Cahit Armağan Dilek

Cahit Armağan Dilek

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Enstitü Başkanı

Soğuk Savaş düzeni ve sonrasında ABD'nin tek küresel güç olduğu dünya düzeninin değişim sancıları yaşanıyor. Yeni dünya düzenleri genelde büyük dünya savaşları sonrasında galip güçlerin çıkarları ve politikaları esas alınarak belirlendi.

İktidarın hem sınırın dibindeki (İran, Irak ve Suriye'de), hem de Libya'daki durumu iyi muhakeme edemediği, belirsizliklerin farkına varamadığı, olayların gelişimi ve neye dönüşebileceği konusunda akıl yürütemediği görülüyor.

Türkiye'nin gündemi "bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete" sözünü aratmıyor.

Son üç yıldır olduğu gibi 2020'ye de sınır ötesi askeri operasyonlar gündemiyle giriyoruz. Aslında olay sınır ötesini değil deniz aşırı askeri müdahaleye dönüşüyor. Anladınız. Libya'ya asker gönderilmesine ilişkin tezkereden bahsediyoruz.

Yılın son günü. Adettendir, kişiler kurumlar yılın bir muhasebesini yapar. Yapılan hatalar, alınan kararlar gözden geçirilir.

İktidarın istemediği konuların gündemde öne çıkmasını önlemek için yapay gündem oluşturmada ve çok hayati bir konuyu başka bir iç/dış gündemle örtmede pek bir mahir olduğunu biliyoruz.

Libya ile iki mutabakat muhtırası imzaladık. Deniz yan sınırı mutabakatı önemli bir diplomatik başarıydı. Ama bir kısım uzman, Lozan kadar önemli hatta ikinci Lozan deyip olayı köpürttü ve haddinden fazla anlam verdi.

21-25 Aralık 1963 tarihi, Kıbrıs Türk Milli mücadele tarihinde önemli bir yere sahiptir.

Yıl 2005, aylardan sanırım Ocak ayı idi. Yüksek düzeyli bir ABD heyeti, Genelkurmay'a geldi. Heyet başkanı ABD Avrupa Kuvvetleri (USEUCOM) Komutan Yardımcısı Orgeneral Wald idi.

Görünen köy kılavuz istemez misali bunun böyle olacağı uzun süredir belliydi.

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Suinbay Suyundikov   - 17-01-2020

Parlamento Güçlenecek, Ancak Rusya Parlamenter Cumhuriyet Olmayacak

Federal Meclis'e hitap eden Vladimir Putin, radikal ve yeni bir anayasa reformunu açıkladı. Anayasada Devlet (Federasyon) Konseyi, parlamento ve başbakanın rolünü genişletmeyi hedefliyor.