (Not:Türk Dış İşlerinde böyle bir genel müdürlük yok)
Türkiye’nin AB üyeliği sürecinin hızlandığı son birkaç senede Vatikan’da muhtemel bir başkanlık yasni papa değişimi hususunda düşünürken, Alman kardinal Ratzinger’in yeni papa olmasını dilemişimdir bir çok kez.
Kırgız halkı Türk mağazalarını yaktı. Kırgızistan’da Türkler yok edilme tehlikesi ile karşı karşıya. Türk Dış İşleri Bakanlığı Kırgızistan’daki Türkleri uçaklarla Türkiye’ye getiriyor. Medyada gözümüze çarpanlar bunlar. Bunlar ne kadar gerçeği yansıt
1945 Şubat’ında Yalta Konferansı sonrasında ABD, İngiltere ve SSCB “Kurtarılmış Avrupa Hakkında Demeç” bildirgesini yayınladılar.

Türk Azınlık

11 Mart 2005
115
“Ben Türk olduğum için hapse götürülüyorum. Eğer Türk olmak bir suç ise, burada tekrar ediyorum. Ben bir Türk’üm ve öyle kalacağım. Bu mesajımla Batı Trakya azınlığına sesleniyorum ve Türk olduklarını unutmamalarını söylüyorum.” Şehit Dr. Sadık Ahmet
Yeni Çağ okuyucuları 2004 başında dünyadaki temel güç çelişkileri ile ilgili yazımı hatırlayacaklardır. Bu yazıma kısaca atıfta bulunmanın zamanı geldi.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Dr. Cengiz Tatar   - 24-04-2019

24 NİSAN 1915; “ERMENİ SORUNU, TEHCİR VE GERÇEKLER”

1878’e kadar Türkler ile Ermenilerin arasında dostluk hüküm sürmüştür. Osmanlıların sınırları içerisindeki Ermenilere adil bir yönetim sunması, sınırları dışındaki Ermenilerinde devlete sığınmalarına neden olmuştur.