< < İhanetin de dili vardır!


İhanetin de dili vardır!

Yazan  12 Haziran 2009
İhanetin akılcı hale getirilmesi, olgunun ihanet vasfını değiştirmez. İhanetin dili hep aynıdır. O dil insani, ahlâkî, evrensel ve yüce değerlerle iç içedir.

Bu bağlamda güncel sözlükte Türkiye'nin birliği ve varlığı aleyhine konuşmak "gerçeklerin dile getirilmesi"dir. Terörist istekleri lehine propaganda yapmak "sorunlarla yüzleşmek" tir. Ermenistan'ın "soykırım" tezlerini desteklemek "Ezberlerin bozulması" dır, Kıbrıs'ta Rumlar'a taviz vermek "statükodan kurtulmak" tır. Barzani'ye Erbil'de çanak tutmak "barışla buluşmak", TSK'ya saldırmak 'Engellerin aşılması... Hataların sorgulanması'dır.

Kemal Karpat, bir söyleşi sırasında şöyle konuşur: "Benim itirazım... olayların tek taraflı anlatılması ve durmadan Türklerin mahkum edilmesi. Ben Rumeliliyim. Türk diye görmediğim hakaret kalmamış. Elimden bütün mal mülk alınmış. Ben kurtuluşu vatanım diye Türkiye'ye gelmekte bulmuşum. Niye onlarınkinden de söz edilmiyor?"

Bu sözleri Barzani ile işbirliği yapan ve "Ermeni özür" kampanyasının yararlarını sayıp döken eski Marksist yeni liberal namlı bir gazeteci şöyle değerlendiriyor: "İşte Hoca'nın" çözümlemeleri "ne damgasını vuran ruh hali bu. Rumeli'den, Kafkasya'dan büyük göç dalgalarıyla gelen Türk ve Müslüman ahalinin çilesini, uğradıkları mezalimi bir Müslüman-Türk olarak yüreğinde hissediyor. Kemal Karpat'ın çözümlemelerine Romanya-Babadağ kökeni, Türk-Tatar kimliği damgasını vuruyor".

İhanetle yüzleşmek!

Ünlü gazeteci diyor ki: "Hoca, konu" tarihimizin yükleri "ne geldiğinde tümüyle" defansif tepkiler " veriyor". Halbuki Prof. Dr. Karpat "olayların tek taraflı anlatılması ve durmadan Türklerin mahkum edilmesi" ne itiraz ediyor. Bu gazeteci ise olayların tek taraflı anlatılmasını ve Türklerin mahkûm edilmesini "tarihle yüzleşmek" olarak algıladığından Karpat Hocayı eleştiriyor. Karpat Hoca'nın "Tarihle yüzleşmek" konusunda sıkıntı yaşadığını söylüyor. Bu ülkemizin gazetecisi ise açıkça şunu diyor: Türkler Balkanlardan sürülebilir, malları gasp edilebilir ya da katledilebilir. Onların uğradıkları mağduriyet ve her türden hakaretlerle uğraşmak zaman kaybıdır. Ermenilerin Türklere yaptıkları göz ardı edilebilir, ancak Ermenilerin yer değiştirme sırasında uğradığı kayıplar dolaysıyla tarihle yüzleşilmelidir.

Prof. Karpat tarihi bilmekte ama Türkiye'deki gazeteciliği bilmemektedir. Bu ülkede cüzdanını büyütmek için tarihini küçültmeye hazır onlarca muteber bilinen insan vardır. Onların Karpat gibileri anlaması söz konusu değildir. Zira çıkarcılık ve fırsatçılık başka bir şey; tarihi gerçeklik ise çok daha başka bir şeydir. Diasporadan beslenen diaspora'nın; Barzani'den beslenenlerin de Barzani'nin diliyle konuşması doğaldır. Kaldı ki bu zatların dil ve düşünceleriyle mal varlıkları ve banka hesapları arasında da doğrusal bir ilişki vardır. Bu nedenle Türklerin, öncelikle tarihleriyle değil uğradıkları ihanetlerle yüzleşmeleri gereklidir.

Özcan Yeniçeri

1954 yılında Gümüşhane'nin Şiran ilçesinde doğdu. İlk ve orta tahsilini Gümüşhane'de, yüksek tahsilini Ankara'da tamamladı. 1987 yılında Uludağ üniversitesi Sosyal Bilimler Ensti-tüsü'nde Yüksek Lisansını tamamladı. 1991 yılında ise Erciyes üni-versitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde Yönetim Organizasyon dalında “örgütlerde çatışma ve Yabancılaşmanın önlenmesinde Yönetime Katılmanın Rolü” adlı tezinin kabul edilmesiyle de doktor unvanını aldı.

1998 yılında doçent, 2004 yılında da profesör oldu.

Prof.Dr. özcan Yeniçeri, Niğde üniversitesi'nde çeşitli aralıklarla Kamu Yönetimi Bölüm Başkanlığı, Meslek Yüksek Okulu Mü-dürlüğü, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü yaptı.

1999 yılında Kazakistan'daki Ahmet Yesevi üniversitesi'nde görev aldı. Bu üniversitede “Uluslararası İlişkiler Bölümü”nü kurdu ve bir yıl süreyle de başkanlığını yaptı. 2004 yılında AYSAM (Ahmet Yesevi Stratejik Araştırmalar Merkezi) Başkanlığına getirildi. İki yıl bu görevi yapmış olup halen Niğde üniversitesi'ndeki görevine de-vam etmektedir.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri'nin yazdığı eserlerden bazıları şunlardır: Yeniden Türkleşmek, örgütsel Değişmenin Yönetimi, Küre-selleşme Karşısında Milliyetçilik ve Kimlik, Küresel Kıskaç ve Türkçülük, Bilgi Yönetim Stratejileri ve Girişimcilik, Dokunanlar, İtirazlar, Bugünden Yarına Türk Dünyasına Stratejik Bakış, Yönetimde Yeni Yaklaşımlar. ölüler Nefes Almaz (Roman), örgütlerde çatışma ve Yabancılaşma Yönetimi

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, 2003 yılı “Prof. Dr. Osman Turan Kültür Araştırmaları” ödülünü almıştır.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, Ortadoğu, Ayyıldız, Millet, Hergün ve Siyaset Ekseni gazetelerinde çeşitli aralıklarla köşe yazarlığı yapmıştır. Halen Yeniçağ Gazetesi'nde köşe yazarlığına devam etmektedir.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, 12 Haziran 2011 Genel Seçimleri ile Milliyetçi Hareket Partisi Ankara milletvekili olmuştur. Ankara Milletvekili Yeniçeri aynı zamanda TBMM Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Komisyonu üyesidir.
21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

İsmail Hakkı Yücel   - 04-07-2020

Bilgi Çağında Rekabet Mücadeleye mi Evriliyor?

Kalkınma ve gelişme çabaları insanlığın var olduğundan beri devam etmektedir. Bu sürecin devam etmesi beklenir. Kalkınma ve gelişme süreçleri beraberinde rekabeti de getirmiştir.