< < ÇAR PUTİN ile Üçüncü Dönem


ÇAR PUTİN ile Üçüncü Dönem

Yazan  05 Eylül 2012

Soğuk Savaşın son dönemi olan 1980'lerde dünya kamuoyunda SSCB ve onun liderliğini yaptığı komünist rejim, SSCB'nin içinde bulunduğu ekonomik darboğaz nedeniyle ne kadar daha süreceğine dair tartışmalar devam ederken, Moskova Devlet Başkanlığına Mikhail Gorbaçov'u seçerek ülkede bir yenilenme dönemi başlatmaya çalışmıştır. Esas amaç ülkenin ekonomik verimliliğini arttırmak olan bu programlar beklenen sonucu vermemiş, tam tersi ülkenin içerisindeki cumhuriyetlerde bağımsızlık hareketlerinin cesaretlendirilmesine yol açmıştır. 1991 yılında ise ekonomik olarak zaten çöküşe yaklaşmış olan SSCB, federasyondan pek çok cumhuriyetin ayrılmasını engelleyememiş ve mirasçısı olarak Rusya Federasyonu'nun doğuşuna şahit olmuştur.

SSCB'nin ani çöküşü sonrasında uluslararası alanda büyük bir bocalama ve buhran dönemi içinde doğan yeni Rusya Federasyonu (RF)'nun kaderi, ilk devlet başkanı olan Boris Yeltsin'in ani bir kararla 1999 sonunda iktidarı Vladimir Putin'e devretmesi ile yeni bir sürecin önünü açılmıştır. 2008'e kadar devlet başkanlığını sürdüren Putin, sarsılan Rus devletini toplama ve Rusya'nın uluslararası alandaki konumunu güçlendirme adına çalışmıştır. 2008'de Putin'den boşalan koltuğa, Putin'e yakınlığı ile bilinen Dmitri Medvedev geçmiş ve 2008-2012 döneminde Medvedev devlet başkanlığı Putin ise başbakanlık görevini sürdürmüşlerdir. Putin'in 4 Mart 2012 seçimlerinden %62'lik oy alarak zaferle çıkmasının ardından, 7 Mayıs'ta Dimitri Medvedev'den devlet başkanlığı koltuğunu teslim almıştır. Putin'in Rusya'da üçüncü Başkanlık Dönemine başlamasının ardından önümüzdeki sürecin sadece uluslararası ilişkiler bağlamında değil iç politik alanda da Rusya için neler getireceği merakla beklenen bir konu olmuştur. Bu açıdan bu çalışmada kısaca Putin'in üçüncü döneminin ilk aylarında yaşanan değişim ve yenilikler incelenecektir.

1991 sonrasında Rus halkı Yeltsin iktidarının ilk yıllarında "demokratik yönetim" anlayışının yerleşeceğini ummuşlardır. Fakat Yeltsin'in hastalığı nedeni ile iktidar belli ailelerin eline geçmeye başlamıştır. Bu durum tıpkı SSCB döneminde iktidara sahip olma ve kullanma açısından politbüro ve nomenklatura[1]'nın sahip güce benzemektedir. Yeltisn döneminde demokrasi ile tanışan halkın yaşadığı "şok terapisi" Putin döneminin başlaması ile değişmiş ve "yönetilebilir demokrasi" kavramı ülkede uygulanmaya başlamıştır.[2] 2000'den itibaren uygulanmaya başlanan yönetilebilir demokrasi anlayışının en önemli sacayakları "yönetimde süreklilik" ve "hiyerarşide sadakat ve itaat"[3] olmuştur.

Nitekim Medvedev-Putin tandemi kapsamında yürütülen Rus siyasi yapısında Putin 7 Mayıs 2012'de üçüncü Başkanlık dönemine başlamıştır. Mayıs 2012'den bu yana Rusya'nın iç ve dış politikada yaşadığı değişim ve gelişmeleri kısaca incelemek gerekir ise ilk olarak dikkat çeken konu Putin'in dış politikaya büyük önem vererek Çin, Almanya, Fransa, İngiltere, Meksika, İsrail, Ürdün ve Filistin dâhil olmak üzere 11 ülkeye ziyaret gerçekleştirmiş oluşudur.[4] Putin'in özellikle 5 Haziran 2012'de[5] Çin Halk Cumhuriyeti'ne yapmış olduğu ziyaret öne çıkmaktadır. Suriye Krizi sürecinde Esad yönetiminden yana tavır sergileyen Çin ve Rusya'nın devlet başkanlarının bir araya gelişi önemlidir. Aslında Putin devlet başkanı koltuğuna oturmadan önce 27 Şubat 2012'de Moskovskiye Novosti'te yayınlanan "Rusya ve Değişen Dünya" başlıklı makalesinde yeni dönemde Rus dış politikasının gidişatı ile ilgili ipuçları vermiştir. Makalede Putin, Arap Baharı sürecinden, Afganistan sorunu, İran ve Kuzey Kore konularına kadar pek çok konuyu ele almıştır. Özellikle Suriye Krizi bağlamında Putin kimsenin Libya senaryolarını yeniden görmek istemediğini ifade ederek Rusya'nın Suriye konusunda politikasının değişmeyeceğini de göstermiştir. Putin'in makalesinde dikkat çeken konular ise :

- Orta Doğu ile ekonomik bağları güçlendirmek,

- Kuzey Kore'yi nükleer güce sahip bir ülke olarak kabul etmeseler de ile iyi komşuluk ilişkilerinin devam ettirileceğine,

- Çin ile ekonomik entegrasyona ağırlık vermek,

- AB ile vizesiz geçiş uygulaması ve ekonomik entegrasyonu gerçekleştirmek

- Rus Halkı'nın özellikle de Rusya dışında yaşayanların haklarının korunması[6]

Nitekim özellikle İran ve Suriye ile ilgili olarak Rusya, ABD ve Batı ile farklı politikalar takip etmektedir. Rusya, Suriye krizinin başladığı günden bu yana Libya, Tunus ve Mısır'da yaşanan olaylarda sergilediği bekle-gör politikasından farklı olarak sürece doğrudan dâhil olmuştur.[7] İran ile ilgili olarak ise Rusya, İran-ABD/İsrail arasında yaşanan kriz sürecinin başından bu yana İran'ın yanında yer almıştır. Bu bağlamda Rusya Suriye ve İran ile ilgili olarak Batı'nın karşısında bir duruş sergilemektedir. Putin, İran'da gerçekleştirilen 16. Bağlantısızlar Hareketi Zirvesi'nin açılışına göndermiş olduğu mesajda Rusya'nın amacının ortak bir güvenlik inşa edilmesi amacı ile sınırları bölmek değil denge politikası takip edeceğini açıklayarak Bağlantısızlar Hareketi ile her türlü işbirliğine hazır olduklarını ifade etmiştir. [8]

Askeri alana baktığımızda Putin 2000'de devlet başkanlığına geldiğinde Rus ordusunda 1.4 milyon personelin bulunduğunu fakat aralarından hiçbirinin savaşmayı bilmediğini açıklamıştır. Bu nedenle Putin ordu içerisindeki mobilizasyon eksikliği başta olmak üzere pek çok boşluğu doldurma maksadı ile askeri modernizasyonu şart görmüştür. Yine Putin devlet başkanı olmadan önce Rossiiskaya Gazeta'da 20 Şubat 2012'de yayınlanan makalesinde Rus askeri yapılanmasında modernizasyona olan ihtiyacı açıklarken her stratejik bölgede özel harekat güçlerinin yer alması gerektiğini belirtmiştir. Bu kuvvetlerin tıpkı 2008 Gürcistan müdahalesinde Osetya, Abhazya'da yaşayan halkları koruduğu gibi koruması ve bölgeye barış götürmesi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca makalede Putin şu konulara da dikkat çekmiştir:[9]

-Önümüzdeki on yıl içerisinde yaklaşık 770 Milyar Dolarlık bir bütçe ile Rus askeri ve savunma yapısında modernizasyon

- Maaş, emeklilik ve diğer sosyal hakların düzeltilmesi ve arttırılması

- On adet "arama ve eğitim merkezi" kurulması

- Ordunun onur ve prestijinin arttırılması

Kısaca Putin uluslararası alanda "güçlü ordu güçlü Rusya" tablosu görmek istemektedir. Bu doğrultuda Rusya'da Putin'in üçüncü dönemi ile birlikte askeri modernizasyonda hızlı bir atılım söz konusudur. Temmuz 2012'de Putin'in nükleer güç ve kapasitelerini arttırmaya dönük açıklamasında 2020 devlet silahlanma programı çerçevesindeki hedeflerini tam zamanında yerine getirmeleri gerektiğini vurgulayarak Rus stratejik nükleer gücünün yüzde 85'inin, yeni ve modern silahlardan oluşması gerektiğini ifade etmiştir. 24 Temmuz 2012'de Rusya federasyonu Başbakanı Dmitri Medvedev de askeri üretim yapan 17 fabrikaya bütçeden 24 milyar ruble (yaklaşık 750 milyon dolar) para ayırarak bizim ünlü İskender-M füzelerini seri üretime koyduklarını açıklamıştır. Diğer taraftan Reuters' da Putin'in önümüzdeki on yılın sonunda tamamlanması planlanan yaklaşık 621.31 Milyar Dolarlık Rus donanmasında kullanılmak üzere deniz altı ve füze çalışmalarından bahsetmektedir. SIPRI raporları da Rusya 2011'den bu yana askeri harcamalarını arttıracak Fransa ve İngiltere'yi geçmiş ve üçüncü sıraya yükseldiğini[10] göstermektedir.

Üçüncü olarak ülkede idari ve sosyal alanlarda bazı değişimler görülmektedir. Putin seçim öncesinde ülkede idari, siyasi ve sosyal alanlarda da neler değişeceğine dair bilgi vermiştir. Putin'in 13 Şubat 2012'de Komsomolskaya Pravda yer alan makalesinde başarılardan ziyade sosyal alanda eksik kalan konular sorunlardan bahsetmek gerektiğine dikkat çekmiştir. Putin ülkede sağlıktan eğitime pek çok alanda etkinliğin ve verimin arttırılması için yeni reformların yapılmasından bahsetmiştir. Makalede dikkat çeken bir nokta ise azalan Rus nüfusu ile ilgilidir. Putin bu konu ile ilgili olarak bugün Rusya'nın nüfusu 143 milyon olduğunu belirterek uzmanların 2050'de Rus nüfuzunun 107 milyona düşeceğini beklediklerini ifade etmiştir. Putin bu noktada eğer kapsamalı ve etkili bir politika ile Rus nüfusu korunabilir ise bu rakamın 154 milyona çıkacağına dikkat çekmiştir. Bu noktada da ailelerin daha fazla çocuk sahibi olmaya teşvik edilmesi gerektiğini belirtmiştir.[11] Putin ayrıca bu ailelere çocukları 3 yaşına gelene kadar ayda 7bin Ruble verilebileceğinden de bahsetmiştir.[12] Diğer taraftan Putin 6 Şubat 2012 tarihli "Democracy and the quality of government," adlı makalesinde de daha etkin ve şeffaf bir yönetim istediğini belirtmiştir. Bu noktada Putin makalesinde şu konular üzerinde durmuştur:[13]

- Demokrasinin geliştirilmesi

- Yerel Yönetimlerde yenilikler

- Yolsuzlukla mücadele

-Adalet sistemindeki sorunların giderilmesi

Putin, başkanlığının ilk günlerinden itibaren ülkede siyasi alanda yapılan reformlara hız verilerek, bölge valilerinin, doğrudan halk tarafından seçimine başlanmıştır. Ayrıca partilerin kurulması için maksimum daha özgür koşulların sunulması sözü verilerek şu an 39 partinin kaydının bulunduğu ülkede bu sayının 190'ın üzerinde çıkacağı beklenmektedir.[14] Diğer taraftan ülkede yolsuzluk ile ilgili da ciddi bir mücadele yürütülmeye başlanmıştır. Bu noktada, Ağustos 2012 başlarında Birleşik Rusya Partisi milletvekilleri Vyaçeslav Lısakov ve Valeri Trapeznikov, bürokratların yurtdışında hisse senedi ve gayrimenkul sahibi olmasının yasaklanmasına ilişkin bir öneri sunmuşlardır. [15] Ardından milletvekilleri ve eşleri, yurtdışında gayrimenkul ve banka hesabı sahibi olma, yabancı şirketlerin hisselerini satın alma haklarından mahrum bırakılmıştır.[16]

Ağustos 2012'de 156. üye olarak Dünya Ticaret Örgütüne katılan Rusya, Avro Bölgesinde yaşanan ekonomik krizin devam ettiği şu günlerde olası bir ikinci küresel krizin yaşanması durumunda ülkede etkiyi minimize edici önlemler alma çabasında girmiştir. Bu bağlamda küresel krizin ikinci dalgası tahminleri doğrultusunda en kötü senaryolara hazırlık yapılmaktadır. Konu ile ilgili olarak konuşan Putin "Avrupa'da ve küresel ekonomilerde durum kompleks. Dünya ekonomisinin motoru olan ABD'de durum daha iyi görünse de, makroekonomik veriler ekonomik istikrar için önemli. Onların borcu gayri safi milli hâsılanın yüzde 104'üne ulaştı… Dünyanın en büyük tüketicisi Çin'in büyüme oranları yavaşlıyor ve küçülüyor. Bunların alarm durumu olduğunda şüphe yok. Gelişmelerin ekonomik krize dönüşmemesini ümit ediyoruz.2013 bütçesi de benzer şekilde önemli bir rezerv öngörüyor. Eğer kriz patlak verirse etkili ve enerjik bir şekilde karşılık verebiliriz." değerlendirmesinde bulunmuştur. [17] Diğer taraftan son dönemlerde petrol fiyatlarında yaşanan düşüş Rusya açısından endişe vericidir. Konu ile ilgili olarak Haziran 2012'de eski Rusya Maliye Bakanı Alexey Kudrin "Şu anda en büyük problem Avrupa'da büyüyen kriz. Sonuç olarak Batılı bankalar Rusya için kredi programlarını terk ettiler. Rusya ekonomisinde yatırım yapmak istemiyorlar çünkü petrole bağımlılık çok önemli. Böyle kriz zamanlarında bu tarz yatırımlar yapmak çok riskli."[18] açıklamasında bulunmuştu. Diğer taraftan Rusya Ekonomi Bakanlığı petrolün varil fiyatının 60 dolara düşmesi durumunda rublenin değer yitireceği tespitinde fakat Rusya Bankası (Bank Rossii) başkan vekili Aleksey Ulyukayev, Rusya Bankası olarak olası bir kriz anında ülkenin sosyal-ekonomik gelişiminin tehdit altına girmemesi için ruble üzerinde gerekli müdahaleyi yapmaya hazır olduklarını açıklamıştır.[19]

Son olarak Putin, Ekim 2011'de İzvestia gazetesinde yayımlanan makalesiyle "Avrasya Birliği" fikrini açıklamış ve birliğin Asya- Pasifik ve Avrupa Birliği(AB) bölgesinde güçlü bağlar kuracak uluslar üstü bir model olarak nitelendirerek, Avrasya Birliği'nin oluşumunda, Büyük Avrupa'nın özgürlük, demokrasi ve piyasa yasalarını temel alacaklarını ifade etmiştir. [20] Putin'in Avrasya Birliği fikri her ne kadar eski Rus emperyal hırsının yeni adı[21] olarak adlandırılsa Rusya önderliğinde AB'yi model alan Avrasya Birliği'nin[22] oluşumu başlatılmıştır. Putin' in tarihi bir dönüm noktası olarak adlandırdığı Avrasya Birliği ile ilgili ilk somut adım, 18 Kasım 2011'de Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ve Belarus Cumhurbaşkanı Aleksander Lukaşenko'nun Avrasya Ekonomik Komisyonu'nun kuruluşu ile ilgili belgeyi imzalamaları ile olmuştur.[23] Böylece bu üç ülke 1 Ocak 2015'e kadar Avrasya Ekonomik Birliği'ni oluşturmak için takip edecekleri rotayı belirlemiştir.[24] Putin'in Avrasya Birliği Hamlesi bugün sadece Kazkaistan, Belarus ve Rusya arasında değil tüm Avrasya coğrafyasında hissedilmektedir. Öyle ki Avrasya Birliği ile ilgili olarak Rusya, Orta Asya, Ukrayna veya Moldova ülkeleri arasında entegrasyonun ne zaman başlanacağı değil adeta zaten başlamış olan bu sürecin nasıl gelişeceğini[25] tartışılmaktadır.

Sonuç olarak Putin Üçüncü Başkanlık Dönemine gerek iç gerekse de dış politik alanda hızlı bir giriş yapmıştır. Putin, 30 Aralık 1999'da Nesavisimaja Gaseta'da yer alan yazısında Rusya'nın dünya devletleri sıralamasında eski yerine ulaşmasında ulusun tüm entellektüel, fiziki ve manevi güçlerinin çabası gerekliliği ve bunu kimse Rusya için yapmayacağını belirtmiştir. Bu bağlamda Putin, 12 yıllık iktidarı sürecinde kendi ülkesini yaratma adına reform ve modernizasyon çalışmalarını sürdürmektedir. Önümüzdeki süreçte Putin'in getirdiği bu değişim ve gelişim rüzgarının ne yönde ne hızla eseceği merak konusudur.

 

 

 

 

[1] İdari yapıda yer alan elit sınıfı tanımlayan bu kelime ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz: Olga Kryshtanovskaya and Stephen White ,"From Soviet Nomenklatura to Russian Elite", Europe-Asia Studies Vol. 48, No. 5 (Jul., 1996), pp. 711-733 http://www.jstor.org/discover/10.2307/152994?uid=3739192&uid=2129&uid=2&uid=70&uid=4&sid=21101013566403

[2] Sinan OĞAN,"Matruşka Demokrasisi",Startejik Analiz, Mart 2004, Cilt:4,Sayı:47, s.72-76

[3] Kerim Has ,"Putin-Medvedev Tandemi: Yönetilebilir Demokrasi?, http://www.usak.org.tr/makale.asp?id=2392, 18.10.2011

[4] Putin'in 100 günü: Amerika'dan Çin'e, http://turkish.ruvr.ru/2012_08_14/Putinin-100gunu/,14.08.2012

[5] "Russia and China to strengthen trade ties",http://edition.cnn.com/2012/06/05/business/china-russia-economic-trade/index.html,05.06.2012

[6] Vladimir Putin, Vladimir Putin on foreign policy: Russia and the changing world, http://valdaiclub.com/politics/39300.html,27.02.2012,

[7] Suriye'de Tartus üssü ile Akdeniz'de açılma şansı , Suriye ile Soğuk Savaş döneminden bu yana devam eden iyi ilişkilerin ve silah satışının yanı sıra Rusya Arap Baharı sürecinin Suriye ayağında küresel güç olduğunu gösterme fırsatını yakalamıştır.

[8] "Vladimir Putin sent a message to participants of the XVI Non-Aligned Movement summit", http://eng.news.kremlin.ru/news/4338, 30.08.2012

[9] VladirmirPutin, "Being strong: National security guarantees for Russia", http://rt.com/politics/official-word/strong-putin-military-russia-711/,20.02.2012

[10] 17 April 2012: World military spending levels out after 13 years of increases, says SIPRI, http://www.sipri.org/media/pressreleases/17-april-2012-world-military-spending-levels-out-after-13-years-of-increases-says-sipri,17.04.2012, SIPRI, Background paper on SIPRI military expenditure data, 2011,17.04.2012

[11] Vladimir Putin, "Building justice: A social policy for Russia," Komsomolskaya Pravda, 13.02.2012

[12] Rusya'da 2012'nin ilk beş ayında 752 bin 400 bebek dünyaya gelmiştir bu rakam 2011'in aynı döneminde 694 bin 500'dür. http://www.turktime.com/analiz/baslik/185578,21.07.2012

[13] Vladimir Putin, "Democracy and the quality of government," Kommersant, http://premier.gov.ru/eng/events/news/18006/,06.02.2012

[14] Putin'in devlet başkanlığında 100 günü. Ne değişti?, http://turkish.ruvr.ru/2012_08_14/Putin-Rusya/,14.08.2012, The Third Hundred Days of President Putin, http://valdaiclub.com/politics/47800.html, 17.08.2012

[15] İktidardan öneri: "Bürokratların yurtdışında gayrimenkul alması yasaklansın", http://www.turkrus.com/haber-hatti/56912/iktidardan-oneri-,02.08.2012

[16] Putin'in devlet başkanlığında 100 günü. Ne değişti?, http://turkish.ruvr.ru/2012_08_14/Putin-Rusya/,14.08.2012

[17] "Putin: Rusya ekonomisi muhtemel krize hazır" ,

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1334310&title=putin-rusya-ekonomisi-muhtemel-krize-hazir,16.08.2012

[18] "Küresel kriz Rusya'yı petrol fiyatları ile vurdu", http://tr.euronews.com/2012/06/22/kuresel-kriz-rusya-yi-petrol-fiyatlari-ile-vurdu/, 22.06.2012

[19]" Rusya Bankası petrolün ucuzlamasından korkmuyor" , http://turkish.ruvr.ru/2012_08_25/Rusya-Bankasi-petrolun-ucuzlamasindan-korkmuyor/, 25.08.2012

[20] Vladirmi Putin, "A new integration project for Eurasia: The future in the making", http://premier.gov.ru/eng/events/news/16622/

[21]Fred Weir ,"Russia: Putin advances Eurasian Union", http://www.globalpost.com/dispatch/news/regions/europe/russia/111026/russia-putin-advances-eurasian-union,27.11.2011

[22] Rusya, Kazakistan ve Belarus 'un başını çekmiş olduğu 'Avrasya Birliği Projesi' fikri, 19 Aralık 2010 tarihinde Kremlin Sarayı'nda gerçekleşen Avrasya Ekonomik Yüksek Konseyi toplantısında ortaya atılmıştır. Bu üç ülke arasındaki Gümrük Birliği Anlaşması'nın, Tek Ekonomik Bölge biçiminde çalışmasına karar verilmiştir. "Medvedev: 'Avrasya Birliği'ni 2015'te kuracağız'", http://www.euractiv.com.tr/politika-000110/article/medvedev-avrasya-birligini-2015te-kuracagiz-024736,20.03.2012

[23] "Eurasian Bloc Will Learn From EU"http://www.themoscowtimes.com/business/article/eurasian-bloc-will-learn-from-eu/446546.html, 18.11.11, "Russia, Belarus, Kazakhstan form organization to regulate economy, trade"http://www.washingtonpost.com/business/economy/russia-belarus-kazakhstan-form-organization-to-regulate-economy-trade/2011/11/18/gIQAjztgXN_story.html ,18.11.11

[24] "Rusya'dan Avrasya Parlamentosu çağrısı",http://haberrus.com/politics/2012/04/25/rusyadan-avrasya-parlamentosu-cagrisi.html, 25.04.2012

[25] Tuğçe Varol Sevim, Rusya'da Avrasya Birliği Dönemi, http://www.21yyte.org/tr/yazi6592-Rusyada_Avrasya_Birligi_Donemi.html, 03.05.2012

Dr. Merve Suna Özel Özcan

 
 
E mail:                                   mervesuna@yahoo.com
 
Eğitim Durumu
 
2010 -                                      Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
 Siyaset ve Sosyal Bilimler (Yüksek Lisans)
 
2008 - 2011                            Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
Tarih (Çift Anadal programı)
 
Bölüm Bitirme Tezi: Soğuk Savaş Döneminde Türkiye-ABD İlişkileri Kırılma Dönemleri (1960-1965)
 
2006 - 2010                            Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Uluslararası İlişkiler (Lisans)
 
 
2002-2006                              Fethiye Yabacı Dil Ağırlıklı Lise
 
 
 
Yabancı Diller                                 İngilizce                                            
Rusça (Başlangıç)
Osmanlıca (Orta )
 
 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Suinbay Suyundikov   - 30-09-2020

Dondurulmuş Sorun Dağlık Karabağ Erimeye Başladı

Dünyanın çözüme kavuşamayan en eski ihtilaflı bölgelerinden biri de hiç kuşkusuz Dağlık Karabağ sorunudur.