Özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra terörün bir dış politika aracı olarak kullanıldığını çok net olarak görüyoruz.

Pazar akşamı Trump-Erdoğan telefon görüşmesi sonrası Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamayla başlayan Fırat'ın doğusuna operasyon konusuyla ilgili gelişmeler süreci ekonomik kriz günlerindeki borsa işlemleri gibiydi.

ABD ve Türk yetkililerin açıklamalarında anlaşmaya varılmıştır denilse de kamuoyuna sunulan metnin başlığı ortak açıklama olarak geçmektedir. Bu haliyle metni bir anlaşmadan ziyade mutabakat metni olarak görmek gerekir.

27 Ekim 2019 sabahına tüm dünya ABD Başkanı Trump’ın, Beyaz Saray'da yaptığı basın toplantısında IŞİD lideri Bağdadi’nin İdlib'de düzenlenen operasyonda öldürüldüğünü açıklamasıyla uyandı.[i] Akıllara gelen ilk soru Bağdadi’nin etkisiz hale getirilmesiyle IŞİD’in gelecekte ne olacağı idi.

Irak kuzeyinden Türkiye’ye geçiş yolları kısmen kontrol altına alınan PKK terör örgütü terör eylemlerini gerçekleştirmek üzere kendisine yeni yollar, yeni alanlar arıyor.

Ülkemizin 40 yıla yakın bir süredir mücadele ettiği PKK terör örgütü; Türkiye’yi her alanda zayıflatmak, devlet otoritesini zaafa uğratmak, toplumda etnik kökene dayalı zihinsel bölünmeler yaratmak maksadıyla terör faaliyetlerini sürdürüyor.

Hafta içinde yaptığımız Irak ve Suriye Türkmenleri Kongresi ile iki ülkedeki Türkmen kardeşlerimizin liderlerini, sahadan bilgi alan çeşitli akademisyen ve gazeteci arkadaşlarımızı ağırladık. Neler olup-bittiği ile ilgili bilgilerimizi tazeledik, görüş alışverişinde bulunduk. Türkiye’de Türkmen kimliği ve yaşadığı sorunlar ile ilgili önemli bir bilgi açığı var.

“Barış Koridoru” Güvenli Bölgenin Bir Sonucudur

Son haftalarda özellikle 12 Temmuz’da ilk parti S400’lerin Türkiye’ye teslimatından sonra S400’ler gündemden düşerken Suriye kuzeyinde güvenli bölge konusu gündemde zirve yaptı.

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Mehmet Alagöz   - 06-06-2020

“Sağlık Şoku”ndan “Finansal Şoka” Yolculuk (2): Türkiye

Öncelikle Türkiye ekonomisinde herkesin kabul edeceği bazı tespitleri net bir şekilde ortaya koymak gerekmektedir. Türkiye ekonomisinin makro ekonomik göstergeleri 2014 yılından beri istikrarsız bir seyir gösterdiği herkes tarafından kabul edilmektedir.