Çin-Arap Dünyası İlişkileri: Herşey Yolundayken Bu Devrim Nereden Çıktı?

Yazan  19 Şubat 2011
Çin, Arap Dünyasında Yaşanan Gelişmeleri Kaygıyla İzlemektedir.

Çin, Devlet Başkanı Hu Jin Tao'nun göreve başlamasının ardından "Ahenkli Toplum" (和谐社会) kavramını sıkça kullanmaya başlamıştır. Bu Çin'in kendi tarihsel deneyimlerine ve kendi kültürel kodlarına uygun yeni bir politika izleyeceğinin de işareti olarak kabul edilmelidir. Çin Düşünce Sisteminin önemli unsurları olan Dao (道) ve Ru (儒) felsefelerinden yola çıkılarak ortaya atılan kavram temelde istikrar ve düzenin korunmasının sağlanmasının mutluluk, düzen ve refah getireceği düşüncesine dayanmaktadır. Çin Düşüncesinde "Denge", "Adalet" ve "Evrenin Düzeni"nin "Ahenk" ile sağlanabileceği düşünülmektedir.

Son yıllarda Çin, hem iç politikada hem de dış politikada merkezine kendine has özelliklerini koyduğu yeni bir düşünce ve değerler sistemi getirmeye ve bunun teorik altyapısını tesis etmeye çalışmaktadır. Bu düşünce sisteminin pratik anlamda yansıması ise Çin'in diğer büyük güçlerin aksine ilişki kurduğu ve çıkarları bulunan ülke ve toplumların iç işlerine karışmamakta, yöneticileri ya da yönetim biçimleri ile ilgilenmemekte ve sadece istikrarın zarar görmeyeceği ve "Ahenk" içinde ekonomik gelişmenin sağlanabileceği yeni bir model ortaya koymaktadır.[1]

Çin'in Arap Dünyasıyla Gelişen İlişkileri:

Araplar ve Çinliler 8. Yüzyıldan itibaren oldukça sıkı ilişkiler içerisinde bulunmuşlardır. Tang döneminde Arap Orduları ve Çin Ordusu Orta Asya'nın kontrolü mücadelesinde karşı karşıya da gelmişlerdir. Savaşların dışında Çin Tarihi boyunca Araplar özellikle ticaret alanında Çin'de uzun süre faaliyet göstermişler ve Çin'in bazı bölgelerinde Arap Tüccarların daimi olarak kaldığı koloniler oluşmuştur.

Çin'in 1980'lerden itibaren dışa açılması ve Soğuk Savaşın bitmesinin ardından, gelişen Çin ekonomisi özellikle enerji alanında Arap Ülkeleriyle önemli ilişkiler geliştirmeye başlamıştır. Son dönemde Çin ile Arap Ülkeleri arasında sadece ticari ve ekonomik değil ayrıca askeri, teknolojik ve eğitim ilişkileri de çok hızlı şekilde gelişmeye başlamıştır. Özelde Arap Dünyası ve Genelde de Afrika ile ilişkilerin geliştirilmesi için Çin yoğun çaba sarf etmektedir.[2]

Son dönemde ülkemiz medyasında da yer alan Çin'in Mısır'daki olayları ile ilgili haberleri tamamen sansürlediği yolundaki haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerin filtrelenmesi doğrudur ancak tamamen bir haber karartması yapılmamıştır.[3] İnternet blogları ve diğerelektronik iletişim platformları kontrol altında tutulmaktadır. Çin'in yazılı, görsel ve internet medyasında resmi haber ajansına dayanılarak konuyla ilgili haberler yayınlanmıştır. Olayların Çinli Turistlerin en yoğun şekilde Mısır'ı ziyaret ettiği Çin Yeni Yılı'na (Chun Jie) denk gelmesi nedeniyle binlerce Çinli Turist Mısır'da mahzur kalmıştır.

Çin'de Mısır tarzı olayların yaşanması yakın gelecekte çok düşük bir ihtimaldir. Tunus'ta başlayıp bütün bölgeyi etkisi altına alan olayların henüz Çin'i etkileyecek noktaya gelmediği görülmektedir. Ayrıca Çin, her ne kadar anti-demokratik bir tek parti sistemi ile yönetilmekte de olsa söz konusu ülkelerdeki gibi tek bir liderin ülkeyi yıllarca yönetmesi söz konusu değildir. Bu nedenle Çin siyasal sistemi Ortadoğu ülkelerinde anti-demokratik rejimlerden oldukça farklı bir örgütlenme yapısına sahiptir.

Çin, son yıllarda artan enerji ve ham madde ihtiyacını karşılayabilmek için Arap ülkeleri ve Afrika'nın tamamıyla Batılı Güçleri tedirgin edecek şekilde ilişkiler kurmaktadır. Çin izlemekte olduğu "Yarı Süper Güç" (Quasi-Superpower) ve "Yumuşak Emperyalizm" politikası da bölge ülkelerinin yüzlerini Çin'e çevirmelerini sağlamaktadır. Çin, ilişki kurduğu Arap ve Afrika ülkelerinden herhangi bir siyasi reform insan hakları ya da demokrasi talebinde bulunmamakta ve yönetimlerin iç işleriyle ilgilenmemekte bunn yanında sağladığı kredi olanaklarıyla söz konusu ülkelerde liman yapımı, demiryolları, hastane ve eğitim gibi alt yapı yatırımları yapmakta ve ticaretini geliştirmektedir. Bu tür bir yaklaşım ise bölgedeki bütün yönetimlerin Çin'e daha sıcak bakmaklarına neden olmakta ve Çin'in etkinliğini artırmaktadır.

Sonuç

Son dönemde yaşanan olaylarda bölgedeki Çin etkisinin kırılmaya çalışılmasının önemli bir parametre olduğu düşünülmelidir.[4] Mısır olaylarının ardından Çin, resmi açıklamasında Mısır'da düzenin yeniden tesis edilmesinin önemine işaret etmek dışında herhangi bir tarafı tutan açıklama yapmamıştır. Çin'in dış politikası ve çıkarları açısından Mısır'da ya da başka ülkelerde kimin yönetimde olduğunun bir önemi yoktur. Ancak bölgede yaşanan gelişmelerin ardından ortaya çıkacak yeni yönetimlerin Çin ile olan ilişkileri nasıl devam ettirecekleri de henüz bilinmemektedir.

 


 

[1] Xin Hua Haber Ajansı, 建设和谐世界:中国外交思想的新发展 (Ahenkli Dünyayı İnşa Etmek: Çin Dış Politika Düşüncesinin Yeni Gelişimi), http://news.xinhuanet.com/world/2006-08/23/content_4993067.htm, (Erişim 16 Şubat 2011).

[2] Çin Afrika İşbirliği Forumu,http://www.focac.org/chn/, (Erişim 16 Şubat 2011).

[3]2009 yılında yaşanan Urumqi olaylarının ardından Çin Yönetimi, Facebook, Youtube gibi bazı siteleri aylarca tamamen erişilemez hale getirmiş ayrıca olayların yaşandığı Xin Jiang bölgesinin bütün mobil iletişimini uzun süre engellemiştir.

[4] Wikileaks belgeleri olarak adlandırılan ABD'nin resmi yazışmalarında da bu kaygı görülebilmektedir. Birçok Afrika ve Arap ülkesinden gönderilen raporlarda Çin'in bölgede artan etkinliğine dikkat çekilmektedir.

 

 

Giray Fidan

 06.04.1980 Ankara Doğumlu

Eğitim:

İlkokul ve Ortaokul eğitimini Özel Yükseliş Kolejinde, Lise eğitimini Gazi Anadolu Lisesi ve Mustafa Kemal Lisesinde tamamlamıştır. 1998-2000 yılları arasında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Klasik Arkeoloji Bölümünde eğitim görmüştür. 2001 – 2005 yılları arasında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sinoloji Ana Bilim dalında ve 2002 – 2003 yılları arasında Beijing Language and Culture University (北京语言文化大学) lisans eğitimini tamamlamıştır. 2005 – 2007 yılları arasında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sinoloji Ana Bilim Dalında yüksek lisans eğitimini “Qin Devrimleri: Qin Shi Huang Dönemi Çin’de yapılan Devrimler ” konulu teziyle tamamlamıştır. 2007 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sinoloji anabilim dalında doktora eğitimine başlamış; 2007 – 2008 tarihleri arasında Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla Min Zu University of China (中央民族大学) Tibetoloji bölümünde araştırma yapmış ve Tibetçe eğitimi almıştır. Doktora çalışmasını 2010 yılında “Çin Kaynaklarına Göre 16. Yüzyılda Osmanlı – Çin İlişkileri ve Çin’de Osmanlı Ateşli Silahları” konulu teziyle tamamlamıştır.

 

Yabancı Diller:

Çince

İngilizce

Tibetçe

 

Yayınlar:

Kitaplar:

Kanuni Devrinde Çin’de Osmanlı Tüfeği ve Osmanlılar, Yeditepe Yayınevi, 2011, İstanbul.

Çin Dili ve Çince Dilbilgisi, Efil Yayınevi, 2011, Ankara.

Makaleler:

Giray Fidan,"Ming Tarih Kayıtlarına Göre 16. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu-Ming Çin'i İlişkileri", Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Sayı 30, Güz 2011, ss. 276-287.

Giray Fidan, "Tibet ve Türk Geleneklerinde Bozkurt Sembolü", Uluslararası Asya ve Kuzey Afrika Çalışmaları Kongresi (ICANAS) konferansı dâhilinde "38. ICANAS Doğubilim Çalışmaları" bildiri kitapçığında s. 151-155, Ankara, 2009.

Giray Fidan, “Ulus Devlet Olma Yolunda Bir Medeniyet: Çin”, 21. Yüzyıl Dergisi, Nisan 2011, Sayı 28, ss. 55-59.

Giray Fidan, “Türk Çin İlişkilerinde 40 Yıl”, 21. Yüzyıl Dergisi, Ocak 2011, Sayı 25, ss. 91-97.

Giray Fidan, “Çin – Arap Dünyası İlişkileri: Eski Köye Yeni Adet”, 21. Yüzyıl Dergisi, Mart 2011, Sayı 27, ss. 53-59.

Giray Fidan, “Irak’ın Yeniden Yapılanmasında Çin’in Politikaları”, 21. Yüzyıl Dergisi, Ağustos 2010, Sayı 20, ss. 69-74.

Giray Fidan, “Pekin’in Yüksek Rakımlı Sorunu: Tibet” 21. Yüzyıl Dergisi, Eylül 2010, Sayı 21, ss. 79-86.

Giray Fidan, “Çin Halk Cumhuriyeti Japonya İlişkileri: İşbirliği Yapan Devletler Düşman Halklar”, 21. Yüzyıl Dergisi, Ekim 2010, Sayı 22, ss. 29-34.

Giray Fidan, “21. Yüzyılda Çin: Büyük gücün büyük sorunları” 21. Yüzyıl Dergisi, Kasım 2010, Sayı 23, ss. 45-50.

Giray Fidan, “Türk Silahlı Kuvvetleri Çin Halk Kurtuluş Ordusu İlişkileri”, 21. Yüzyıl Dergisi, Aralık 2010, Sayı 24, ss. 17-23.

Giray Fidan, “Japonya’da Nükleer Felaket”, 21. Yüzyıl Dergisi, Mayıs 2011, Sayı 29, ss. 63-67.

Giray Fidan, “Pakistan: Çin’in İsrail’i” 21. Yüzyıl Dergisi, Haziran 2011, Sayı 30, ss. 17-23.

Giray Fidan, “Çin’in Orta Asya Enerji Politikası” 21. Yüzyıl Dergisi, Temmuz 2011, Sayı 31, ss. 23-29.

Giray Fidan, “Çin’in ABD Stratejisi: Yeni Bir Soğuk Savaşa Doğru” 21. Yüzyıl Dergisi, Ağustos 2011, Sayı 32, ss. 49-57.

Giray Fidan, “Ejderha Kara Kıta’da: Çin’in Afrika Ajandası” 21. Yüzyıl Dergisi, Eylül 2011, Sayı 33, ss. 83-90.

         2010 yılından itibaren Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Yabancı Diller Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Suinbay Suyundikov   - 17-01-2020

Parlamento Güçlenecek, Ancak Rusya Parlamenter Cumhuriyet Olmayacak

Federal Meclis'e hitap eden Vladimir Putin, radikal ve yeni bir anayasa reformunu açıkladı. Anayasada Devlet (Federasyon) Konseyi, parlamento ve başbakanın rolünü genişletmeyi hedefliyor.