Rusya’nın “ABD İran’a Müdahale Edecek” İddiası İstihbarat Mı Paranoya Mı?


Rusya’nın “ABD İran’a Müdahale Edecek” İddiası İstihbarat Mı Paranoya Mı?

Yazan  23 Ocak 2012
Orta Doğu’da Arap Baharı süreci ile başlayan çatışmalar ve bu bağlamda yaşanan hükümet ve rejim değişiklikleri ile Batılı ülkelerce tehdit kaynağı olarak gösterilen İran ile ilgili olarak da gündem sürekli olarak yeni gelişmeleri ortaya çıkarmaktadır

Soğuk Savaş döneminde SSCB'ye karşı ABD'nin uygulamış olduğu çevreleme politikası bugün İran'a karşı uygulanmaktadır. Nitekim Füze Savunma Sistemi programı bağlamında Rusya sistemin kendisine karşı kurulduğunu[1] düşünmekte ise de sistemin İran ve Kuzey Kore'den gelebilecek tehditlere karşı kurulduğu iddiası mevcuttur. [2]

 

Diğer bir önemli nokta da İran'ın yürütmekte olduğu nükleer program nedeni ile İran'a karşı uygulanmakta olan ambargodur. Nitekim ABD ve AB Ocak 2012 başlarında İran'dan ham petrol ihracatına ilişkin ambargo uygulanmasına ilişkin karara varmıştır. Bu konu ile ilgili olarak, Japonya ve Çin küresel anlamda enerji fiyatlarının yükselmesi durumunda ambargo uygulamayacaklarını ifade etmişti [3].Bu açıklamaların ardından Çin, İran'ın nükleer programı ile ilgili olarak İran'a mali bir yardım yapmadıklarını ve iki ülke arasındaki ticari ve enerji alanındaki ilişkilerin nükleer çalışmalar ile ilgili olmadığını belirtmiştir. Bu bağlamda Çin İran'a karşı uygulanacak petrol ambargosunu uygulamayı reddetmiştir. [4] Diğer taraftan, Japonya Maliye Bakanı Jun Azumi, İran'a karşı ABD tarafından teklif edilen yaptırımların etkili olması konusunda kaygılarını ifade etmekle birlikte, ABD Hazine Bakanı Timothy Geithner ile görüştükten sonra yaptığı açıklamada, Japonya'nın ABD yaptırımları çerçevesinde İran petrolü ithalatını azaltmak için adımlar atacağını açıklamıştır.[5]

 

 

 

Rusya'dan Önemli İddialar

 

Ocak 2011 ortalarında, Rusya Milli Güvenlik Konseyi'nin başkanı olan Nikolay Patruşev, İnterfax'a verdiği bir röportajda Suriye'ye, Türkiye'nin askeri bir müdahalede bulunacağına dair bir açıklamada bulunmuştur. Patruşev ,"NATO üyeleri ile bazı Arap ülkelerinin Libya senaryosu olmayınca işi doğrudan askeri müdahaleye dönüştürmek istedikleri bilgisi geliyor. Gerçi bu kez asıl saldırı gücünün Fransa, İngiltere veya İtalya'dan değil, Suriye'nin komşu çevresinden, kısa süre öncesine kadar kendisiyle dost olan, İran ile rekabet eden ve büyük ihtirasları olan Türkiye olması bekleniyor" açıklaması ile Türkiye'nin Orta Doğu'da İran'ın yerine geçme çabasında olduğuna işaret etmiştir.Bu açıklama ile eş zamanlı olarak Rusya'nın NATO nezdindeki Büyükelçisi Dmitry Rogozin Brüksel'de gazetecilere yaptığı açıklamada, "İran bizim komşumuz ve bu ülkeye askerî müdahale yapılması güvenliğimize doğrudan tehdittir" açıklamasında bulunmuştur[6]. Rusya'nın aynı dönem içerisinde iki sorunlu bölge ile ilgili olarak yapmış olduğu bu açıklamalar akılları karıştırmaktadır.

 

 

 

Diğer taraftan, Rus askeri uzman İgor Korotçenko "İki hafta sonra ABD'nin İran'a yönelik gerçek askeri operasyonlarının başlatmasının tanığı olacağız. Bölgede Amerikan deniz kuvvetlerine ait silahlı birlikler aktarılıyor. Ayrıca, olası ihtilaf bölgesinde ABD'nin üçüncü dev uçak gemisi de bulunuyor. Bu uçak gemileri tek başına dolaşmaz, onlara başka savaş gemileri eşlik ediyor. Burada ayrıca bir veya iki denizaltı da söz konusu"[7] açıklamasında bulunmuştur. Bu açıklamanın İran-ABD arasında Hürmüz Boğazı krizi bağlamında gerilen ilişkilerin gündemde olduğu dönemde yapılması, bölgede savaş ihtimalini arttırmaktadır. Bu açıklamanın ardından Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, İran'a yönelik olası bir Batı saldırısının "felakete yol açacağı" uyarısında bulunmuş ve "Bölgede karmaşanın yaşanmasına ilişkin ihtimalini, İran'ı vurabileceklerini her fırsatta dile getiren ülkelere sormanız gerek'' açıklamasında bulunmuştur. Lavrov ayrıca AB'nin gündeminde olan yaptırımları sıkılaştırmak konusuna değinerek, bu yönde atılacak bir adımın İran'la nükleer program konusunda kurulmaya çalışılan diyaloga da zarar verebileceğine dikkat çekmiştir.[8]

 

Rusya-İran İlişkileri

 

Rusya ve İran arasındaki ilişkilere baktığımızda 19. yüzyılda Rusya ve İran'ın genişleme politikaları bağlamında başlayan bir geçmiş karşımıza çıkmaktadır.Gürcistan'ın Rusya'ya eklemlenmesi ile 1804-1813 yılları arasında süren, Rusya-Pers Savaşlarının ardından Rusya'nın galibiyeti neticesinde Gülistan Anlaşması ile Persler Gürcistan'da Rus hakimiyetini kabul etmişlerdir. Bu savaştan kısa bir süre sonra ikinci Rus-İran savaşı da yine İran'ın mağlubiyeti ile sonuçlanmış ve iki devlet 1828'de Türkmençayı Anlaşması ile sonuçlanmıştır. [9] Sovyetler Birliği'nin yıkılışına kadar, Rusya'ya "sıcak denizlere inme" arzusuyla İran topraklarını işgal etme isteğine sahip bir ülke gözüyle bakılmış olması, İran'ın Rusya ile mesafeli bir ilişki kurmasına neden olmuştur. [10] Soğuk Savaş Sonrası dönemde iki ülke arasındaki ilişkiler istikrarlı bir çizgi takip etmemiş olsa da Rusya ve İran bugün iki önemli stratejik ortak olarak hareket etmektedirler. Bunun temel nedeni iki ülkenin uluslararası sistemin yakın ve orta vadeli geleceğiyle ilgili temel amacı ABD'nin kendi hegemonyasında kurmak istediği tek kutuplu uluslararası sistemin oluşumunu engellemek ve bunun yerine çok kutuplu sistemin kurulmasına çalışmaktır[11].Nitekim çok kutuplu dünya sistemini savunan Rusya ve Çin, Batı merkezli olarak İran'a karşı yaptırım kararlarına karşı çıkmakla birlikte İran'ın yanında yer aldıklarını göstermektedirler.

 

Rusya'nın İddialarının Arkasında Yatan Nedenler

 

Rusya'nın, İran'a ABD saldırısına ilişkin açıklamaları ve AB ülkelerinin Hürmüz Boğazı ve İran'ın nükleer çalışmaları nedeniyle İran'a uygulamayı kararlaştırdıkları petrol ihracatı ambargosuna karşı çıkmasının ardında önemli nedenler yatmaktadır. Bu bağlamda ilk olarak, Rusya olası bir İran müdahalesini engellemek için etkili girişimlerde bulunacağının sinyallerini vermiştir. Fakat aynı zamanda İran'ın, Rusya'nın kendisini savunacağına güvenip bir savaş hamlesi yapması beklenmemektedir[12]. Çünkü Rusya'nın, İsrail ve ABD başta olmak üzere Batı'yı karşısına alarak bir savaşa girme olasılığı düşük gözükmektedir. İkinci olarak İran'da petrol ambargosu sonucu oluşacak ve İran'ı derinden etkileyecek bir ekonomik kriz ihtimali söz konusu olabilir.[13]. Üçüncü olarak gerek ekonomik kriz gerekse olası bir müdahale bölgede büyük bir kaosun yaşanmasına yola açacaktır. Bu bağlamda Rusya'da oluşabilecek bu kaotik ortamda en fazla Kuzey Kafkasya coğrafyasının etkileneceğini ve önemli bir mülteci göçü yaşanacağı ön görüsünde bulunulabilir. Ayrıca Orta Doğu Araştırmaları Enstitüsü Uzmanı Yevgeny Satanovsky de Kuzey Kafkasya coğrafyasında, Tahran bağlantılı İslamist ayaklanmaların Rusya tarafından istenmediğini belirtmiştir.[14] Dördüncü olarak ise petrol fiyatları giderek artmaktadır. Aralık 2011'de varili 107.97 dolar olan petrol fiyatları Ocak 2012'de 113.30 dolar olmuştur.[15] İran'a uygulanacak olan ambargo ister istemez petrol fiyatlarını daha da arttıracaktır. Dolayısıyla İran'a karşı yapılacak bir askeri müdahale Moskova tarafından arzu edilmemekle birlikte, İran gibi büyük bir petrol ülkesinin petrol piyasasındaki payının düşmesi Rus petrolünün onun yerini doldurmasının önünü açacaktır.

 

Sonuç

 

Rus yetkililerinin ardı ardına yapmış olduğu bu önemli açıklamalar da akıllara istihbarat mı paranoya mı sorusunu getirmektedir. Devlet yönetimi ve istihbaratta "aksi ispat edilmediği sürece paranoya en sağlıklı ruh hali"[16] olabilir. Bu bağlamda Rusya'nın bu açıklamalar ile uluslar arası alanda kendi çıkarlarını koruma adına hareket ettiğini ve bu çerçevede gelişebilecek olaylar ve çatışmalara karşı hazırlandığını söyleyebiliriz.Bu da açıklamaların istihbarat kaynaklı olmaktan ziyade bölgede sıcak bir çatışma durumunda oluşacak sürecin Rusya'yınederece zor duruma sokacağına dair paranoya olduğu düşünülebilir.

 

Sonuç olarak, Rus askeri uzman İgor Korotçenko ve ardından Rusya Dış İşleri Bakanı Sergei Lavrov'un İran ile ilgili açıklamaları bölgede yakın bir zamanda kaotik bir ortamın oluşacağının işaretini vermiştir. Bu bağlamda, Lavrov'un AB ülkelerinin İran'a uygulamayı planladıkları petrol ambargosu durdurma çağrısı, İran riyalinin giderek değer kaybediyor[17] oluşu göz önünde bulundurulursa dikkate alınması gereken bir çerçeve sunmaktadır. Önümüzdeki dönem içerisinde, İran'a doğrudan bir askeri müdahale olmasa bile Rusya bölgenin karışması durumunda, bölgede oluşacak kaotik durumundan kendisinin minimum seviyede etkilenmesinin yollarını arayacaktır.

 


 


 

[1]"Another Russia-NATO Council meeting due in Brussels today" http://english.ruvr.ru/2012/01/18/64073184.html, 18.01.2012

 

[2] " How Iran bomb could threaten peace", http://edition.cnn.com/2011/11/15/opinion/cronin-iran-nuclear-threat/index.html,15.11.11, "Sarkozy, NATO'nun 'Kedi'sini Açıkladı", http://www.turktime.com/haber/Sarkozy-NATO-nun-Kedi-sini-Acikladi/113817,20.11.2010 "U.S. Official Says Missile-Defense Shield Will Move Forward"http://www.nytimes.com/2011/12/03/world/europe/us-official-says-missile-defense-shield-will-move-forward.html,02.12.2011

[3]"Japan, China unwilling to join Iran oil embargo" http://english.ruvr.ru/2012/01/11/63651667.html,11.01.2012

[4] "Beijing rejects sanctions on Iranian oil "http://www.washingtonpost.com/world/asia_pacific/beijing-rejects-sanctions-on-iranian-oil/2012/01/09/gIQA8xPUlP_story.html,09.01.2012

[5] "Japan joins US, EU in Iranian oil embargo"http://www.euronews.net/2012/01/12/japan-joins-us-eu-in-iranian-oil-embargo/,12.01.2012

[6] "Russia says would be threatened by Iran military action", http://www.reuters.com/article/2012/01/13/iran-russia-nato-idUSL6E8CD2XU20120113, 13.01.2012

7] "Rus uzman: ABD 2 hafta sonra İran'a saldırabilir",

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1231060&title=rus-uzman-abd-2-hafta-sonra-irana-saldirabilir,17.01.2012

[8]"Russia warns West against Iran strike"

http://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/middleeast/iran/9022295/Russia-warns-West-against-Iran-strike.html,18.01.2012

[9] Nicholas V. Riasanovsky, Mark D. Steinberg, "Rusya Tarihi", İnkilap Yayınları,İstanbul,2011,s321-343

[10]Arif Keskin, "İran'ın Yeni Güvenlik Konsepti ve Değişen Kürsel ve Bölgesel Konumu " Global Strateji Dergisi, Yaz 2007, Yıl 3, Sayı 10, s.125-142

[11] Nazım Cafersoy,"Rusya-İran İlişkilerinde Stratejik Boyut", http://tr.caspianweekly.org/ana-kategoriler/64-turkce-makale/3526-rusya-iran-iliskilerinde-stratejik-boyut.html,10.06.2011

 

[12]" Russia Warns Against Iran Attack",http://en.rian.ru/russia/20120118/170829813.html,18.01.2012

 

[13] "İran denkleminde Türkiye'nin rolü" http://www.dw-world.de/dw/article/0,,15664255,00.html,13.02.2012

[14]"Russia Warns Against Iran Attack" http://en.rian.ru/russia/20120118/170829813.html,18.01.2012

[15]" Crude Oil (petroleum); Dated Brent Daily Price"

http://www.indexmundi.com/commodities/?commodity=crude-oil-brent&months=300, 19.01.2012

[16] Ümit Özdağ," İstihbarat Teorisi", Kripto Yayıncılık,Ankara, 2010,s.161

[17] "İran riyali yüzde 6 düştü ", http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=193254,18.01.2012

Dr. Merve Suna Özel Özcan

 
 
E mail:                                   mervesuna@yahoo.com
 
Eğitim Durumu
 
2010 -                                      Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
 Siyaset ve Sosyal Bilimler (Yüksek Lisans)
 
2008 - 2011                            Gazi Üniversitesi Edebiyat Fakültesi
Tarih (Çift Anadal programı)
 
Bölüm Bitirme Tezi: Soğuk Savaş Döneminde Türkiye-ABD İlişkileri Kırılma Dönemleri (1960-1965)
 
2006 - 2010                            Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
Uluslararası İlişkiler (Lisans)
 
 
2002-2006                              Fethiye Yabacı Dil Ağırlıklı Lise
 
 
 
Yabancı Diller                                 İngilizce                                            
Rusça (Başlangıç)
Osmanlıca (Orta )
 
 
21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Bojidar Çipof   - 14-07-2020

Helenizm için Ayasofya

Son birkaç haftadır gündemin baş sıralarında bulunan Ayasofya ile ilgili yüzlerce yazı yazıldı ancak bazı hususlar hiç irdelenmedi. Bu makalemizde üzerinde çokça makaleler yazdığımız Ayasofya konusunu Helenizm ayağından ele alarak sunuyoruz.