Geçtiğimiz 5/6 Şubat tarihlerinde Yunanistan Başbakanı “Alexis Cipras” Türkiye ziyareti yaptı. Bu ziyaret ile birlikte 1971’den itibaren kapalı olan “Heybeliada Ruhban Okulu” hakkında tüm medya kanallarında haberler yapıldı.

Çipras kendisi ve ülkesi açısından başarılı bir Türkiye ziyareti yaptı. Kendisi açısından da çok kolay bir ziyaret oldu. Hiçbir engelle, protestoyla, soruyla karşılaşmadı. Hiçbir söz vermedi, vaatte bulunmadı ama çok söz aldı. Barış meleği gibi muamele gördü.

Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras’ın 5-6 Şubat tarihlerinde Türkiye'ye gerçekleştireceği ziyareti, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Balkanlar ve Kıbrıs Araştırmaları Merkezi Başkanı Gözde Kılıç Yaşın, Sputnik’e değerlendirdi.

Yunanistan, anayasasında değişikliklere gitme girişiminde ve değişikliğin en çarpıcı yanı din ve devlet işlerini birbirinden kesin çizgilerle ayırmak olacak.

Türkiye, Kıta Sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) gibi deniz yetki alanlarını belirleme konusunda geç kalıyor.

Birinci Dünya Savaşı sonrası başlayan sorunlar, 1950’lerin ortalarından itibaren Türk-Yunan sorunları olarak gündeme oturmuştur.

Ege Adalarının hukuki statüsü, 30 Mayıs 1913 Londra Antlaşması, 14 Kasım 1913 Atina Antlaşması, 13 Şubat 1914’de Yunan Hükümetine tebliğ edilen Altı Büyük Devlet Kararı,  24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması, 04 Ocak 1932 Türk İtalyan Sözleşmesi, 1936 Montrö Sözleşmesi ve 1947 Paris Antlaşması olmak üzere toplam yedi antlaşma ve sözleşme ile belirlenmiştir.

Yabancı bir anket kuruluşu (Public Issue) tarafından yakın zamanda yapılan anketin sonuçlarına göre Yunan halkının yüzde 44'ü Türkiye'yle savaş ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüyor, yüzde 52’si ise savaşı olası görmüyor.

Ege Denizi’nde antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmeyen ada, adacık ve kayalıklar üzerinde Türkiye’nin iddia ettiği hakları hukuken doğrudur.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Deniz Berktay   - 13-10-2021

Fener Patrikhanesi ve Asimilasyon

Dünyanın pek çok yerinde, dinle siyaset, iç içe geçmiş durumda. Hıristiyanlığın Ortodoksluk mezhebi de, siyasetin yoğun müdahalesine maruz kalmakta.