ERMENİ OYUNUNA GELMEK

Yazan  22 Nisan 2009
Bölgede yayılmacı hedefler peşinde koşun Ermenistan, SSCB’nin dağılması sonrasında Rusya’nın teşvik ve askeri yardımıyla Azerbaycan topraklarını işgal etmiştir.

Ermenistan'ın amacı Azerbaycan toprakları içerisinde bulunan Karabağ'ı ilhak etmektir. Bunun için Ermenistan, bölgeyi işgal etmiş, büyük katliamlar gerçekleştirerek etnik temizlik yapmıştır.

Bu durum, bölgenin en büyük gücü olan Türkiye ile Azerbaycan arasında sıkı işbirliği ve ilişkilerin önünü açmıştır. Azerbaycan ile Türkiye, seksen yıl sonra yeniden "bir millet iki devlet" olduğunu hatırlamıştır. Ermenistan da Azerbaycan ile Türkiye arasındaki bu dayanışma karşısında Rusya ile ikili ilişkilerini daha da sıklaştırarak dengelemeye çalışmıştır. Bir yandan da Ermenistan, diasporasını devreye sokarak ABD'nin ve diğer ülkelerin Türkiye üzerinde baskı kurmasını sağlayarak bir denge siyaseti üretmeye çalışmıştır. Rusya'nın Gürcistan'a müdahalesiyle yeniden Kafkaslar'a eski etkinliğini taşıması, Ermenistan'ın elini daha da güçlendirmiştir. Bölgedeki Rus-ABD rekabetinden de Ermenistan büyük yarar sağlamaktadır.

Ermenistan'ın yarattığı fiili duruma rağmen Türkiye'nin Kafkaslar'daki belirleyici rolü devam etmektedir. Türkiye'nin, işgalci, gaspçı ve katliamcı Ermenistan yönetimine karşı sınırlarını kapatması ve ilişkilerini sınırlandırması süreç içerisinde etkisini göstermiştir. Yoksul Ermenistan halkı her yolu deneyerek ülkesini terk etmeye başlamıştır. Rusya'ya kökten bağlı ekonomisi, zaman zaman kendi meclisinin basılmasına neden olacak kadar kötü yönetimi, işgalci ve yayılmacı tavrının neden olduğu sorunları yüzünden, Ermenistan kendi halkı için de yaşanır bir ülke olmaktan çıkmıştır.

Türkiye ile Azerbaycan'ı birbirine düşürmek!

Ermenistan'ın, bölgede kendi lehine olan statükoyu sürdürebilmesi, Türkiye ile Azerbaycan'ın ilişkilerinin kötüleşmesine bağlıdır. Bu nedenle de Ermenistan, Türkiye ile Azerbaycan'ı birbirine düşürmek gibi ciddi bir stratejiyi devreye sokmuştur. Ancak Türkiye ile Azerbaycan'ın arasının açılması, Ermenistan'ın bölgedeki işgalini sürdürülebilir kılabilecektir. Ermenistan, Dağlık Karabağ'a yönelik emellerini gerçekleştirebilmek için Azerbaycan'ı Türkiye'den ayıracak yalnızlaştırma operasyonu düzenlemektedir. ABD Başkanı Obama'nın Türkiye ziyareti ve Türkiye'nin Ermenistan sınırını açacağı yolundaki bazı değerlendirme ve abartılar, Türkiye ile Azerbaycan arasında bir güven bunalımına neden olmuştur. Türkiye ile Azerbaycan'ın arasını açma girişimleri tamamen Ermeni stratejisidir. Türkiye ve Azerbaycan oyuna gelmiştir. Halbuki, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler iki devletin değil daha çok bir milletin kendi arasındaki ilişkilerdir. Nitekim Cemil Çiçek "Azerbaycanlı kardeşlerimizin ve Azerbaycan'ın menfaatlerine aykırı, Azerbaycan'ı üzecek bir adım atmamız mümkün değildir" diyerek bu konudaki siyasi iradeyi de ortaya koymuş olmaktadır.

Bu arada Türkiye'nin ABD'yi, Azerbaycan'ın da Rusya'yı stratejik müttefik olarak ilan etmesi de ilginçtir. Demek ki Türkiye ile Azerbaycan'ın kendi işbirliklerini güçlendirdiklerinde ayrıca başka bir stratejik müttefik aramaya ihtiyaçları olmadıklarını öğrenmeleri için daha uzun bir zamana ihtiyacı vardır.

Özcan Yeniçeri

1954 yılında Gümüşhane'nin Şiran ilçesinde doğdu. İlk ve orta tahsilini Gümüşhane'de, yüksek tahsilini Ankara'da tamamladı. 1987 yılında Uludağ üniversitesi Sosyal Bilimler Ensti-tüsü'nde Yüksek Lisansını tamamladı. 1991 yılında ise Erciyes üni-versitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde Yönetim Organizasyon dalında “örgütlerde çatışma ve Yabancılaşmanın önlenmesinde Yönetime Katılmanın Rolü” adlı tezinin kabul edilmesiyle de doktor unvanını aldı.

1998 yılında doçent, 2004 yılında da profesör oldu.

Prof.Dr. özcan Yeniçeri, Niğde üniversitesi'nde çeşitli aralıklarla Kamu Yönetimi Bölüm Başkanlığı, Meslek Yüksek Okulu Mü-dürlüğü, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü yaptı.

1999 yılında Kazakistan'daki Ahmet Yesevi üniversitesi'nde görev aldı. Bu üniversitede “Uluslararası İlişkiler Bölümü”nü kurdu ve bir yıl süreyle de başkanlığını yaptı. 2004 yılında AYSAM (Ahmet Yesevi Stratejik Araştırmalar Merkezi) Başkanlığına getirildi. İki yıl bu görevi yapmış olup halen Niğde üniversitesi'ndeki görevine de-vam etmektedir.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri'nin yazdığı eserlerden bazıları şunlardır: Yeniden Türkleşmek, örgütsel Değişmenin Yönetimi, Küre-selleşme Karşısında Milliyetçilik ve Kimlik, Küresel Kıskaç ve Türkçülük, Bilgi Yönetim Stratejileri ve Girişimcilik, Dokunanlar, İtirazlar, Bugünden Yarına Türk Dünyasına Stratejik Bakış, Yönetimde Yeni Yaklaşımlar. ölüler Nefes Almaz (Roman), örgütlerde çatışma ve Yabancılaşma Yönetimi

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, 2003 yılı “Prof. Dr. Osman Turan Kültür Araştırmaları” ödülünü almıştır.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, Ortadoğu, Ayyıldız, Millet, Hergün ve Siyaset Ekseni gazetelerinde çeşitli aralıklarla köşe yazarlığı yapmıştır. Halen Yeniçağ Gazetesi'nde köşe yazarlığına devam etmektedir.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, 12 Haziran 2011 Genel Seçimleri ile Milliyetçi Hareket Partisi Ankara milletvekili olmuştur. Ankara Milletvekili Yeniçeri aynı zamanda TBMM Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Komisyonu üyesidir.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 16-10-2019

SDG/YPG'ye Çifte Koruma Kuşağı

İç politikada zorda olan Trump, kişisel açmazdan kurtulmak için dünya gündeminin en üst sırasındaki Suriye konusunu da kullanıyor. Ama görünen o ki, bunu yaparken de Türkiye'yi de kullanıyor.