Cahit Armağan Dilek

Cahit Armağan Dilek

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Enstitü Başkanı

“Trump Türkiye’yi ekonomik olarak cezalandıracağı konusunda çok kesin konuştu.

Hep söylediğimiz gibi Türkiye yönetilemeyen bir ülke konumuna geldi. Buna neden olan en temel etken 16 Nisan anayasa değişiklikleri.

Seçimler bitti, gerçek gündemle yüz yüzeyiz. İlk haber ABD'den geldi.
Yapardı yapamazdı derken ABD F35'lerin Türkiye'ye transferini fiilen durduracak ilk adımı attı.

Trump 19 Aralık 2018’de IŞİD yendik, Suriye’den askerlerimizi çekiyorum dedi. Sızdırılan haberlerde saatlerden günlerden bahsediliyordu. Biz de daha o ilk saatlerde “bu bir yalan, psikolojik operasyon, çekilme yok olsa olsa bir sonraki safhaya yönelik yeniden konuşlanma yapacaklar” dedik.

18 Mart… Topraklarımızı işgal edip paylaşmak üzere üşüşen yedi düvelin emperyalist güçlerin Çanakkale’nin geçilemeyeceğini anladıkları Çanakkale Deniz Zaferinin yıl dönümü. Bu yıl 104. yılını kutluyoruz diyeceğim ama ne kadar kutluyoruz, deniz zaferinin ne kadar farkındayız soru işareti.

Dış politikada hayra alamet olmayan adeta fırtına öncesi bir sessizlik var.

Bunun bir nedeni Türkiye’nin içe gömülmesi, 31 Mart’taki yerel seçimlere odaklanması. Önceki günkü yazımızda da söylediğimiz gibi iktidar sanal beka sorunu gibi, terör ittifakı gibi söylemlerle genel seçim havasında süreci götürse de dış politikadaki sorunların yakınından uzağından geçmeyen hamasi söylemleri seçim meydanlarında sıklıkla kullanıyor.

Tarihin en ünlü askeri stratejistlerinden Sun Tzu 2500 yıl önce savaşın temelinde hilenin olduğunu söylemiştir. Mitoloji ve strateji ile ilgilenenlerin çok iyi bildiği Truva Atı da savaşlar tarihinin en zeki savaş hilelerinden biri olarak yerini almıştır.

“Memleketimiz, şu iki şeyin memleketidir: Biri çiftçi, diğeri asker. Biz çok iyi çiftçi ve çok iyi asker yetiştiren bir milletiz. İyi çiftçi yetiştirdik; çünkü topraklarımız çoktur. İyi asker yetiştirdik; çünkü o topraklara göz diken düşmanlar fazladır. Bundan sonra da daha iyi çiftçi ve daha iyi asker olacağız. Ama bundan sonra asker oluşumuz, artık eskisi gibi başkalarının tutkusu, şan ve şöhreti, keyfi için değil, yalnız ve yalnız bu aziz topraklarımızı korumak içindir.” 

Sonunda söyleyeceğimiz baştan söyleyelim. Türk medyasında yazılıp çizildiği gibi, uzman yorumcuların ballandıra ballandıra anlattığının aksine Soçi’de ne başarı var ne de kısa vadede çözüm umudu. 

Çipras kendisi ve ülkesi açısından başarılı bir Türkiye ziyareti yaptı. Kendisi açısından da çok kolay bir ziyaret oldu. Hiçbir engelle, protestoyla, soruyla karşılaşmadı. Hiçbir söz vermedi, vaatte bulunmadı ama çok söz aldı. Barış meleği gibi muamele gördü.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Dr. Cengiz Tatar   - 24-04-2019

24 NİSAN 1915; “ERMENİ SORUNU, TEHCİR VE GERÇEKLER”

1878’e kadar Türkler ile Ermenilerin arasında dostluk hüküm sürmüştür. Osmanlıların sınırları içerisindeki Ermenilere adil bir yönetim sunması, sınırları dışındaki Ermenilerinde devlete sığınmalarına neden olmuştur.