Amerikan Ordusu'nun Afganistan'daki Etkisizliği

Yazan  09 Eylül 2009
ABD’nin El Kaide’ye ve Taliban’a karşı hızlı bir tepki olarak, örgütün yuvalandığı Afganistan’da giriştiği savaş 2001’den beri sürmektedir.

2008'den başlayarak hızla tırmanan olaylar ve bunu izleyen 2009 Haziran'ındaki Amerikan komutanının değişmesiyle gelen strateji değişikliği, Taliban'ın şu ana kadar etkili olduğunu göstermektedir. Afganistan'daki savaşta zorlanması, artan kayıplar ve savaşa kamuoyu desteğinin azalmasıyla birlikte, Amerikan Ordusu'nun yanında bölgeye yönelik Amerikan politikaları da hızla yıpranmaktadır. Düşük yoğunluklu çatışma halinin hâkim olduğu ülkede, ABD ve NATO kuvvetlerinin başını çektikleri ISAF'ın güvenliği sağlama çalışmaları gitgide zorlaşırken, ülkede güvenliğin sağlanamaması Taliban'ın gelecekte ülkeye tekrar hâkim olma ihtimali artmaktadır.

Koalisyon Güçleri Ve Kayıplar

Afganistan'daki Amerikan askeri sayısı Ağustos 2009'da 62.000'i geçmiş olup,[2] yılsonunda 68.000'e varacaktır.[3] Afganistan'daki Amerikan Ordusu'nun komutanı General Stanley McChrystall'in ihtiyaç duyduğu asker sayısı ise 80.000'dir.[4] 2009 Mart'ında 17.000 Amerikan askeri daha bölgeye varacaktır ve ayrıca 4000 Amerikan askeri de Afgan Ordusu'na askerî eğitim vermek için Afganistan'a gönderilmektedir.[5] İngiliz askerlerinin sayısı ise 9000 olup, çoğu NATO olmak üzere diğer 40 ülkeden 26.000 kadar asker mevcuttur.[6] ISAF bünyesinde düzenlenen harekâtların % 90'ına dâhil edilen[7] Afgan Ulusal Ordusu'nun asker sayısı da yaklaşık 92.000 kadardır.[8] Afgan Polisi'nin toplam sayısı ise 80.000'dir.[9]

Artmakta olan kayıplar, Afganistan'da savaşan güçlerin ortak kaygısı olmuştur. 6000'in üzerine çıkan ISAF ve Afgan kuvvetlerinin toplam ölü sayısı % 3'ü aşarak ciddi bir orana ulaşmıştır.[10] Asker sayısı yeni Amerikan ve Afgan askerlerinin katılımlarıyla artırılsa da, eski yıllara göre olay sayısında ve kayıp artışında olan patlama önlenememektedir. 2007 boyunca 1702 çatışma yaşanırken, 2008 Ekim sonuna kadar yaşanan çarpışma sayısı artarak 2194 olmuştur. 2007'nin ilk on ayı ile 2008'in aynı dönemi arasındaki artış oranı % 29'dur.[11] 2008'de yaşanan 3,276 IED (Geliştirilmiş Patlayıcı Cihaz) saldırısıyla bir önceki yıla göre gerçekleşen artış ise % 45'tir.

Yıllara Göre Afganistan'da Ölen Asker Sayısı[12]

YIL

AMERİKAN

İNGİLİZ

DİĞER

TOPLAM

2001

12

0

0

12

2002

49

3

17

69

2003

48

0

9

57

2004

52

1

6

59

2005

99

1

31

131

2006

98

39

54

191

2007

117

42

73

232

2008

155

51

88

294

2009

186

75

59

320

Toplam

816

212

337

1365

2008 Nisan'ından itibaren tırmanışa geçen olaylarla birlikte Amerikan ve NATO güçlerinin kayıp sayılarındaki artış daha da göze çarpmaktadır. Afganistan'da bugüne kadar Amerikan askerlerinin toplam kayıpları 4615 olmuştur.[13] Bu kayıplara ağır zayiat verdikleri söylenen Amerikan Özel Kuvvetleri mensupları olan Yeşil Bereliler dâhil değildir. 2007 yılındaki kayıp sayıları; Taliban 6218 ölü, 452 yaralı; NATO güçleri 249 ölü, 210 yaralı; Afgan Ulusal Ordusu 249 ölü, 217 yaralı ve Afgan Polisi ise 780 ölü, 602 yaralı şeklindedir.[14] Burada Taliban ile Koalisyon arasındaki kayıp oranları, ölü sayılarına göre 4,87:1 iken, ölü ve yaralı toplamına göre 2,89:1 şeklindedir.

Bu oranlara göre Taliban'ın yaralı sayısının daha az olmasını birkaç şekilde değerlendirebiliriz. Öncelikle, Taliban ölüm kalım savaşı vermekte olup, fanatik saldırı ve direniş yapan militanlar karşılaşmalarda genellikle ölene kadar savaşmaktadırlar. İkincisi kaçma ve tedavi olanakları fazla değildir. Bir diğeri ise, Amerikan ateşgücünün etkisi olup, ağır bombardımanlarda genellikle öldürülmektedirler. Başka bir husus ise gerilla savaşının önemli bir parçası olan, ölülerin saklanmasıdır. Ancak Amerikan birlikleriyle giriştikleri çarpışmalarda çoğu öldürülen Taliban güçlerinin bunu yapabilmeleri zor gözükmektedir.

Amerikan Ordusu'nun üstün ateşgücü göz önünde bulundurulduğunda, Taliban güçlerinin daha ağır kayıplar verdiği düşünülebilir. Ancak bir savaşın genelinde önemli olan kayıp sayısı değil, sonuca ulaşmaktır. 2001'den bu yana Afganistan Savaşı'nın gelişimi incelendiğinde, Amerikalıların hala kazanamadıkları bir savaş içinde oldukları açıkça görülmektedir. Bununla birlikte Amerikan Ordusu'ndaki askerlerin çoğunun destek birimlerinde istihdam edildiklerini ve en çok kaybı muharip birimlerin verdiğini düşünürsek, muhariplerin kayıp oranlarının oldukça yüksek olduğunu görebiliriz. Amerikan savaş sisteminin bir parçası olan bu durum, Amerikan Ordusu'nun İkinci Dünya Savaşı'ndan başlayarak katıldığı bütün savaşlarda göze çarpmaktadır. İkinci Dünya Savaşı'nda muharip olmayanların oranı % 61 iken, Vietnam Savaşı'nın en yoğun olduğu 1968'de 543.000'e yükselen Amerikan ordu mevcudun % 88'i destek ya da idari elemandı.[15]

Böyle bir istatistik bilgisine sahip bir piyadenin savaşma istekliğinin düşük olması olağandır. Artmakta olan olay sayısına paralel olarak harekât ve devriyeler haricinde daha çok üslerine kapandıklarını varsayarsak, Amerikan askerlerinin psikolojisinin bozulduğunu düşünebiliriz. Bu durum kamplardaki suç oranlarını ve saldırı ihtimallerine karşı endişeli ve tepkili davranışları artıran bir etmendir. Böyle bir durumda Afganistan'ın inşasını üslenen şirketlerin de içinde bulundukları üslerin savunmasına yönelik Taliban tacizleri yoğunlaşırsa, sadece askerin değil, yerli halkın da moral gücünde gerilemeye yol açar. Bu da Taliban'a desteğin artması, ya da en azından dış güçlere karşı desteğin azalması demektir.

Amerikan Ordusu'nu Zorlayan Şartlar

Amerikan Ordusu'nun Afganistan'da yaşadığı sıkıntının birçok nedeni vardır. Öncelikle Afgan coğrafyası gerilla savaşı için son derece uygun bir ortam sağlamaktadır. Ülkenin şehirlerini birbirine bağlayan anayol adeta ülkeyi çeviren bir otoban gibidir. Yoğun dağlık bölgelerin yollara yakınlığı ve geçitlerin olması pusu ve baskınları kolaylaştıran etmenlerdir. Hem 19. yüzyılda İngilizlere, hem de 1980'lerde Sovyetler Birliği'ne karşı verilen mücadelelerde yerli halk bu coğrafyayı başarıyla kullanmıştır. Dolayısıyla ince bir hat gibi uzanan bu yolu kontrol edebilmek hiç kolay değildir. Amerikan Ordusu'nun ağırlıkla büyük şehirlerde konuşlanarak stratejik nakliye önemine sahip bu yolu kontrol etmeye çalışması, kırsalda Taliban'a büyük bir alan bırakmaktadır. Bu da Taliban'a harekât hazırlığı için fırsat tanımak demektir.

Afganistan'ın güney yarısı Taliban'ın çoğunu oluşturan Peştunların yaşadığı bölge olup, bu etnik grubun devamı da Pakistan'ın kuzeybatısındaki Veziristan'da yoğunlaşmıştır. Afganistan'daki savaş yüzünden milyonlarca Peştun Veziristan'a giriş yapmıştır. Bu bölgeyle Afganistan'ın güneydoğusu arasındaki sınır kontrolünün zor olması Taliban'ın sınırdan geçişlerini kolaylaştırmış ve bir süre sonra savaşın Pakistan'a sıçramasına yol açmıştır. 2004'ten beri Pakistan Ordusu Taliban güçleriyle Veziristan'da, sınırın Afganistan tarafında ise koalisyon güçleri birbirlerinden bağımsız savaşmaktadırlar.

Bu arada Taliban'dan destek gören El Kaide'nin 1996'dan 2001'e kadar Afganistan'da olan kamplarının, Taliban'ın 2001'de dağılmasının ardından ülke dışına çıktığı sanılmaktadır. Amerikan istihbaratı El Kaide liderlerinin Pakistan sınırları içinde yerleşmiş olduğunu ileri sürmektedir. Burada özellikle kanun tanımayan aşiretler bölgesi olarak bilinen, Pakistan'ın kuzeybatısı boyunca uzanan kontrolsüz bölge dikkat çekmektedir. Ayrıca Afgan sınırı yakınındaki Pakistan şehirleri ve İran'da oldukları da tahminler arasındadır.[16] Amerikan güçleri bir yandan Taliban ile savaşırken, diğer yandan da El Kaide'nin lider kadrosunu yakalamaya çalışmaktadırlar. Ancak coğrafya ve etnik yapı El Kaide liderlerinin yerlerinin belirlenmelerini, takiplerini ve yakalanmalarını zorlaştırmaktadır.

Taliban Savaşçısı Ve Amerikan Askeri

Ateşgücü desteğini bir yana bırakırsak, muharip Amerikan askerleriyle Taliban savaşçılarının arasında yapacağımız bir karşılaştırmada Taliban savaşçılarının daha avantajlı olduklarını söyleyebiliriz. Her şeyden önce sürekli savaş ortamına sahip olan bölgenin halkı savaşa daha yatkındır. Hâkim oldukları bölge coğrafyasında yerel kaynaklardan yararlanan hafif donanımlı savaşçılar halinde dağlarda ve mağaralarda saklanabilmekte, Afganistan ile Pakistan arasındaki geniş bölgede bulunan kırsalda ya da şehirde eylemlerde bulunabilmektedirler. Dolayısıyla Taliban savaşçılarının -önceden Sovyetler Birliği'ne karşı olduğu gibi- Amerikan güçlerine karşı gerilla taktiklerine başvurması kolaydır.

Amerikan piyadeleri ise üç ile altı ay arasındaki bir eğitimden sonra cepheye gelmektedirler. Deniz Piyadelerinin eğitimleri ise çeşitli coğrafyalara göre daha kuvvetli verilmektedir. Bunun yanında Amerikan Ordusu'nda taktik öğretiminin kuvvetli olması, her zaman avantajlı olmayabilir. Çünkü Amerikan Ordusu'nun özellikle piyade kuvveti, genellikle gittikleri farklı coğrafyalardaki diğer askeri kültürlere sahip milletlerle savaşmakta zorlanmaktadır. Bunun nedeni kayba karşı hassasiyetin getirdiği zayıf askeri kültür olup, bu zayıflığı kapatmak için güvendikleri yüksek teknolojinin zorlandığı ormanlık ve dağlık bölgeler ile şehirlerde sıkıntıya düşmeleridir. Şu anda savaştıkları yerin son derece zor bir dağlık coğrafya olduğunu ve Taliban'ın daha kuvvetli bir askeri kültüre sahip olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla Afganistan'daki savaş Amerikan güçleri için handikaplarla doludur.

Bu arada stratejik ikmal faaliyetlerinin ciddi bir sıkıntı olabildiği Afgan coğrafyasında savaşmak o derece kolay değildir. Amerikan ateşgücü özellikle yakıt ikmalinin sürekliliğine bağlıdır. Uzun olan ikmal hatlarının iki ana kaynağı Kırgızistan ve Pakistan olup, özellikle üzerinden gelen araçların pusuya düşürülmeleri daha olasıdır. Pakistan'dan Afganistan'a güneydoğu sınırından girmekte olan 25 araçlık bir NATO konvoyunun 30 Ağustos 2009'da sınırdaki Chaman kentinde yok edilmesi[17] buna bir örnektir. Bu tarz olaylar sonucunda ikmal faaliyetlerinin genel bir aksamaya uğratılması, Amerikan Hava Kuvvetleri (USAF) ve topçu bataryaları destek birimlerinin harekâta hazırlığını zorlaştıracağından, piyadenin ihtiyacı olan destek kısıtlanacak ve harekâtlar için kayıpları göze almak ya da iptal etmek arasında iki seçenekle karşı karşıya kalınacaktır. Kayıplar Amerikan Ordusu'nun zayıf yanıdır. Ancak iptal edilen her harekât ise, Taliban'ın kontrolünün yayılması ve saldırı şansı bulması demektir.

Amerikan Ordusu Afganistan'da Kalacak mı?

Amerikan Ordusu'nun daha önce Vietnam'da ve Irak'ta sergilediği acizlikten farklı bir görüntüsü olmayan Afganistan'daki savaşının da, önceki iki savaştan farklı sonuçlanacağını söylemek zordur. Özellikle Vietnam ABD'nin stratejik sonuca ulaşamadığı bir savaştır. Konvansiyonel savaşta genellikle ova ve çöl gibi alanlarda destek unsurları rahat kullanmaya alışan Amerikan Ordusu'nun üstünlüğünün, gerillaların yerel coğrafyayı kullanmak suretiyle ateşgücünün etkisini asgariye indirdikleri düşük yoğunluklu çatışmalarda sürmediği görülmektedir. Özellikle hava ya da topçu desteğinin dağlık ya da ormanlık alanların yoğun olduğu coğrafyalarda yapacakları bombardımanların etkisi düz alandakine göre daha az olacaktır. Kaldı ki, mağaraların yoğun olduğu dağlık ve engebeli alanlarda saklanan düşman askerlerini havadan belirlemek ve bunlara hızlı vuruş yapmak hiç de kolay değildir. Helikopterlerin performansları ise alçak alanlardaki kadar verimli olmamakla birlikte, bu araçlar yere yakın uçtuklarında gizlenen düşman askerinin makineli tüfek, portatif roketatar ve karadan havaya füze ateşlerine daha hassas olmaktadırlar. Bu durumun Vietnam'da keşfedilmesiyle Amerikan güçlerine karşı nasıl savaşılabileceğini bütün dünya görmüştü. Dolayısıyla gücünün belkemiği teknolojiye dayanan orduların da sınırları olduğunu, bu sınırlardan birinin bugün Afganistan'da çizildiğini görmekteyiz.

Savunma Bakanı Robert Gates'in 4 Eylül 2009'da El Cezire televizyonuna yaptığı ve El Kaide-Taliban ilişkisini hatırlattığı açıklamalarda Amerikan askerlerinin Afganistan'dan çekilmesinin mümkün olamayacağını söylemesi,[18] Amerikan Yönetimi'nin Afganistan'daki varlığını sürdürmeye ne kadar kararlı olduğunu göstermektedir. Buna rağmen, Afganistan'daki Amerikan Ordusu'nun geleceğinin Vietnam ya da Irak'takinden daha farklı olacağını söylemek zordur. Kayıpların artmasına ve ABD'nin itibarının zedelenmesine rağmen Taliban'ın lehine gelişen olaylar bir süre sonra Obama'yı Afganistan'dan çekilme kararı almaya zorlayabilir. Obama bu ihtimali zaten 23 Mart 2009 tarihinde katıldığı, CBS'teki "60 Minutes" programında belli etmişti.[19] Ancak Irak'tan sonra Afganistan'dan da çekilmesi, ABD'nin zaten sarsılan süper güç konumunu sorgulayacaktır. Böyle bir hareket güçlenmekte olan Rusya karşısında ciddi bir gerileme olarak algılanacağından, Amerikan karşıtlığının zaten arttığı dünyada bazı boşlukları Rusya doldurabilecektir. Dolayısıyla Amerikan Ordusu'nun Afganistan'da tutunması, Amerikan çıkarları açısından gereklidir.

Afganistan Savaşı'nın sürdürülebilmesi için Amerikan kamuoyunun desteği de son derece önemlidir. Amerika'daki bir kamuoyu yoklamasına göre savaşa karşı olanların oranı 2001 Kasım'ından 2009 Mart'ına kadar % 9'dan % 42'ye çıkmıştır.[20] Obama'nın halk desteği olmadan Afganistan Savaşı'nı sürdürmesi pek olası gözükmemektedir. Bununla birlikte, Afganistan Orta Asya'daki enerji faaliyetlerine yönelik Rus ve Çin çıkarlarının denetlenmesi için ABD'ye gereklidir. Dolayısıyla Amerikan çekilmesinin kamuoyunda ciddi bir şekilde tartışılmaya başlanmasıyla birlikte, Afganistan'a odaklanmış olan Amerikan enerji devleri, savunma sanayi üreticileri, ordu, siyaset ve istihbarat üçgeninin oluşturduğu çıkar çevreleri harekete geçerek, Obama'nın büyük bir baskı alınmasını sağlayabilirler. Bu çıkar grupları ABD'nin sonuna kadar Afganistan'da tutunması için mutlaka baskı yapacaklardır. Yine de Amerikan Ordusu'nun Afganistan'dan çekilişi, Obama'nın halk desteğini yitirmesinin doğrudan siyasi ve ekonomik etkilerinin başlaması ile Afganistan'daki durumun daha da kötüleşerek çıkar gruplarının buradaki kaynaklara ulaşmalarının engellenmeye başlamaları arasındaki bir dönemde gerçekleşecektir. 2012 seçimleri büyük ihtimalle böyle bir dönemin ortalarına denk gelecektir.

ABD'nin çekilebilmesi için Irak'ta Saddam Hüseyin'in devrilmesi ve yakalanması olduğu gibi göstermelik bir siyasi zafere de ihtiyacı vardır. Afganistan'da bu zaferin adı "Usame Bin Ladin"in yakalanması ve El Kaide'nin etkisizleştirilmesidir. Dolayısıyla ABD'nin bir süre daha Afganistan'da kalacağı gözükmektedir. Buna dayanarak ABD'nin Afganistan'da daha çok kayıplar vereceğini ve bunların asgariye indirilmesi için yeni alternatif politikalar geliştirmeye çalışacağını söyleyebiliriz. Bununla birlikte savaşın gidişatına ve Amerikan Ordusu'nun önündeki zorluklara bakarsak, Amerikan Ordusu 2011-2013 arasında Afganistan'dan çekilmek zorunda kalacaktır.

* Dr. Burak Çınar, 21. Yüzyıl Enstitüsü ABD Araştırmaları Bölüm Başkanı



[1] Harita: Afganistan'daki Güvenli (yeşil), Güvensiz (turuncu) Ve Kritik Bölgeler (pembe), http://www.nato.int/nato_static/assets/pdf/pdf_2009_03/20090331_090331_afghanistan_report_2009.pdf

[2] John J. Kruzel, "Petraeus predicts tough fighting in Afghanistan", American Forces Press Service, Aug 27, 2009, http://www.army.mil/-news/2009/08/27/26611-petraeus-predicts-tough-fighting-in-afghanistan (07.09.2009).

[3] "Obama Mulls Afghan Surge Consequences", Associated Press, September 03, 2009, http://www.military.com/news/article/obama-mulls-afghan-surge-consequences.html?ESRC=eb.nl (03.09.2009).

[4] Julian E. Barnes, "Gates open to sending more troops to Afghanistan", Los Angeles Times, September 4, 2009, http://www.latimes.com/news/nationworld/world/afghanistan/la-fg-afghan-gates4-2009sep04,0,6596163.story (09.09.2009).

[5] "Mullen: Afghan Situation 'Deteriorating", Associated Press (August 24, 2009), http://www.military.com/news/article/mullen-afghan-situation-deteriorating.html?ESRC=eb.nl (04.09.2009).

[6] http://www.nato.int/isaf/docu/epub/pdf/placemat.pdf (23.07.2009).

[7] http://www.nato.int/isaf/docu/epub/pdf/placemat.pdf (23.07.2009).

[8] http://www.nato.int/isaf/docu/epub/pdf/placemat.pdf (23.07.2009).

[9] http://en.wikipedia.org/wiki/Afghan_National_Police (08.09.2009).

[10] http://en.wikipedia.org/wiki/War_in_Afghanistan_(2001%E2%80%93present) (08.09.2009).

[11] Nightwatch (13.12.2008), http://www.docstoc.com/docs/4847847/AFCEA (08.09.2009).

[12] http://icasualties.org/oef (08.09.2009).

[13] http://www.defenselink.mil/news/casualty.pdf (04.09.2009).

[14] Nightwatch (13.12.2008), http://www.docstoc.com/docs/4847847/AFCEA (08.09.2009).

[15] Michael Clodfelter, Vietnam in Military Statistics, McFarland, Jefferson, 1995, s.238.

[16] http://www.globalsecurity.org/military/world/para/al-qaida.htm (08.09.2009).

[17] "NATO Convoy Destroyed in Pak Ambush", Deutsche Presse-Agentur, August 31, 2009, http://www.military.com/news/article/nato-convoy-destroyed-in-pak-ambush.html?ESRC=eb.nl (07.09.2009).

[18] Jim Garamone, "Gates Tells Al-Jazeera U.S. Cannot Think of Afghan Withdrawal", American Forces Press Service, 08.09.2009, http://www.globalsecurity.org/military/library/news/2009/09/mil-090908-afps04.htm (09.09.2009).

[19] "Obama ponders Afghan 'exit plan", BBC News, March 24, 2009, http://news.bbc.co.uk/2/hi/americas/7958447.stm (09.09.2009).

[20] Tom Vanden Brook, "Poll: More view Afghan war as 'mistake", USA TODAY, 16.03.2009, http://www.usatoday.com/news/world/2009-03-16-poll_N.htm (08.09.2009).

Burak ÇINAR

1973 yılında Ankara'da doğmuştur. Lise eğitimini Ankara Lisesinde tamamlamıştır. 1998 yılında Bilkent üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olmuştur.  2000 yılında Atılım üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde Yüksek lisans eğitimine başlayan çınar, buradaki eğitimini tamamladıktan sonra 2003 yılında Hacettepe üniversitesi Tarih  bölümünde başladığı doktora çalışmalarını 2007 yılında tamamlamıştır.

 

YAYINLARI (TüRKçE):

 

n    Yayınlanmamış Doktora Tezi: İkinci Dünya Savaşı'nda Doğu Cephesi ve Türkiye, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Hacettepe üniversitesi (2007).

n    Yayınlanmamış Master Tezi: Körfez Savaşı Sonrası Türkiye, Suriye ve Yunanistan'ın Savunma Politikalarının Türk Dış Politikasına Etkileri, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Atılım üniversitesi (2002).

n    Ulusal Yayın-Akademik: “Incorrect Technological Decisions”, Akademik Araştırmalar Dergisi (No: 9-10, Mayıs-Aralık 2001), s.145-177, http://www.academical.org/dergi/MAKALE/9_10sayi/s9cinar1.htm

n    Ulusal Yayın-Akademik: “Yeni NATO üyesi Doğu Avrupa ülkelerinin Dünya Silah Piyasasındaki Yerleri”, Jeopolitik (Yıl: 1, Sayı: 2,  Bahar 2002), s.128-137.

n    Ulusal Yayın-Akademik: “İkinci Dünya Savaşı'ndaki Silah Teknolojileri'nin Soğuk Savaş'a Etkileri”, Jeopolitik (Yıl: 2, Sayı: 5,  Kış 2003), s.118-127.

, s.147-154.

n    Ulusal Yayın-Akademik: “Savaş ve çatışmalardaki Amerikan Askeri Kayıpları”, Jeopolitik (Yıl: 3, Sayı: 9,  Kış 2004) s.146-157.

n    Ulusal Yayın: “Irak Savaşı'nda Teknoloji-Ordu-Harekat Bağlantısı”, Stradigma (Sayı: 7, Ağustos 2003) http://www.stradigma.com/turkce/agustos2003/makale_05.html

n    Ulusal Yayın: “Savaş Tarihinde Saldırı-Savunma İlişkisi”, Stradigma (Sayı: 9, Ekim 2003)  http://www.stradigma.com/turkce/ekim2003/makale_07.html

n    Ulusal Yayın: “İnsan, Silah ve Kültür”Panorama (Sayı: 4, Mayıs 2004) http://www.panoramadergisi.com/mayis2004/pf_version.php?id=4

n    Ulusal Yayın-Makale: “Irak'ta Güvenlik Uzak Bir Düş”, Cumhuriyet-Strateji, No: 22, (22 Kasım 2004).

n    Ulusal Yayın-Makale: “ABD İle Başbaşa Gidiyor”, Cumhuriyet-Strateji, No: 27, (3 Ocak 2005).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Irak Savaşı'nda Silahların Etkinliği”, Cumhuriyet-Strateji, No: 29, (17 Ocak 2005).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Tarihten Tarihe öğütler”, Cumhuriyet-Strateji, No: 41, (11 Nisan 2005).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Türkiye'deki Tarihi Savaşalanları”, Cumhuriyet-Strateji, No: 50, (13 Haziran 2005).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Gelişmekte Olan Bir ülkenin Savunma Sanayisi Nasıl çökertilir?”, Cumhuriyet-Strateji, No: 58, (8 Ağustos 2005)

n    Ulusal Yayın-Makale: “Irak Savaşı'nda Amerikan Kayıplarının Boyutu”, Cumhuriyet-Strateji, No: 71, (7 Kasım 2005)

n    Ulusal Yayın-Makale: “Kamboçya ve Laos Müdahaleleri Işığında Suriye'ye Askeri Müdahale”, Strateji No: 75, (5 Aralık 2005).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Değişen Savaş Tarzları”, Cumhuriyet-Strateji, No: 80, (9 Ocak 2006).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Irak'tan çekilme Tartışmaları Hızlandı”, Cumhuriyet-Strateji, No: 89, (13 Mart 2006).

n    Ulusal Yayın-Makale: “İran'a Olası Saldırı Yöntemleri”, Cumhuriyet-Strateji, No: 156, (25 Haziran 2007).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Saldırı Helikopterlerinin Etkisizliği”, Cumhuriyet-Strateji, No: 165, (27 Ağustos 2007).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Türkiye Bölgesel Düşünmeli”, Cumhuriyet-Strateji, No: 181, (17 Aralık 2007).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Başarı Diplomasiyle Tamamlanmalı”, Cumhuriyet-Strateji, No: 184, (7 Ocak 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Ortadoğu'da Kaybolan Batı”, Cumhuriyet-Strateji, No: 186, (21 Ocak 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Irak'tan çekilmek Zor”, Cumhuriyet-Strateji, No: 189, (11 Şubat 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Rusya İzin Vermez”, Cumhuriyet-Strateji, No: 190, (18 Şubat 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Hükümetin Stratejik Başarısızlığı”, Cumhuriyet-Strateji, No: 196, (31 Mart 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Sömürü Mantığı Değişmedi”, Cumhuriyet-Strateji, No: 198, (14 Nisan 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Türkiye ‘Kabullere' Zorlanıyor”, Cumhuriyet-Strateji, No: 201, (5 Mayıs 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Savaşların Yan Etkileri”, Cumhuriyet-Strateji, No: 216, (18 Ağustos 2008)

n    Ulusal Yayın-Makale: “ABD Kayboluyor, Rusya Yükseliyor”, Cumhuriyet-Strateji, No: 217, (25 Ağustos 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Yeni Soğuk Savaşın Şekillenme Süreci”, Cumhuriyet-Strateji, No: 221, (22 Eylül 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Büyük Kedilerin Oyun Yumağı”, Cumhuriyet-Strateji, No: 223, (5 Ekim 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Vietnam Savaşı'nın Hava Muharebeleri Ve Kayıplar I”, MSI, 2008-36, (Ekim 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Savaş Ve ölüm”, Cumhuriyet-Strateji, No: 225, (20 Ekim 2008)

n    Ulusal Yayın-Makale: “Vietnam Savaşı'nın Hava Muharebeleri Ve Kayıplar II”, MSI, 2008-37, (Kasım 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Gürcistan Savaş Notları”, Cumhuriyet-Strateji, No: 230, (24 Kasım 2008).

n    Ulusal Yayın-Akademik: “Modern Savaş'ın Babası: Gustav Adolf”, Hacettepe üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi (Cilt:25 Sayı:2, Aralık 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Vietnam Savaşı'nda Zırhlı Birlikler I”, MSI, 2008-38, (Aralık 2008).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Vietnam Savaşı'nda Zırhlı Birlikler II”, MSI, 2008-39, (Ocak 2009).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Emperyalizmin Sınır ülkesi”, Cumhuriyet-Strateji, No: 238, (19 Ocak 2009).

n    Ulusal Yayın-Akademik: “Tarihte üçüncü Güç Ve Orta Asya Enerji Savaşları”, Güvenlik Stratejileri Dergisi, Yıl:4 Sayı:8, Aralık 2008, s.21-43, http://www.harpak.edu.tr/saren/files/GSD/guv_str_sayi_8_aralik2008.pdf

n    Ulusal Yayın-Makale: “İsrail'in Savaş Riski”, Cumhuriyet-Strateji, No: 241, (9 Şubat 2009).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Vietnam Savaşı'nda Helikopterler”, MSI, 2008-41, (Mart 2009).

n    Ulusal Yayın-Akademik: “Moğolların İkinci Japonya Seferi: Kyushu 1281”, Hacettepe üniversitesi, Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Sayı:10, Bahar 2009, s.37-55.

n    Ulusal Yayın-Akademik: (Yrd. Doç.Dr. Haldun Yalçınkaya ile birlikte) “Blitzkrieg'in İkinci Dünya Savaşı öncesi Uygulaması: Büyük Taarrruz”, Hacettepe üniversitesi, Cumhuriyet Tarihi Araştırmaları Dergisi (basım aşamasında).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Afganistan'da Yeni Dönem”, ASAM Güncel Analiz, www.asam.org.tr

n    Ulusal Yayın-Makale: “McNamara'nın Ardından” ASAM Dış Politika Analizi, www.asam.org.tr

n    Ulusal Yayın-Makale: “Obama'nın Mesajı”, Stratejik Analiz (Temmuz 2009).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Vietnam Savaşı'nda Deniz Desteği”, MSI (Temmuz 2009).

n    Ulusal Yayın-Makale: “Vietnam Savaşı'nda Nehir Desteği”, MSI (Ağustos 2009).

n    Ulusal Yayın-Akademik: “Roma Ordusu'nun Savaşlardaki üstünlüğü” (basım aşamasında), Doğu Batı.

n    Ulusal Yayın: Amerikan Ordusu'nun Afganistan'daki Etkisizliği, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü, öngörü, Eylül 2009, http://www.21yyte.org/tr/yazi.aspx?ID=3000&kat1=1

n    Ulusal Yayın: “ABD'nin Afganistan'daki Hançer Harekâtı”, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü/öngörü, Eylül 2009, http://www.21yyte.org/tr/yazi.aspx?ID=3028&kat1=1

n    Ulusal Yayın: “ABD'nin Bölgeden Bölgeye Sıçrama Stratejisi”, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü/öngörü, Eylül 2009, http://www.21yyte.org/tr/yazi.aspx?ID=3017&kat=1

n    Ulusal Yayın: “ABD'nin Irak'tan çekilmesi”, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü/öngörü, Ekim 2009, http://www.21yyte.org/tr/yazararsiv.aspx?yazar=133

n    Ulusal Yayın: “Obama Ve Nobel”, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü/öngörü, Ekim 2009, http://www.21yyte.org/tr/yazi.aspx?ID=3059&kat1=1

n    Ulusal Yayın: “Yeni Gelişmeler Işığında Amerikan-Rus Satrancı”, 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü/öngörü, Ekim 2009 (yayın aşamasında).

n    Ulusal Yayın-Akademik: “Bir Savaş Nasıl Yaratılır?”, 21. Yüzyıl, Aralık 2009 (basım aşamasında).

n    Ulusal Yayın-Akademik: “Afganistan Bir Tet Saldırısı'nın Eşiğinde mi? ”, 21. Yüzyıl, Kasım 2009 (basım aşamasında).

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü   - 18-10-2019

ABD-Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye Mutabakatı Nedir, Ne Değildir?

ABD ve Türk yetkililerin açıklamalarında anlaşmaya varılmıştır denilse de kamuoyuna sunulan metnin başlığı ortak açıklama olarak geçmektedir. Bu haliyle metni bir anlaşmadan ziyade mutabakat metni olarak görmek gerekir.