ABD ve Türk yetkililerin açıklamalarında anlaşmaya varılmıştır denilse de kamuoyuna sunulan metnin başlığı ortak açıklama olarak geçmektedir. Bu haliyle metni bir anlaşmadan ziyade mutabakat metni olarak görmek gerekir.

2019 Türk Ulusu’nun Mustafa Kemal’in liderliğinde Kuvayı Milliye ruhuyla zafere ulaştırdığı İstiklal Savaşın başlangıcının yani 1919’un 100. yılıdır. Ülkemizin içinde bulunduğu durum da dikkate alınarak Kuvayı Milliye ruhunun yeniden hatırlanmasına, incelenmesine ve canlandırılmasına duyulan ihtiyaç üzerine bu yazı kaleme alınmıştır.

Osmanlı’da Yeniçeri ’den sonra kurulan düzenli ordularda 1843’de oniki yıllık mecburi askerlik süresi getirilmiştir. 1846’da mecburi askerliğe seçilenler kura ile belirlenmeye başlanmıştır.İşte bu kura sistemiyle Bedelli anlayışı da askerlik hayatımıza girmiştir. Kurada ismi çıkan kişinin, kendi yerine “bedel-i şahsi” adıyla bir başkasını askere göndermesi mümkün olduğu gibi, 50 altın“bedel-i nakdi” ödemek suretiyle askerlik vazifesini bedeli karşılığı yerine getirmesi de mümkün kılınmıştır. 1914’de kaldırılan bedelli uygulaması 1987 yılında Turgut Özal tarafından başlatılmıştır. 16 Şubat 2019 günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tarafından bedelli askerlik uygulamasının kalıcı hale getirileceği açıklanmıştır. Artık her aileden bir asker konsepti tarihe karışmıştır.

Yazının devamı için PDF Dosyayı İndiriniz

Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK, Nutuk’ta; “1919 yılı Mayıs’ının 19'ncu günü Samsun'a çıktım.” diyerek Milli Mücadele’yi anlatmaya başlamıştır. “Osmanlı ülkeleri bütün bütüne parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türk’ün barındığı bir ata yurdu kalmıştı. Baylar, bu durum karşısında bir tek karar vardı. O da ulus egemenliğine dayanan tam bağımsız yeni bir Türk Devleti kurmak. İşte, daha İstanbul’dan çıkmadan önce düşündüğümüz ve Samsun’a Anadolu topraklarına ayak basar basmaz uygulamaya başladığımız karar, bu karar olmuştur”. 19 Mayıs 1919 Samsun’a çıkış; bu kararın, Türk Bağımsızlık Savaşı'nın örgütlenme sürecinin ve Milli Mücadele Hareketi'nin başlangıç günüdür.

Ebu Gureyb Hapishanesinde Amerikalı askerlerin Iraklı mahkûmlara uyguladıkları işkenceler, ABD destekli FETÖ’nün askeri okullarda kendilerinden olmayan öğrencilere uyguladıkları işkencelerle örtüşüyor.

BP 2018 Haziran ayı raporunda 2017 yılı sonu verilerine göre dünyada üretilen petrol miktarı 4.387,1 milyar ton, üretilen doğalgaz miktarı 3.680,4 trilyon m3’tür. LNG miktarı da 393,4 milyar molarak gerçekleşmiştir.

2007 sonrasında başlayan açılım politikalarının Türkiye'yi getirdiği nokta, Ocak 2013'te başlayan sözde çözüm süreci gerçekte büyük bir yıkım süreci olan PKK terör örgütüyle müzakereler olmuştu.

Türkiye’nin çevresinde çok tehlikeli gelişmeler yaşanıyor. Çok klasik olacak ama Türkiye’yi ateş çemberinin merkezinde bırakacak kriz, çatışmalar alevlendiriliyor. Ama Türkiye’yi yönetenler ya gelişmeleri izleyemiyor ve kavrayamıyor, ya olayların ne kadar tehlikeli bir yöne ve şekle evrilebileceğini öngöremiyor ya da olup biteni kabullendiler.

Sonunda söyleyeceğimiz baştan söyleyelim. Türk medyasında yazılıp çizildiği gibi, uzman yorumcuların ballandıra ballandıra anlattığının aksine Soçi’de ne başarı var ne de kısa vadede çözüm umudu. 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Ümit Özdağ   - 21-11-2019

Süleyman Soylu’ya Sorular

Türk milletinin Anadolu’daki milli kimlik, kültür ve egemenliğine yönelik en büyük dördüncü tehdit, modern bir kavimler göçü şeklinde 2011-2019 arasında ülkemize gelen kayıtlı-kayıtsız 5.3 milyon Suriyeli sığınmacıdan kaynaklanmaktadır.