Bilindiği üzere ABD’nin Orta Doğu’ya yönelik dış politikası 9 Eylül saldırıları sonrası başka bir boyut kazanmıştır.

2011’de Suriye’de başlayan ve AKP Hükümetleri tarafından Beşar Esad rejimini devirerek Müslüman Kardeşleri iktidara getirmek için kışkırtılan Suriye iç savaşından Suriye’den sonra en zararlı çıkan ülke Türkiye olmuştur.

İdlib Sorunsalı

Ara 08, 2019

İdlib bölgesi Fırat Nehri batısında kalan en problemli ve karmaşık sahalardan birisi olma özelliğini koruyor. Bölgede çok sayıda silahlı grubun mevcut olması, İdlib’deki gözlem noktalarımızın yarattığı hassasiyet, HTŞ’nin sene başından itibaren beklenenin aksine alan genişletmesi, Suriye Rejiminin bölgede sürdürdüğü topçu atışları ve hava harekâtları, muhalif grupların rejime ait üs bölgeleri ve Rus askeri üslerine saldırı düzenlemesi, bölgede yaşayan sivillerin kuzeye yani Türkiye sınırına doğru hareketlenmesi gibi hususlar İdlib sorunsalının uzun bir süre daha devam edeceğine işaret ediyor.

İç politikada zorda olan Trump, kişisel açmazdan kurtulmak için dünya gündeminin en üst sırasındaki Suriye konusunu da kullanıyor. Ama görünen o ki, bunu yaparken de Türkiye'yi de kullanıyor.

HTŞ Salı günü, Hama ve İdlip'teki bölgelerin hedef alınmasına yanıt olarak Esad güçlerinin mevzilerine topçu bombardımanı düzenlemeye başlayarak yeni bir askeri stratejiyi duyurdu.

Vladimir Muhin Nezavisimaya Gazeta'da Cumhurbaşkanı Esad'ın Tahran'a ziyaretinin boyutları hakkında yazdı.

İdlib ve çevresinde çatışmalar yoğunlaşıyor. İdlib güneyinde kuzey Hama kırsalındaki  'Tel bazam' da Esad güçleri kaynaklı roketlerin Morek'teki Türk gözlem noktasının 200-500 metre yakınına düştüğü bildiriliyor.

Irak ve İran Genelkurmay başkanları Suriye rejimi Genelkurmay başkanı ile üçlü toplantı yapmak için bugün (Pazar) Suriye'nin başkenti Şam'a gittiler. 

'svpressa.ru' gazetesi, Rusya’nın Türkiye ile işbirliği içinde İdlib dosyasını barışçıl bir şekilde çözmeye çalıştığını, askeri bir çözümü istemediğini, ancak Suriye rejimine bölgeyi bombalamasına izin verdiğini, zira Esad'ın destekçilerinin önünde güçlü bir şekilde görünmeye ihtiyaç duyduğunu belirtti.

Kremlin sözcüsü Perşembe günü düzenlediği basın toplantısı sırasında gazetecilerin Putin'in iki gün önce Esad'a yönelttiği mektubun içeriği hakkındaki sorulara yanıt vermekten kaçındı. Kremlin mektubun Suriye'de siyasi çözüm ve ikili ilişkilere değindiğine işaret etmekle yetindi.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 04-12-2019

Doğu Akdeniz, Libya, Suriye, Fransa ve NATO

Recep Tayyip Erdoğan Başbakan iken, 28 Şubat 2011'de ''NATO Libya'ya müdahale etmeli midir? Böyle bir saçmalık olur mu yahu?