Müftü Cumhurbaşkanı Adayı Olursa: Sırbistan

Yazan  26 Nisan 2012
Müftü Zukorliç, seçim kampanyasında “Sırbistan’ı komşularıyla ve AB ile barıştıracağım” sloganını kullanıyor.

Sancak Seçilmiş Müftüsü Muammer (Ef.) Zukorliç, 13 bin destek oyu toplayarak cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday oldu…[1] Cumhurbaşkanlığı seçimleri, Sırbistan'da parlamento ve yerel seçimlerle birlikte 6 Mayıs'ta, aynı zamanda bir Ortodoks dini bayramı olan Gergövden Günü'nde gerçekleştirilecek. Sırbistan gibi bir ülkede bir Boşnak, üstelik de Boşnak din adamının cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olması, Sırbistan'ın demokratikleştiğine ilişkin önemli bir veri sayılabilir. Veya bu din adamının bir hayli çılgın olduğu düşünülebilir… Bosna-Hersek'teki 92-95 savaşında Sırpların öncelikli hedeflerinin Boşnakların Müslümanlığı ve dolayısıyla imamlar, müftüler ve aileleri olduğu hatırlanacak olunursa belki her iki ihtimali birlikte düşünmek gerekir…

Müftü Zukorliç, seçim kampanyasında "Sırbistan'ı komşularıyla ve AB ile barıştıracağım" sloganını kullandığı için de adaylığı ayrıca dikkat çekici. AB ilerleme raporlarında ülkedeki azınlıkların özgürlüklerini kullanmaları konusunda önemli sıkıntılara dikkat çekildiği hatırlanacak olursa Sırbistan için gerçekten de bir şans oluşturabilir. Ancak AB'nin ve ABD'nin Boris Tadiç'i desteklediği de kesin. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde anketlere göre en fazla ön plana çıkan ve ikinci tura kalacaklarına kesin gözüyle bakılan iki aday, Boris Tadiç ve Tomislav Nikoliç arasındaki puan farkının yüzde 3 ila yüzde 5 arasında değiştiği dikkate alınınca, Müftü Zukorliç'in adaylığının da dikkate alınması kaçınılmaz oluyor.

Belgrad'ın Sancak dini liderine açmış olduğu savaşın ayrıntısına burada girmek gereksiz ancak şu söylenebilir: Bir önceki seçimlerde Boris Tadiç, Boşnaklardan güçlü bir destek görmüştü. Ancak vefasız bulundu. Boşnakların tercihini etkileyen en önemli unsur diğer adayın aşırı milliyetçi bir isim olmasıdır ancak bu, seçim öncesi bazı vaatlerin verilmediği anlamına gelmez. Şimdi Müftü Zukorliç'in cumhurbaşkanı adaylığı, kuşkusuz ki seçimi kazanma niyetiyle atılmış bir adım olarak görülemez. Sonuçta son nüfus sayımlarında Boşnakların ülke içindeki nüfusunun çok fazla olmadığı ortada.[2] Ancak Müftü'nün Boşnak oylarının bir kısmını çekmesi bile Tadiç'i zorlayacaktır. Kaldı ki diğer azınlıklar için de ilgi çekici bir aday olacağı kesin. Herhalde tek amacı, bir önceki seçimlerde Boşnak toplumu için vaat ettiklerini yerine getirmemesi nedeniyle cezalandırmak da değildir. Belki bu adamın adını, seçim ticareti olarak koymak yerinde olur. Sonuçta Sırbistan gibi bir coğrafyada dini azınlık olmak zor; Boşnak olmak çok daha zor. Bu durumda seçim öncesinde bazı görüşmelerin söz konusu olması, hiç değilse ikinci tur öncesinde bir buluşma muhtemeldir.Boşnak topluma ait kurumların yaşamasına izin verilmesi ve Uluslararası Yeni Pazar Üniversitesi'nin akreditasyon sorunlarının çözülmesi masaya konulacaktır.

Ancak bundan fazlası da söz konusu olabilir. Boşnakların pek çok siyasi partisi bulunuyor. Her ne kadar ideali azınlıkların tek bir partiyle temsil edilmesi ve böylece daha güçlü olması ise de Balkan coğrafyasının bölünme ve yine bölünme karakteri, partileri de etkiliyor. Balkanlarda ideale en yakın olanı Bulgaristan'daki Hak ve Özgürlükler Partisi iken sadece Türklerin değil Balkanlarda her nerede azınlık durumuna düşmüş topluluk varsa hepsinde de siyasi bölünmüşlüğü görmek mümkün. Aynısı, Sancak için de geçerli. Zaten Bosna-Hersek Boşnakları ile arasına 1992-1995 savaşı sonrası Sırp Cumhuriyeti giren Sancak, Karadağ ve Sırbistan'ın da ayrılması ile ikiye bölünmüştü.[3] Kalan Sancak içerisinde de ne yazık ki hem siyasi hem dini liderlik çekişmesi sürüyor. Bunda da Belgrad'ın çok önemli bir katkısı var.

Sancak'ta yapılan en son seçim ise Boşnak Ulusal Konseyi (BNV) için gerçekleştirilmişti ve Müftü Zukorliç'in desteklediği Boşnak Kültür Birliği (BKZ) çoğunluğu elde etmişti. Bu seçim, anlatılanlara göre, Sancak'taki diğer iki büyük Boşnak partisinin etkisinin azaldığı, yeni bir siyasi oluşumun gerektiği inancını kuvvetlendirdi ve Emir Elfiç liderliğindeki Boşnak Demokratik Birliği ortaya çıktı. Ne var ki, Sırbistan AB adaylığının gerektirdiği reformlara uygun olarak çıkardığı yasaya[4] uygun yapılmış olmasına rağmen seçim sonuçlarını tanımadı ve seçimlerin yenilenmesini istedi. Seçimler yenilenmedi, Ulusal Konsey de bir anlamda gayri resmi statüde bırakılmış oldu. Dolayısıyla Sırbistan'ın kendi eliyle tanıdığı hakkın gereğinin yerine getirilmesi de Boşnakların Belgrad'tan beklentisidir.

Zukorliç'in adaylığının "Hiçbir partiyi desteklemiyorum ama oyumu Boşnak Demokratik Birliği'ne vereceğim" açıklamasıyla desteklediği –aslında kimi desteklediği gizli de değildir zaten- Emir Elfiç'e de katkısı olacaktır. Öte yandan Müftü Zukorliç'in cumhurbaşkanlığı adaylığı söz konusu olmasa dahi Ulusal Konsey seçimlerindeki başarının genel ve yerel seçimlere de yansıtılabilmesi durumunda Elfiç'in Sırbistan parlamentosunda yer alması şaşırtıcı olmayacaktır. Şimdilik yeni parti Boşnak Demokratik Birliği'nin parlamentoda üç milletvekilliği kazanabileceği öngörülebilir. Öte yandan Elfiç'in seçimlere Sırbistan'ın diğer azınlık partileriyle aynı listeden girmesi de hem dikkat çekici hem de yeni partinin farklılığı olarak değerlendirilmeli. Her bir azınlık grubunun siyaseten parçalandığı ve birden fazla siyasi parti çıkardığı bir ortamda azınlık partileri ile liste oluşturmak bir başarı olarak görülebilir. Bu birlikteliğin cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de Zukorliç'e katkısı olacağını, bunun da Sancak'a yol-su-elektrik olarak dönecek bir dizi görüşmeyi getireceği kesin gibi görünüyor. Sonuçta durmaksızın parçalanan Balkanlar'ın bir köşesinde hiç değilse sorun ortaklığında birleşme yaşanıyor denilebilir.



[1] Resmi olarak aday olabilmek için 10 bin destek imzasının toplanması gerekiyor.

[2] Sırbistan'ın nüfusu 1-15 Ekim 2011'de gerçekleştirilen nüfus sayımına göre 7 milyon 120 bin 666 olarak belirlendi. Sayımlara Arnavutlar büyük oranda, Boşnaklar da önemli oranda katılmadı, boykot etti. Resmi olmayan sonuçlara göre etnik grup dağılımı şu şekilde gerçekleşmiştir: Sırplar% 82.86, Macarlar% 3.91,Boşnaklar%1.82 (135 bin 670 kişi sayıma katıldı), Yugoslavlar% 1.08, Karadağlılar% 0.92, Arnavutlar% 0.82, Vlahlar%0.53, Makedonlar %0.35, Bulgarlar%0.27, Bunjevaclılar%0.27, Müslümanlar% 0.26, Roman (Çingene) % 1.44, Hırvatlar% 0.94, Slovaklar% 0.79, Romlar%0.46, , Ruthenianlılar %0.21, Almanlar%0.05, Goralılar, %0.06 , Slovenler% 0.07, Ukraynalılar% 0.07, Ruslar%0.03, Çekler%0.03, Diğerleri % 0.16, krş. http://webrzs.stat.gov.rs/axd/Zip/NEP1.pdf; http://www.mfa.gov.tr/sirbistan-kunyesi.tr.mfa; http://www.osce.org/serbia/30908; http://www.theodora.com/wfbcurrent/serbia/serbia_people.html

[3] Sancak'ın 6 bölgesi (Novi Pazar, Sjenica, Tutin, Prijepolje, Nova Varos, Priboj) Sırbistan'da ve beş bölgesi de (Pljevlja, Bijelo Polje, Berane, Mojkovac, Ruzaje) Karadağ'da kalmıştır. Nüfusu 500 bine yakındır ve yüzde 81'ini Boşnaklar oluşturur. Merkezi Yeni Pazar'dır (Novi Pazar). Sancak, Kıbrıs büyüklüğünde olup, 8.867 kilometrekaredir. 1878'e dek Osmanlı'nın Bosna Hersek eyaletinin yedi sancağından biriydi ve ismi Yeni Pazar'dı. Osmanlı'nın Balkanlar'daki son sancağıdır.

[4] Sırbistan Hükümeti, 30 Ekim 2009 itibariyle azınlıkların kendi özyönetimini hayata geçirmek üzere "Azınlıklar Milli Konseyi" kurulması kararını aldı ve akabinde ülkeyi yedi reyona ayıran yeni bir idari düzenlemeye gitti. AB'nin Milli Azınlıklar Kurulu Sözleşmesi çerçevesinde yapılan düzenleme ile ülkenin 28 azınlık grubu için anadilin ve milli sembollerin resmi kullanımı dahil olmak üzere getirilen haklar toplamı son derece ilerici bir yaklaşımdır. Eğitim, kültür, dil kullanımı ve haberleşme alanında milli konseylerin kendi başlarına karar alma haklarının olması, etnik kimlik bağlamında tanınan birer özerklik niteliğindedir. Belirtmek gerekir ki Avrupa istemiştir ancak Avrupa'nın kendisinde bu tür haklar söz konusu değildir. Öte yandan Sırbistan Hükümeti'nin Reyonsal Gelişme Kanunu'nun Avrupa kriterlerine uygunluğu Avrupa İstatistik Ajansı'nca (Eurostat) onaylanmıştır. Yasayla ilan edilen yeni yedi bölge: Doğu, Orta, Güney ve Kuzey Belgrat reyonları, Voyvodina ve Kosova-Metodiya'dır. Kosova'nın Sırbistan bölgesi olarak kaydedilmesi de ilginçtir.

Gözde Kılıç Yaşın

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Balkanlar ve Kıbrıs Araştırmaları Merkezi Başkanı

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü   - 18-10-2019

ABD-Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye Mutabakatı Nedir, Ne Değildir?

ABD ve Türk yetkililerin açıklamalarında anlaşmaya varılmıştır denilse de kamuoyuna sunulan metnin başlığı ortak açıklama olarak geçmektedir. Bu haliyle metni bir anlaşmadan ziyade mutabakat metni olarak görmek gerekir.