İran Turanı ve Unutulan İran Türkleri

Yazan  08 Kasım 2012

Türkiye kamuoyu gerek İran gerekse İran Türklüğü konusunda oldukça az bilgiye sahiptir. Türkiye, İran'ı çoğu kez molla vesayeti ve askeri bürokrasi ile Farslar tarafından yönetilen bir ülke olarak tanımıştır. İran'ın bir dönem Türkiye'ye rejim ihraç etme çabaları ve zaman zaman PKK'yı Türkiye'ye karşı koz olarak kullanması bu algı ve önyargıların oluşmasında önemli bir itici güç olmuştur. Buna karşın ilgisi ve enerjisini son 50 yılda ağırlıklı olarak batıyla bütünleşmeye harcayan Türkiye, nüfusunun yaklaşık %40'ını[1] Türklerin oluşturduğu sınır komşusu olan İran'ı tanımak için özel bir çaba harcamamıştır. Türkiye kamuoyu, İran'daki Türklerin varlığından neredeyse bugün bile habersizdir. Ancak İran Türkleri, kendilerini Türkiye'ye hatırlatmak için büyük bir özen ve dikkatle gayret göstermektedir.

Güney Azerbaycan Türk Hareketinin lideri Dr. Mahmut Ali Çöhreganlı, 4 Kasım 2012'de davet edildiği MHP Kurultayına katılmak için oğlu Alparslan Çöhreganlı ile birlikte Türkiye'ye gelmek istedi. Fakat Çöhreganlı'nın Ankara Esenboğa Hava Limanı'na inişinin ardından, Türkiye'ye girişine izin verilmedi ve emniyet güçlerinin nezaretinde ilk uçakla ABD'ye geri gönderildi. Türkiye'yi ziyaret etme girişimi başarısız oldu ancak Çöhreganlı'nın Esenboğa'dan geri çevrilmesi İran'daki Türk varlığını yeniden akıllara getirmiştir.

Çöhreganlı Kimdir?

Mart 1958'de Türklerin yoğunlukta olduğu Tebriz şehrinin Çöhregan kasabasında doğan Mahmut Ali Çöhreganlı, İran'ın önemli Türk aşiretlerinden Akkoyunlu Türkmenlerine mensup bir aileden gelmektedir.[2] 1984 yılında girdiği Tebriz Fars Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden 1988'de mezun olmuş, Tahran ve Tebriz'in çeşitli üniversitelerinde Türk Dili ve Edebiyatı kursları açıp öğretmenlik yapmıştır. 1995 yılı İran meclis seçimlerinde Azerbaycan Türklerinin sorunlarını gündeme getirerek yoğun bir kitleyi etrafında toplayan Dr. Mahmut Çöhreganlı, seçimlerin birinci aşamasında Tebriz'den sandıkta birinci çıkınca tutuklanarak seçimlerin ikinci turuna kayıt yapması engellenmiştir.[3] 1995 yılından sonra çeşitli baskılarla karşılaşmış ve 2001'de İran'dan ayrılmıştır. Çöhreganlı, 1997'den bu yana "Güney Azerbaycan Milli Oyanış Hareketi" yani kısa adıyla GAMOH olarak bilinen siyasi hareketin liderliğini yürütmektedir. GAMOH ise Azerbaycan, Türkiye, ABD ve AB ülkeleri başta olmak üzere toplam 24 ülkede siyasi faaliyet göstermektedir.[4]

Güney Azerbaycan ve GAMOH

İran Türklerinin ağırlıklı olarak Güney Azerbaycan'da yoğunlaştıkları görülmektedir. "Güney Azerbaycan" tabiri ise siyasi literatürde, İran sınırları içerisinde yer alan Azerbaycan'ı tanımlamak için kullanılmaktadır.[5] Güney Azerbaycan arazisi Azerbaycan Cumhuriyeti ve Türkiye sınırından başlayarak 250,000 km'lik yüzölçümü ile İran'ın merkezine kadar uzanmaktadır.[6] Bu coğrafyaBatı Azerbaycan, Doğu Azerbaycan, Hemedan, Zencan, Erdebil, Gazvin, Gilan idari bölümlerini içine almaktadır.GAMOH'un siyasi faaliyetleri ise bu bölgede yoğunlaşmaktadır.

Bu kapsamda GAMOH'un Güney Azerbaycan sorunu hakkındaki görüşlerini yakından öğrenmek üzere Dr. Çöhreganlı'nın Türkiye'ye alınmaması üzerine oğlu Alparslan Çöhreganlı ile irtibata geçerek, İran'daki Azerbaycan Türklerinin güncel sorunlarını değerlendirdik. Bu mülakata GAMOH'un Türkiye temsilcileri de katıldı. Alparslan Çöhreganlı, Güney Azerbaycan Türklerinin İran'da siyasi sistemden tecrit edildiklerini ve Fars şovenizminin baskılarına maruz kaldıklarını aktardılar. Siyasi faaliyetleri nedeniyle İran'dan yakın zamanda ayrılmış olan GAMOH temsilcileri de Çöhreganlı'nın anlattıklarını tasdik etti. Oğul Çöhreganlı, Güney Azerbaycan Türklerinin İran'daki bin yıllık geçmişinden bahisle İran'ın temel unsuru olduklarının altını çizerek, İran Türklerinin 1924'ten itibaren kaybettikleri siyasi ve kültürel hakların meşru yollarla ve hukuk dairesi içinde verildiğini savunuyor.[7]

Çöhreganlı'nın anlattıklarından GAMOH'un temel amacının Güney Azerbaycan Türklerinin 1924'te kaybettikleri egemenlik haklarını yeniden kazanmak olduğu anlaşılıyor. GAMOH'un bu amaca ulaşmak için izlediği yöntemin ise silahlı direniş değil, hukuk ve eğitim oluşturduğunun altını çiziyor. Güney Azerbaycan Türkleri, sorunlarını daha fazla duyurmak için ise Türkiye ve Azerbaycan'a ayrı bir önem veriyorlar. Ancak Güney Azerbaycan Türkleri her iki ülkenin de kendileri yüzünden Tahran ile karşı karşıya gelmesini ve zarar görmesini istememektedir. Buna karşın 2006 yılından bu yana Dr. Mahmut Ali Çöhreganlı'nın her iki ülkeye giriş yasağı bulunmaktadır. Ancak Çöhreganlı ve GAMOH, ne Azerbaycan ne de Türkiye'ye asla küsmüş değil ve iki ülkenin de bir gün mutlaka kendileri yardım eli uzatacaklarını düşünmektedir.

Güney Azerbaycan Sorunu

Alparslan Çöhreganlı ve GAMOH temsilcilerinin anlattıklarına paralel olarak BM İnsan Hakları Özel Temsilcisi Prof. Maurice Copithorne tarafından hazırlanan 1 Ocak – 15 Ağustos 2000 dönemini kapsayan raporun ekinde de Güney Azerbaycan sorununa yönelik benzer ifadelere yer verilmektedir:[8]

· Kültürel özerkliğin inkârı

· Kültürel aktivistlerin hapsi

· Okullarda Türkçesinin yasaklanması

· Radyo ve televizyonlarda Azeri Türkçesi diye Farsça ve Türkçe karışık kullanımı

· Türkçe coğrafi adların tahrifi ve değiştirilmesi

 

· Azerbaycan Türklerinin İrani Ayranlardan olduğu, Moğolların gelişiyle zorla dillerinin değiştirildiği tezinin savunulması

 

Sonuç

Çöhreganlı'nın aktardıkları Türkiye'nin stratejik aklına açık bir çağrıda bulunmaktadır. Bu paralelde İran, Anadolu Türklüğünün Orta Asya Türklüğüne açılan koridoru görünümündedir. Türk Dünyası'nın geleceği ve bütünleşme süreci İran Türklüğünün var olması ve İran'da en az Fars etnisitesinin sahip olduğu siyasi ve kültürel haklara sahip olmasıyla doğru orantılıdır. Çok tartışmalı bir konu olarak kabul edilse de, 1639'da imzalanan Kasr-ı Şirin'den sonraki dönemlerde vuku bulan ufak çaplı sınır değişikliklerineve hatta zaman zaman oluşan politik gerilimlere rağmeniki ülke toplumlarının birbirlerine düşmanlık beslememesinin temel nedeni tarih boyunca devam eden ortak kültür ve tarih bağları olmuştur. Bu ortak bağların temel belirleyicisi ise şüphesiz ki İran'daki Türk varlığıdır.

 


 


 

 

 

[1] Davut Turan, ABD'nin İran'da Etnik Politikası, GÜNASKAM, Çevrimiçi: http://www.gunaskam.com/tr/index.php?option=com_content&task=view&id=95&Itemid=44

[2] Doktor Mahmudəli Çöhrəqanlının biyografisi öz dilindən, GAMOH, Çevrimiçi: http://www.arshiv.gamoh.info/doktor.html

[3] M. O. Tural, İran İslam Devrimi Sonrasında; (Güney) Azerbaycan Milli Hareketi, 2023, 15 Ekim 2011, Sayı: 126, s.20

[4] Güney Azərbayacan Milli Oyanış Hərərkatı, GAMOH, Çevrimiçi: http://www.arshiv.gamoh.info/gamoh.html

[5] Hüseyin İsalı, Güney Azerbaycan'da Devrimden Sonra Oluşan Siyasal ve Sivil Teşkilatlar, GÜNASKAM, Çevrimiçi: http://www.gunaskam.com/tr/index.php?option=com_content&task=view&id=317&Itemid=44

[6] Hüseyin İsalı a.g.m.

[7] Alparslan Çöhreganlı ile 06.11.2012 tarihli mülakattan

[8] Osman Metin Öztürk-Yalçın Sarıkaya, Kaosa Doğru İran – Güncel İran İncelemeleri, Fark Yayınları, Anakara, 2006, s.201

 

 

Hakan Boz

bozhakanboz@hotmail.com

Uzmanlık Alanları

Azerbaycan, İran, Pakistan

Biyografi

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nde Araştırmacısı olarak görev yapan Hakan BOZ, Güney Kafkasya-İran-Pakistan Araştırmaları Merkezi'nde çalışmaktadır.

Bununla birlikte hakemli bir dergi olan 21. Yüzyılda Sosyal Bilimler Dergisi ile 21. Yüzyıl Dergi’lerinin sorumlu yazı işleri müdürüdür. Boz, enstitü çalışmalarının Radyo Karedeniz ve Pusula Gazete’siyle koordine edilmesi sürecini de yönetmektedir.

İlk, orta ve lise eğitimini İstanbul’da tamamlamıştır. Üniversite eğitimi için 2005 yılında Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne girdi. İlk senesinde gösterdiği başarı ile fakültesinde dereceye girerek, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne geçiş yaptı. Lisans eğitimini Gazetecilik Bölümü’nde “Türk Basını’nda Güneydoğu Sorunu” isimli bitirme projesiyle tamamlamıştır.Atılım Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde Yüksek Lisans eğitimine devam etmektedir.

Hakan Boz, Enstitü’deki görevine Eylül 2011’de başlamıştır.

Yabancı Diller

İngilizce

Eserleri

  • Suriye’nin Arkasındaki Cephe: İran, Küçük Orta Doğu: Suriye, Ümit Özdağ (Ed.), Kripto Yayınları, Ankara, 2012; Suriye’nin Arkasındaki Cephe: İran

Makaleleri

  • Hakan BOZ, Şii Hilalinden Direniş Eksenine İran Dış Politikasında Şiilik, , 21. Yüzyıl Dergisi, Aralık 2012
  • Hakan BOZ, Turan Soylu Kavimlerin Kadim Yurdu: İran, 21. Yüzyıl Dergisi, Kasım 2012
  • Hakan BOZ, Karabağ Sorununda Masadaki Seçenek Askeri Müdahale mi?, 21. Yüzyıl Dergisi, Ağustos 2012
  • Hakan BOZ, Ahmet Turan Esen-Turgay Düğen-Alper Özcan21. Yüzyıl Dergisi, Türkiye-Azerbaycan-KKTC Birleşik Devleri, Temmuz 2012
  • Hakan BOZ, Şeytan Üçgeninde Dans: İsrail-Azerbaycan-İran, 21. Yüzyıl Dergisi, Haziran 2012
  • Hakan BOZ, ABD’nin Nükleer Kriz Sendromu: Pakistan, İran Olur mu? , 21. Yüzyıl Dergisi, Mayıs 2012
  • Hakan BOZ, Suriye’nin Arkasındaki Cephe: İran, , 21. Yüzyıl Dergisi, Nisan 2012
  • Hakan BOZ, 2012, İran İçin Savaş Yılı mı?  21. Yüzyıl Dergisi, Mart 2012
  • Hakan BOZ, İran’ın Kuzey Irak Politikaları, 21. Yüzyıl Dergisi, Ocak 2012
  • Hakan BOZ, Belucistan, Orta Asya’nın Kürdistanı mı?, 21. Yüzyıl Dergisi, aralık 2011
  • Hakan BOZ, Azerbaycan Dış Politikasının Manevra Sahaları,2023 Dergisi, Mart 2012, Sayı: 131
  • Hakan BOZ, İran’ın Azerbaycan’daki Asimetrik Savaşı,Ekoavrasya, Kış 2012.        

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR