Esad yönetimine bağlı resmi haber ajansı SANA’da çıkan habere[1] göre dört aydan uzun süredir devam eden planlama ve koordinasyonun sonucunda silahlı bir grubun Suriye-Irak sınırlarına yakın El-Tanf bölgesinden çıktığı; militanların silah ve teçhizatını Suriye Arap Ordusuna teslim ettiği aktarıldı. Haberde konuya ilişkin diğer detaylara da yer verildi:

Bu süreçte yer alan bir yetkiliye dayandırılan habere göre; ABD silahlı unsurlarıyla koordineli bir şekilde hareket eden ve Ürdün tarafından da desteklenen “Ceyş Megavir el-Tavra” (diğer adıyla Devrimci Komando Ordusu) grubundan 28 militan ve 6 sürücü silah ve teçhizatını teslim etmek üzere Palmira şehrine geldi. Tüm silah ve teçhizatlarını teslim eden grup “af kanunundan” yararlanmak istedi.

Grubun lideri olan Ganam Samir el-Kedair -diğer adıyla Ebu Hamza-, SANA'nın muhabirine kendisinin ve diğer militanlarının IŞİD yüzünden Sweida'nın doğusundan çıkarak Dera'ya yerleşiğini ve buradan da Ürdün'e gittiklerini söyledi. Burada “Ahrar el-Aşir” lideri ile koordinasyon kurduktan sonra eğitim gördüklerini ve daha sonra el-Rukban Kampında faaliyet göstermeye gönderildiklerini söyledi.

Bir noktada, yardım malzemelerinin çoğunun IŞİD’e satıldığını keşfettiklerini ve “Ceyş Megavir el-Tavra” ya katıldıktan sonra bu grubun IŞİD’i desteklediğini keşfettiklerini; böylece artık grupların hiçbirine güvenmediklerini ve Suriye Ordusu'na teslim olmaya karar verdiklerini söyledi.

El-Kedair, El-Tanf'ta kendileri gibi silah bırakmak isteyen başka gruplar olduğunu, ancak uygun fırsat beklediklerini söyledi. Zira kendi grubunun bölgeyi terk ettiklerinde saldırıya uğradığını da belirtti.

Silah bırakan bu gruptan yola çıkarak genel bir resim çizmek pek mümkün olmasa da Suriye özelinde silahlı grupların taraf değiştirmesi yeni rastlanan bir durum değil. SANA’da yayınlanan bu haber, sayısal açıdan büyük önem taşımayan bu grubun silahlarını teslim etmesinden ziyade Esad tarafından iç ve dış kamuoyuna bir mesaj niteliği taşıyor. Öte yandan Suriye istihbaratının sahadaki bazı gruplarla, özellikle HTŞ gibi daha sert bir hiyerarşiye tâbi olanlar hariç, temaslarının sürdüğü ve kısmen etkili olabildiğini de söyleyebiliriz. Küçük ölçekli olan bu çözülmelerin etkisi, daha büyük çözülmeleri beraberinde getirmediği sürece yalnızca bir iç ve dış propaganda olmakla sınırlı kalacaktır.

 

[1] https://sana.sy/en/?p=190136

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Suinbay Suyundikov   - 30-07-2020

Nükleer Silahlanma Yarışı ve START Anlaşması

Giriş Uluslararası düzeyde nükleer silahlanmanın önlenmesi ve bu soruna ilişkin kapsamlı çözüm bulunabilmesi tartışmasız dünyanın en önemli meselelerinden biridir.