Cahit Armağan Dilek

Cahit Armağan Dilek

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Enstitü Başkanı

Küresel güçler kendi çıkarlarına uygun bir dünya düzeni yaratmak ve hazırladıkları senaryoyu hayata geçirebilmek için önce bir tehdit yaratmak sonra da o tehdidi bertaraf etmek üzere yerelden küresel ölçeğe değişen ortaklıklar ve ittifaklar teşkil ettiler.

Türkiye'de, iktidarın kurumsal karar sürecini terk edip tek adamın kararlarına dayanan iç ve dış politikaları içeride iç cepheyi dağıttığı gibi dış politikada da ülkeyi açmazlara sürüklediğini görüyoruz.

Çok kritik, hayati, önemli denilen Trump-Erdoğan zirvesini dağ fare doğurdu diye tanımlamak bile mümkün. Fare bile doğurmadı.

Türkiye, Barış Pınarı Harekatını başlattıktan sonra ABD ve Rusya ile mutabakatlar imzaladı. Ama PKK/YPG'nin saldırıları durmuyor.

Cumhuriyet, Osmanlı, Atatürk ve Türk devrimleri tartışmaları Türkiye'yi oyun dışına itiyor. Bu da yeni dünya düzeninde Türkiye'yi söz sahibi değil dizayn edilenler arasına sokuyor.

Trump, SDG/YPG'nin elebaşına methiyeler düzüyor, kahramanlaştırıp meşrulaştırıyor, Vaşington'a davet ediyor.

Türkiye, bir aydır Fırat'ın doğusuyla yatıp kalkıyor. Televizyonlar özellikle Barış Pınarı Harekatının başlamasıyla birlikte neredeyse 24 saat harekata ilişkin programlar yayımlıyor. Tek gündem söz konusu harekat.

Açılım veya müzakere sürecinde terörle mücadeleye verilen ara, terör örgütü PKK'nın Suriye kuzeyinde yeni güvenli sığınak oluşturmasının, örgütün ağırlık merkezinin orada ABD destekli olarak tahkim edilmesinin önünü açtı.

ABD'den 24 saat içerisinde Türkiye'yi hedef alan iki hamle geldi. Hem de 29 Ekim'de, Cumhuriyet Bayramının kutlandığı günde.

Atatürk, Cumhuriyeti neden 29 Ekimde kurulduğunu anlatırken sözü 30 Ekim'e getirir. Atatürk "Mondros 30 Ekim'dir. Cumhuriyet 29 Ekim. İşte bu da bir milletin, mazlum bir milletin ahıdır.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 20-11-2019

Kara Bahar Operasyonunu başladı

Küresel güçler kendi çıkarlarına uygun bir dünya düzeni yaratmak ve hazırladıkları senaryoyu hayata geçirebilmek için önce bir tehdit yaratmak sonra da o tehdidi bertaraf etmek üzere yerelden küresel ölçeğe değişen ortaklıklar ve ittifaklar teşkil ettiler.