Yağız Aksakaloğlu

Yağız Aksakaloğlu

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Teostrateji Araştırmaları Merkezi Başkanı

“Gerçek, yalanlardan ve sevgi, korkulardan daha güçlüdür. Eğer dini bir örgüte dâhilseniz unutmayınız ki Allah, bizlere özgür iradelerimizi verdi. Bu yüzden hiçbir ruhani yapının bu özgürlüğümüzü elimizden alması, bizleri aldatması ya da zihinlerimizi kontrol etmesi kabul edilemez.” 

M. Ali Birand’ın “Emret Komutanım” başlıklı kitabı,[1] 1986 yılının Ekim ayında Milliyet Yayınlarından çıkmış.

FETÖ mensupları mağduriyet psikolojisi[1] yaratarak FETÖ ile mücadeleyi etkisiz hale getirmeye çabalıyorlar. Bu Fetullahçıların timsah gözyaşlarına ve yalanlarına kanmadan önce “FETÖ’nün adalet anlayışı nasıldı?” hatırlamakta fayda var.

Fasıldan Fasıla kitabında Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşışöyle diyor:[1]

 

Ulusal güvenliğimiz açısından şimdiye dek karşılaşmadığımız kadar tehlikeli seviyede bir kült örgüt[1] olarak Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) terör, casusluk[2] ile kadın pazarlama,[3] uyuşturucu satma,[4] soru çalma,[5] gasp, şantaj, kundakçılık ve hırsızlık gibi diğer suç işleme amaçlı organize olan birçok şebekesi mevcuttur.

FETÖ, algı yönetimi alanında profesyonel bir örgüt olarak karşımıza çıkıyor.

Ülkemizde FETÖ ve benzeri kült örgütler faaliyetlerini sürdürüyor. Onları sadece delilikle suçlayabilir miyiz? Yoksa bu durumun altında yatan mesajları, şifreleri mi incelemeliyiz?

İncelediğimiz “On Using the Term Cult”[1] başlıklı makale, ilk olarak 1990’ların sonunda internete koyulmuş ve daha sonrasında üzerinde bazı değişiklikler yapılarak ICSA Today dergisinde 2015 yılında yayımlanmıştır. 

Tehlikeli bir demagog hakkındaki uyarıları görmezden gelmek, ölümcül sonuçlar doğurabilir.

Günlük siyasi söz dalaşları arasında, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) bütün korkunç yanlarını ve yakın gelecekte ortaya çıkması muhtemel tehditlerini gözden kaçırıyoruz. Bu karmaşada, FETÖ meselesini sadece bir iktidar savaşı olarak anlamlandırmak, meselenin Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milleti açısından bir var olma mücadelesi olduğu gerçeğini göz ardı ediyor.

Şantaj; hukuki olarak bir suç, süreç olarak bir sanat, devletlerden küçük çocuklara kadar kullanılabilecek bir güç ya da tamamen bir bilgi alışverişi olarak ticaret konusu olabilmektedir. 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 22-11-2019

RUMLAR ASKERİLEŞMEDE DÜNYADA İLK 10'DA

KKTC'de, Meclis'in çoğunluğu ve hükümet, Kıbrıs sorununun çözümünde Cumhurbaşkanı Akıncı'dan neredeyse taban tabana zıt bir çözümü savunuyor.