Ünal Atabay

Ünal Atabay

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Terörizm ve Terörizmle Mücadele Araştırmaları Merkezi Başkanı

 

Bütün dünya 15 Mart 2019 günü; Yeni Zelanda’da Cuma namazı kılmak üzere bir araya gelen cemaate yönelik iki camiye birden yapılan silahlı saldırı olayı ile birlikte irkilmiştir. Saldırı sonucu, 49 kişinin hayatını kaybettiği ve 48 kişinin yaralandığı bu olayı; terörist(ler)in eylem anını sosyal medya üzerinden canlı yayın yapmak suretiyleve canice gerçekleştirdikleri belirlenmiştir.

Bazı çevreler tarafından zaman zaman Büyük Orta Doğu Projesi (BOP) hakkında; “ABD’nin planlarında artık BOP’un olmadığı veya başka bir forma dönüştüğü” şeklinde görüşler ortaya atılsa da, Ortadoğu sahasındaki uygulamalarına baktığımızda söz konusu plan ve niyetlerinden asla vazgeçmedikleri, aksine, planlarını zaman ve mekan değişiklikleriyle örtmeye-gizlemeye çalıştıkları görülmektedir.

Türkiye ile ABD’nin İleri Sürdüğü “Güvenli Bölge” Kavramı Aynı Değil!

ABD Başkanı Donald J. Trump’ın 19 Aralık 2018 tarihinde Suriye sahasından çekileceğini açıklamasını müteakip, bölgeye ilişkin diplomatik temaslar artarak devam ederken, ABD Başkanı;Türkiye-Suriye sınırında ‘güvenli bölge’ tesis edilmesini[[i]] gündeme taşımıştır.

Suriye’den Çekilme, ABD’nin‘Ulusal Savunma Stratejisi’nin Gereği

ABD Başkanı Donald J.Trump’ın 19 Aralık 2018 tarihinde sürpriz bir şekilde Suriye’den çekileceğini açıklamasıyla birlikte[[i]], başta Rusya olmak üzere bir kısım AB ülkeleri ve bölge ülkeleri;çekilmenin arka planınına ilişkin tereddütleriyle birlikte bir çokdefa açıklamalarda bulunmuşlar ve diplomatik temaslarını artırmışlardır.

ABD’nin Çekilmesi, ‘Yeni Bir Güvenlik Mimarisinin’ Habercisi mi?

Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna harekât yapacağı beklentisi devam ederken, ABD, sürpriz bir hamleyle; “ABD askerlerinin Suriye’den çekileceğini”[[i]]açıklaması, dünyadaki ve özellikle Ortadoğu bölgesindeki ülkelerin, ‘bu olayın kendi güvenliklerini ne kadar etkileyebileceği ve izlenmesi gereken stratejinin ne olması gerektiği’ üzerinde düşünmeye sevk etmiştir.

Sincar ve Karacak Dağları, Suriye Harekât Alanı ile Birlikte Mütalaa Edilmeli

Fırat’ın doğusuna yönelik operasyon yapılacağı, Cumhurbaşkanı tarafından 12 Aralık 2018’de kamuoyuna açıklanmasını müteakip, gözler Suriye’nin kuzeyine dönmüşken, Irak’ın derinliğinde bulunan Sincar ve Karacak dağlarına sürpriz bir şekilde hava harekâtı düzenlenmesi,yapılacak harekâtın etki ve ilgi sahasının geniş bir yelpazeyi kapsayacağını akıllara getirmiştir.

Diplomatik Girişimler Sonuçsuz Kalmış,Bıçak Kemiğe Dayanmıştır

PKK terör örgütünün kurulduğundan beri, Irak’ın kuzeyinde Türkiye için var olan terör tehdidi, Suriye iç savaşı ile birlikte Kuzey Suriye’de terör örgütünün gelişmesi ve bu örgütün ABD başta olmak üzere koalisyon güçlerince desteklenmesi sonrasında, Suriye üzerinden güney sınırlarımızıda tehdit eder hale gelmiştir.

ABD ve Koalisyon Ortakları, Suriye’de Hiç Bir Zaman Samimi Olmamışlardır 

Türkiye, Suriye iç savaşının başlangıcından itibaren; Suriye’nin kuzeyinde gelişen tehditlere karşı gerek askeri ve siyasi alanda, gerekse uluslararası alanda alınması gereken tedbirlere ilişkin olarak,çok sayıda girişimlerde bulunmuş ve bu kapsamda; Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekâtı ile İdlib bölgesinde silahsızlandırma faaliyeti çerçevesinde gözlem noktaları tesis etmiştir.

Terör örgütü PKK’nın İran kolu olan PJAK(Kürdistan Özgür Yaşam Partisi)[[i]] ile İran Ordusu arasında; bir birlerine karşı silahlı mukabelede bulunmayacaklarına dair aşağıda sunulan gizli bir anlaşma belgesi ortaya çıkmıştır.[[ii]]

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 18-03-2019

18 Mart; Unutulan Deniz Zaferi ve Mavi Vatan

18 Mart… Topraklarımızı işgal edip paylaşmak üzere üşüşen yedi düvelin emperyalist güçlerin Çanakkale’nin geçilemeyeceğini anladıkları Çanakkale Deniz Zaferinin yıl dönümü. Bu yıl 104. yılını kutluyoruz diyeceğim ama ne kadar kutluyoruz, deniz zaferinin ne kadar fark...