Son birkaç gündür Irak’ın orta ve güney şehirlerinde bilançosu çok ağır gösteriler düzenlenmektedir.

Dış politikada hayra alamet olmayan adeta fırtına öncesi bir sessizlik var.

Bunun bir nedeni Türkiye’nin içe gömülmesi, 31 Mart’taki yerel seçimlere odaklanması. Önceki günkü yazımızda da söylediğimiz gibi iktidar sanal beka sorunu gibi, terör ittifakı gibi söylemlerle genel seçim havasında süreci götürse de dış politikadaki sorunların yakınından uzağından geçmeyen hamasi söylemleri seçim meydanlarında sıklıkla kullanıyor.

2018 yılı Dünya Ekonomik Forumu akabinde artık geleneksel bir hal alan Dünya Küresel Riskler Raporunun 13. sü “Dünya Küresel Riskler Raporu 2018” yayınlanmıştır.

Göç konusu ve buna bağlı olarak sığınmacı, mülteci, geçici koruma kavramları, günümüzde kaynak, transit ve hedef ülkelerin kolluk, sınır güvenliği ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra bu konu ile ilgili sivil toplum örgütlerinin de dâhil olduğu birçok kurumun ilgi alanına girmektedir.

Türk milletinin Anadolu’daki milli kimlik, kültür ve egemenliğine yönelik en büyük dördüncü tehdit, modern bir kavimler göçü şeklinde 2011-2019 arasında ülkemize gelen kayıtlı-kayıtsız 5.3 milyon Suriyeli sığınmacıdan kaynaklanmaktadır.

Göç ve göçmen konusu üzerinde halen, uluslararası ve ulusal anlamda sözleşmelerde yapılan tanımlar dışında, herkesin üzerinde mutabık kaldığı bir kavramsal tanım bulunmamakta birlikte, bu durumun temel sebebinin, hem göçmenlerin hem de mültecilerin aynı güzergâhları kullanarak göç hareketlerini sürdürmesi, hem de ülkelerin kendi ulusal çıkarları açısından kendilerine göre yorumlamak istemelerinden kaynaklı olduğu değerlendirilmektedir.

Türkiye’nin şuan içinde bulunduğu durum veya sorunları sadece ekonomik değildir.

Suriye'deki iç savaş Mart 2011'de başladı, günbegün savaşan aktörler sayısı arttı.

2011 yılı Mart ayında ülkemize giriş yapmış olan Suriyeli sığınmacılar elimizdeki 2012 Kasım ayı verisine göre sayıları 8 bin kişiye tekabül etmektedir.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Rubil Gökdemir   - 10-12-2019

TÜRK EKONOMİSİNİN SON 17 YILLIK BÜYÜMESİNİ, YARATTIĞI "İSTİHDAM" VE ÜRETTİĞİ "VERGİLERE" GÖRE ÖLÇMEK !

Bir ekonominin büyüklüğünün rakamsal ifadesi olan GSYH, "gayri safi yurt içi hasıla" kelimelerinin kısaltılmış şeklidir.