Cahit Armağan Dilek

Cahit Armağan Dilek

Türkiye'nin gündemi "bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete" sözünü aratmıyor.

Son üç yıldır olduğu gibi 2020'ye de sınır ötesi askeri operasyonlar gündemiyle giriyoruz. Aslında olay sınır ötesini değil deniz aşırı askeri müdahaleye dönüşüyor. Anladınız. Libya'ya asker gönderilmesine ilişkin tezkereden bahsediyoruz.

Yılın son günü. Adettendir, kişiler kurumlar yılın bir muhasebesini yapar. Yapılan hatalar, alınan kararlar gözden geçirilir.

İktidarın istemediği konuların gündemde öne çıkmasını önlemek için yapay gündem oluşturmada ve çok hayati bir konuyu başka bir iç/dış gündemle örtmede pek bir mahir olduğunu biliyoruz.

Libya ile iki mutabakat muhtırası imzaladık. Deniz yan sınırı mutabakatı önemli bir diplomatik başarıydı. Ama bir kısım uzman, Lozan kadar önemli hatta ikinci Lozan deyip olayı köpürttü ve haddinden fazla anlam verdi.

21-25 Aralık 1963 tarihi, Kıbrıs Türk Milli mücadele tarihinde önemli bir yere sahiptir.

Yıl 2005, aylardan sanırım Ocak ayı idi. Yüksek düzeyli bir ABD heyeti, Genelkurmay'a geldi. Heyet başkanı ABD Avrupa Kuvvetleri (USEUCOM) Komutan Yardımcısı Orgeneral Wald idi.

Görünen köy kılavuz istemez misali bunun böyle olacağı uzun süredir belliydi.

Libya ile imzalanan deniz sınırını belirleyen bir mutabakata ilişkin medyada yer alan  yorumların abartılı olduğunu düşünenlerdenim.

Türkiye'nin dış politikadaki açmazları sürüyor. Bunun temel nedenlerinden biri de iktidarın iç politika odaklı bir dış politika yürütüyor olması.

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Ünal Atabay   - 27-03-2020

İdlib’den Radikal Grupları Tasfiye Etmek

İdlib’in Kara Kedileri İdlib’i elde bulundurmanın veya kaybetmenin;Suriye’nin geleceğine dair söz sahibi olmaya fırsat yaratan yada Suriye sahasında daha önce elde bulundurulan alanların kaybedilmesi olarak bakılmaktadır. Ayrıca Türkiye; İdlib sahasından çıkmanın bedelinin, savaşın/çatışmanın yurt ...