Bu sayfayı yazdır

AB`DEN TALAT`A “TÜZÜK” DESTEĞİ…

Yazan  07 Nisan 2010
Avrupa Parlamentosu AP Uluslararası Ticaret Komisyonu’nda Avrupa Birliği ile KKTC arasında doğrudan ticaretin başlamasını öngören tüzüğünün ele alınacak olması ihtimali bile Rumları çılgına döndürmeye yetti.

Rum Politis Gazetesi, "Ticaret Konusunda İlkbahar Fırtınası" başlığı altında verdiği haberinde, Avrupa Parlamentosu Uluslararası Ticaret Komisyonu'nun 19 Nisan'da Kıbrıslı Türklerle doğrudan ticaretin başlamasını öngören tüzüğü görüşmeye başlayacağını, bu durumun Güney Kıbrıs için zor bir dönemin başlangıcı anlamına geldiğini yazdı. Gazete, tüzüğün görüşülmeye başlanmasının AB Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle tarafından istendiğini ve tüzüğün ele alınmasının Lizbon Anlaşması tarafından öngörülen otomatik bir süreç olduğunu, sürecin uzun sürecek olmasına karşın asıl hedefin Kıbrıs sorununun çözümü için Güney Kıbrıs'a baskı yapmak olduğunu savundu.

Kıbrıs Rum Kesimi`nde, " KKTC`nin İzolasyonu" kozu ellerinin altından kayıp giderse, daha sonra yapılacak görüşmelerde Türk tarafına "neyi" baskı aracı olarak kullanacağı, telaşı sarmış gözüküyor.Bunu kısaca "Tayland Modeli" olarak adlandırabiliriz. Ülke tanınmasa da her türlü ticari ilişkinin devam etmesi anlamına geliyor ki, doğal sonucu olarak tanınma uzun bir sürece bırakılmasında bir sakınca gözükmüyor.Rumların elinde ki en önemli koz ve baskı aracı Türkiye`nin AB`ye kabulünü ve KKTC`nin izolasyonunu kullanarak, müzakerelerde hedeflerine uygun sonuçlar elde edebilmek planlarıdır.

Oysa AB, Rum tarafının reddettiği Annan Planı'na 'evet' diyen KKTC'ye izolasyonları kaldırma sözü vermiş, bu kapsamda AB Komisyonu 7 Temmuz 2004 tarihinde Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nü hazırlayarak üye devletlerin onayına sunmuştu. Lizbon Anlaşması yürürlüğe girmeden önce oy birliği kuralı geçerli olduğu için Kıbrıs Rum kesimi, tüzüğün kabulünü yıllarca engellemişti.Talat, Nisan ayında görüşülmesine başlanacak Doğrudan Ticaret Tüzüğü`ne destek talebi çerçevesinde, AB Dönem Başkanı İspanya'nın Dışişleri Bakanı Miguel Angel Moratinos, Avrupa Komisyonu BaşkanıJose Manuel Barroso, Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Stefan Füle, Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Libor Roucek ve Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup Başkanı Martin Schulz ile telefonda görüşerek destek istedi.19 Nisan`da gündeme alınıp alınmaması görüşülecek Tüzüğe AP`den tek destek, AP`nin ikinci büyük siyasi grubu Sosyalistlerin Grup Başkanı Martin Schulz`dan geldi. Schulz, KKTC'nin AB ile doğrudan ticaret yapabilmesini öngören tüzüğün yürürlüğe girmesinin, KKTC ekonomisinin rekabet gücünü artırırken Kıbrıs'taki iki toplum arasındaki refah farkını kapatacağını ve KKTC ekonomisini AB'ye entegre ederek "Kıbrıs sorununun çözümünü kolaylaştıracağını" söyledi.Bütün bu desteklere rağmen Ticaret Tüzüğü`nün AP tarafından her halükarda oylanması değil, gündeme bile alınması bile çok zor gözüküyor.

Eğer AB, söylemlerinde ve sözlerinde samimi olabilseydi, Rum tarafına verdikleri üyelik avantajı ile birlikte, Annan Planına "Evet" diyen Türk tarafının da izolasyonunu kaldırarak, her iki tarafın yapmış olduğu görüşmelerde baskı araçlarını ortadan kaldırabilir ve müzakereler tarafların eşit şartları altında devam edebilirdi.Sonuçta tüzüğün AP`den bu şartlarda, Rum ve Yunan Parlamenterlerin baskısı altında geçmesi çok zor olsa da altı yıl sonra gelen bu girişimim, seçimler öncesi Sayın Talat`a bir destek olma çabasından öteye gitmeyeceği gözükmektedir.