< < YEREL YÖNETİMLER
×

Uyarı

JUser: :_load: Unable to load user with ID: 116



YEREL YÖNETİMLER

Yazan  05 Mayıs 2009
Selçuk Oktay- Yerel yönetimlerde 2000’li yılarda gerçekleştirilen reformlar ve yasa çalışmaları,yalnızca yerel yönetimlerin yeniden düzenlenmesi sonucunu doğurmamakta.

Bunun ötesinde tüm kamu yönetimi örgütlenmesinin, devlet yapılanmasının ve sosyal ilişkilerin yeniden belirlenmesine yol açmaktadır. Küreselleşme sürecinde yerelleşme kavramı önemli bir yer edinmiş, kamu kaynaklarının daha etkin ve verimli bir şekilde ihtiyaca uygun olarak kullanılabilmesi için karar alma mekanizmalarının merkezden yerele taşınması olarak tanımlanan bu kavram kamu yönetiminde reform çalışmalarında önemli bir etkiye sahip olmuştur. Yerelleşme çerçevesinde, yerel nitelik taşıyan ve merkez tarafından yürütülen görevlerin yerele bırakılması öngörülmektedir.

Yerel yönetimlerdeki düzenlemelerin gerekçeleri demokratik niteliklerin yetersizliği, yerel yönetimlerde kesin yürütülür karar alma yetkisinin eksikliği, akçal kaynakların yetersizliği ile etkinlik ve verimliliğin arttırılması olarak sunulmaktadır. Bununla birlikte Türkiye'deki yerel yönetimler reformunda bu faktörlerin ötesinde dış dinamiklerin merkeziyetçi yapılardan uzaklaşmaya yönelik eğilimlerinin temel etmen olduğu söylenebilir.

21. yüzyılın başında, 19. ve 20. yüzyıllar boyunca ön planda olan ulus devlet yapılanmalarının Soğuk Savaş'ın bitimi ve küreselleşme süresince aşındığı, ulus devletin uluslararası kurumlara ve yerel unsurlara doğru iki yönlü bir çözülme yaşadığı görüşü işlenmektedir. Bu çerçevede Türkiye'ye empoze edilen tutum, başkentin küçülmeden Türkiye'nin büyüyemeyeceği iddiasıdır. Türkiye'nin üyesi olduğu Avrupa Konseyi bünyesindeki Yerel ve Bölgesel Yönetimler kongresinin Türkiye'ye yönelik kararlarında, yerel yönetimler üzerinde ağır bir vesayet denetimi vurgusu yapılmakta ve idare bütünlüğünü düzenleyen anayasanın 127. maddesinin değiştirilmesi istenmektedir. Subsidiarite – hizmette yerellik – ilkesine açık bir gönderme yapılmaktadır; bu ilke yönetim bütünlüğü içinde bir yetki devrini değil, görevler ayrımı esasında yerel birimlerin hizmete yönelik yetkiyi kendiliğinden edinmesini ifade etmektedir.

8. Beş Yıllık Kalkınma Planında yerel yönetimlere yönelik ortaya konan amaçlar dahilinde birtakım hukuki ve yasal düzenlemelerin gerekliliği vurgulanmıştır. Bu doğrultuda mahalli idarelerin düzenli gelir kaynaklarına sahip olması, il özel idareleri yanında ilçe yerel yönetim modelinin oluşturulması, kentsel rantların vergilendirilmesi ve yerel yönetimlerin dış kredi kullanım esaslarının yeniden belirlenmesine yönelik yasal düzenlemeler öngörülmüştür. Bu plan dahilinde 2000'li yıllarda çıkarılan yasalar Belediye Kanunu, Büyükşehir Belediyesi Kanunu, İl Özel İdaresi Kanunu, Mahalli İdare Birlikleri Kanunu ile Genel Bütçe Vergi Gelirlerine yönelik kanundur. Bu yasa zincirine 2008 yılındaki AB müktesebatının üstlenilmesine ilişkin ulusal programda da atıf yapılmakta ve merkezi idareyi yeniden yapılandırmayı ve yerel yönetimlere yetki devrini hedefleyen mevzuatın etkin şekilde uygulanmaya devam edileceği ifade edilmektedir.

Yerel yönetimlere yönelik bu yasa demetinin ana özelliği merkezi yönetim karşısında belediyelerin ve il özel idarelerinin güçlendirilmesidir; merkezin yetkileri büyük ölçüde yerele bırakılmaktadır. İllerde merkezi yönetimin temsilcisi durumundaki valiler büyük ölçüde devreden çıkarılmaktadır. Valilerin belediye yönetimleri üzerindeki birçok yetkisi ortadan kaldırılmakta, vesayet denetiminin içi boşaltılmaktadır. Valilerin il özel idareleriyle ilişkisi kesilirken, yerel yönetimlerin merkezden özelliği oldukça artmış bir yasal çerçeve içinde çalışması sağlanmaktadır. Türkiye'de bir anlamda 81 ayrı merkez inşa edilmektedir.

Türkiye'de yerel yönetim yasaları, dış dinamiklerin ve özellikle de AB'nin Türkiye'deki merkeziyetçi sisteme yönelik tavrı çerçevesinde ele alınmalı, küreselleşme ve yerelleşme boyunca yerel birimlerin uluslar arası alanda öne çıkmasına yönelik uluslar arası gündem göz ardı edilmemelidir. Diğer yandan demokratikleşmeye dayandırılan yasa çalışmaları, mevcut iktidar yapılanmasının kendisine yerel ölçekte destek veren kesime yönelik yerel yönetimler aracılığıyla daha etkin ve örgütlü açılımlar sunmaya yönelik bir alt yapı amacı içerisinde de ele alınabilir. Bu yasalar, yerelde iktidar ağlarının genişletilmesi amacıyla yerel yönetimlerin yeniden biçimlendirilmesi şeklinde değerlendirilebilir.

21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

İsmail Hakkı Yücel   - 04-07-2020

Bilgi Çağında Rekabet Mücadeleye mi Evriliyor?

Kalkınma ve gelişme çabaları insanlığın var olduğundan beri devam etmektedir. Bu sürecin devam etmesi beklenir. Kalkınma ve gelişme süreçleri beraberinde rekabeti de getirmiştir.