Afganistan’da barışın temini amacıyla, geçtiğimiz yaz ABD hükümet temsilcileri ve Taliban mensupları Katar’da görüşmelere başladı. Ocak ayında gerçekleştirilen görüşme turunda tarafların ilke olarak iki konu üzerinde anlaştığı belirtiliyor. Birincisi ABD’nin askerlerini Afganistan’dan çekmesi; ikincisi ise Taliban’ın, Afganistan topraklarının uluslararası terörist gruplar tarafından kullanılmayacağı hususunda söz vermesi.  ABD askerlerinin Afganistan’dan çekilme takvimi henüz belli değil; Taliban’ın da ABD’ye verdiği söze ne kadar bağlı kalacağı!

Beka, kelime anlamı itibarı ile ‘var olmak’, ‘yaşamını devam ettirebilmek’ anlamında kullanılan bir kabiliyettir. Bir ülkenin bekasına yönelik bir tehdit denildiğinde genellikle topraklarının tamamının veya bir kısmına yönelik tehlikenin varlığı ve egemenlik sorunları anlaşılır.

Dış politikada hayra alamet olmayan adeta fırtına öncesi bir sessizlik var.

Bunun bir nedeni Türkiye’nin içe gömülmesi, 31 Mart’taki yerel seçimlere odaklanması. Önceki günkü yazımızda da söylediğimiz gibi iktidar sanal beka sorunu gibi, terör ittifakı gibi söylemlerle genel seçim havasında süreci götürse de dış politikadaki sorunların yakınından uzağından geçmeyen hamasi söylemleri seçim meydanlarında sıklıkla kullanıyor.

Türkiye 2018 yılı dış ticaretinin % 89’nu deniz yoluyla, ihracatının %39,2’sini, ithalatının %28,8’ini Akdeniz, ihracatının %20’sini ve ithalatının %18’inin Adalar Denizi (Ege Denizi) yoluyla  gerçekleştirdiği, 1980 yılında 22,9 milyon ton olan deniz dış ticaret yükünün 2016’da 311,6 milyon tona yükseldiği, yılda yaklaşık 40.000 geminin İstanbul Boğazı’ndan geçtiği, Akdeniz’de her gün 4.000 adet geminin dolaştığı ve deniz ticaretinin %30’unun bu denizden yapıldığı denizlerimizle acaba ne kadar ilgiliyiz?

20'inci yüzyıl irili, ufaklı pek çok savaşın yanında 2 büyük dünya savaşının yer aldığı bir yüzyıl oldu. Tarihin gördüğü en korkunç —ölümleri en fazla arttıran— savaş araçları da bu yüzyılda geliştirildi. Tanklar, Savaş Uçakları, Napalm gibi araçlar ve tabi ki Nükleer Bombalar.

Çanakkale Savaşı, Türk askeri havacılık tarihi için oldukça önemli bir dönüm noktasını oluşturmuştur. Bu dönemde, Türk havacılığı henüz emekleme dönemindedir. Türk Milleti, bu savaşta tayyarenin bir savaş aleti olarak gelecek dönemler için ne kadar önemli olduğunu anlamıştır. Çanakkale Savaşı'nda, daha çok Deniz ve Kara harekâtı sürmüş olmasına rağmen, Hava harekâtının göz ardı edilemeyecek başarısına sahne olmuştur. Hava harekâtı, deniz ve kara savaşları öncesinden başlamıştır.

Hafta içinde yaptığımız Irak ve Suriye Türkmenleri Kongresi ile iki ülkedeki Türkmen kardeşlerimizin liderlerini, sahadan bilgi alan çeşitli akademisyen ve gazeteci arkadaşlarımızı ağırladık. Neler olup-bittiği ile ilgili bilgilerimizi tazeledik, görüş alışverişinde bulunduk. Türkiye’de Türkmen kimliği ve yaşadığı sorunlar ile ilgili önemli bir bilgi açığı var.

Sonunda söyleyeceğimiz baştan söyleyelim. Türk medyasında yazılıp çizildiği gibi, uzman yorumcuların ballandıra ballandıra anlattığının aksine Soçi’de ne başarı var ne de kısa vadede çözüm umudu. 

SDG’nin sözde komutanı Mazlum Kobani ABD'ye IŞİD örgütü ile savaşa yardım etmek için Suriye'de uluslararası güçlerden 1000-1500 asker bırakması çağrısında bulundu. 

Kaynaklar, batı Hama kırsalında Masyaf bölgesindeki Rus S-300 hava savunma füzeler sisteminin aktif ve fırlatma pozisyonunda olduğunu vurguladı.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Muhittin Ziya Gözler   - 25-03-2019

DENİZLERİMİZE NE KADAR HÂKİMİZ?

Türkiye 2018 yılı dış ticaretinin % 89’nu deniz yoluyla, ihracatının %39,2’sini, ithalatının %28,8’ini Akdeniz, ihracatının %20’sini ve ithalatının %18’inin Adalar Denizi (Ege Denizi) yoluyla  gerçekleştirdiği, 1980 yılında 22,9 milyon ton olan deniz dış ticaret yükü...