Bu sayfayı yazdır

ABD’nin Suriye’deki Varlığı, İran’ın Şİİ Hilali Güzergahını Değiştirmesine Neden Oldu.

Yazan  30 Mayıs 2017

Irak’ın Musul, Suriye’nin Halep kentleri, İran için tarihi rüyasını gerçekleştirecek güzergahların üzerinde bulunmaktadır. Çünkü İran bu şehirler üzerinden Akdeniz’e ulaşmanın peşinde. Ancak Suriye’nin kuzeyindeki ABD askerlerinin varlığından ötürü İran’ın bu güzergahı değiştirdiği ifade edilmektedir. Konu ile ilgili olarak The Guardian gazetesinde yer alan bir habere göre ABD askerlerinin bölgedeki etkinliği İran’ın Akdeniz’e ulaşmak için amaçladığı koridor politikası önünde büyük engel teşkil etmekte ve bu sebeple İran’ın oluşturmaya çalıştığı koridorun güzergahını değiştirmesine yol açtı. Terör örgütü İŞİD ile mücadele çerçevesinde bölgede bulunan ABD kuvvetlerinden etkilenmemesi için yeni koridor 226 kilometre güneye çekildi. Yeni koridor Kürtlerin yoğun nüfuslu bölgelerden hali hazırda İŞİD’in kontrolünde bulunan Meyadin kasabasına çekildi. Bu değişiklik, İran Devrim Muhafızları Kudüs Özel Kuvvetler Komutanı Tümgeneral Kasım Suleymani ve Irak'taki Haşdi Şabi lideri Haydar el-Ameri tarafından önerildi ve Şii hakim güçleri Irak'ın Baas kentine yaklaştı. Ancak proje şekillendikçe, Suriye'de yaşanan gelişmeler, böyle bir koridorun oluşmasını engelleyecek bir boyut kazandı. ABD'nin Suriye'nin kuzeydoğusundaki askeri birikimi Bağdat ve Tahran'daki yetkilileri alarma geçirdi. Iraklı bazı kaynakların aktardığına göre İranlı liderler, ABD’nin bölgedeki varlığının hedeflenen Şii koridoru önünde engel yaratmaması için çözüm yolları arıyor. Iraklı bir yetkili, İran’ın, söz konusu koridoru, olabildiğince çabuk tamamlayabilmek için ellerinden geleni yaptıklarını söyledi. Yetkili İran’ın, bu amacına en kısa zamanda ulaşabilmek için önce Suriye sınırında bulunan Irak’ın Bağac ilçesini hızla kontrole almak ve ABD’den önce hareket ederek Meyadin ve Deyrezzor’dan terör örgütü İŞİD’i çıkarmayı hedeflediğini bildirdi. Bu açıdan Bağac ilçesinin, Irak’ta İŞİD’in en çok direneceği kent olması bekleniyor. İran’ın hedefindeki ikinci kent ise Bağac’ın yakınında bulunan Telafer kenti. İran güdümündeki Şii milisler, kentin üç kilometre yakında konuşlanmış durumda. Gözlemciler İŞİD’in, ABD 14 yıl önceki Körfez Savaşı sürecinde karargah olarak kullandığı Bağac kentini savunmak için şiddetli bir mücadele verdiğini belirtiyorlar. Zira; Bağac’ın alınması IŞİD’in Irak’taki varlığının da sonu anlamına gelmektedir. IŞİD’in Irak’taki varlığının sona yaklaşmasıyla birlikte ABD, bunu bir fırsat bilerek Suriye’de örgüte yönelik geniş kapsamlı operasyon başlaması için düğmeye bastı ve Rakka ile Deyrezzor gibi kentleri hedefine aldı. ABD bu kentleri kurtarmak için Kürt guruplara destek vermeye başladı ve Demokratik Suriye Güçlerini (DSG) donatarak gerekli yetiye ulaştırmak için adım attı. Ancak ABD’nin bu planının önünde de bir engel var ve bu engel Türkiye faktörü. Türkiye, ABD ve DSG ittifakından rahatsız olduğunu açıkça belirtiyor. Politik çakışmalar, Suriye'deki savaşı daha da karmaşık hale getirdi ve İran'ın garanti gözüyle baktığı en önemli ve uzun vadeli hedeflerinden birini değiştirmesine yol açtı. Eski koridor, Suriye'de, İran sınırından Diyala Kentine bağlı Celevla'ya, oradan da Musul'un güneyinden Şergat ilçesine ve daha sonra kuzeyde Telafer’i geçecek şekilde belirlenmişti. Ancak İran'ın oluşturmak istediği Şii koridorunun şu anki yeni güzergahı biraz daha batıya çekilmesine rağmen Şengal sınırlarındaki bazı bölgeleri kapsamaya devam ediyor. Çünkü bu bölgede PKK ve Haşdi Şabi güçlerinin varlığı bu hedefi kolaylaştıran unsurlar. Buradaki Şii milisler İran'ın talimatına göre yönlendirildi ve yeni koridorun oluşması için kullanılmaya başlandı. Türkiye ile çatışma halindeki PKK'nin buradaki gücüne de yeni hedefe ulaşmak için bir rol verildi. Iraklı yetkililer, yeni oluşturulan güzergahın, Suriye’nin Deyrezzor vilayetinden Şuhne kentine, daha sonra Palmira’ya ve son olarak Şam’dan Lübnan sınırına uzadığını belirtiyorlar. Bunun için bölgede etkin bir güç konumundaki Hizbullah desteklenecek ve demografik takaslar zorlanacak. Bu şekilde de Suriye’nin Lazkiye kentine de ulaşılacak ve buradan Akdeniz’e giden yol açılmış olacak. Bu son adımla da İran, kullanmaya mahkum olduğu ve sürekli gözetleyerek baskı altında tutulduğu Arap Körfezi ya da kendi deyişleriyle Fars Körfezi’ne alternatif bir tedarik hattı kurmuş olacak. http://www.kurdistan24.net/news/b1f56d4c-a46d-4c86-a953-b59f1a0a4ff7

Yücel Tünel

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı