"Kürt Açılımı"nı açacak sorular!

Yazan  03 Ağustos 2009
Herhangi bir sorunun çözümü için ilk önce sorunun nedenlerine bakmak gerekir. “Hangi neden bu sorunu yaratmıştır?” sorusuna verilen doğru cevap teşhiste isabet kaydetmekle yakından ilgilidir.

Sorunu doğru teşhis etmek de sorunu yarı yarıya çözmek anlamına gelir. Tersi de doğrudur. Yanlış teşhis sorunları daha da karmaşık hale getirir. Bu nedenle iktidar yetkililerinin "Kürt Sorunu" nun çözümü için planladığı açılım bayramını ilan etmeden önce aşağıdaki basit sorulara tatmin edici cevap vermeleri gerekir. Birkaç soruyla iktidarın "Kürt Açılımı" planını açalım!

1. Türkiye'de iktidar yetkililerinin "Kürt sorunu" dedikleri sorunu "Kürt gerçeğini inkâr" ve "Kürtleri asimile etmek" ve "Kürtlere yönelik baskılar" ürettiyse o zaman Irak'ta, İran'da ve Suriye'deki Kürt sorununu üreten nedir?

2. "Kürt Sorunu" Cumhuriyet rejiminin ya da tek millet yaratma projelerinin sonucu olarak ortaya çıkmışsa Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce var olan "Kürdistan Teali Cemiyeti" ve Cumhuriyet öncesi meydana gelen Kürt isyanlarının nedenleri nelerdir? Sevr anlaşmasında neden Kürtlerle ilgili hükümler vardır?

3. Silahlı PKK'lılar 12 Eylül rejiminin başta Diyarbakır Cezaevindeki zalim işkence ve baskılar ile Kürtçeye yönelik yasaklamaların sonucu dağa çıktılarsa aynı muamele diğer etnik guruplara da yapılmıştır, onlar neden dağda değillerdir? Gürcü, Arnavut, Çerkez, Arap, Laz ya da diğer etnik gruplar neden ellerine silah almamışlardır?

4. Mevcut merkezi yönetimle kontrol edilemeyen Diyarbakır Belediye Başkanı, "özerklik" anlamına gelen yetkiler verildiğinde nasıl kontrol edilebilecektir?

5. "Kürt realitesini tanıyoruz" ile başlayan "AB'nin yolu Diyarbakır'dan geçer" ile devam eden ve nihayet "Kürt Sorunu benim sorunumdur" ile şekillenen açılımların sonucunda şimdiye kadar ne elde edilmiştir? Bu konuda atılan her adımı bu sorunu kullananlar yeterli bulmamış ve sürekli yerine getirilmesi imkânsız yeni dayatmalarda bulunmamışlar mıdır? TRT Altı kanalının Kürtçe yayına başlaması üzerine "Dilimizi tanıdılar, sıra topraklarımızın adını tanımaya geldi" sözlerinin amacı ne olabilir? İktidarın "Kürt Açılımı" nı yaptıktan bir süre sonra "Özerkliğimizi tanıdılar sıra Bağımsızlığımızı tanımaya geldi" demeyeceğinin garantisi var mıdır? Paris Kürt Enstitüsü'nün başkanı Kendal Nezan, Kürt sorununu çözümü için 'Osmanlı modeli' önermiştir.

6. Terör örgütü terörüne devam ederken, teröre karşı mücadele de sürerken, Kürt "açılım" ının terörü bitirmesi bir yana terörizmi daha da cesaretlendirmeyeceği söylenebilir mi?

7. İçişleri Bakanı, bir yandan içeriği henüz belli olmayan "açılım" projesi konusunda toplumsal bir uyum olduğunu söylüyor. Diğer yandan da ilgili kurumların görüş ve önerilerinin alınmakta olduğunu söylüyor. Aslında Bakan henüz içeriği olmayan bir "açılım" projesine yönelik bir uyumdan bahsediyor.

8. Terörü Türkiye'ye karşı en etkili araç olarak kullanan güçler, 'Türkiye açılım yaptı artık terörü Türkiye'ye karşı kullanmayalım' diyecekleri mi sanılıyor?

9. Abdülmelik Fırat ve Yaşar Kemal gibiler "Kürtler bölünmek ve ayrılmak istemiyor" diyor. Doğru olabilir, ancak Kürt vatandaşlar adına hareket ettiğini söyleyen aydın kesimi, siyasi Kürtçüler ile PKK terör örgütü, Kürt vatandaşlar gibi düşünmüyor. Türkiye'yi yöneten iktidar, Kürt vatandaşların ve siyasilerin devletin inanılmaz zaafları yüzünden PKK'nın rehinesi haline geldiğini görmüyor mu?

10. Türkiye son derece karmaşık, iç içe girmiş siyasi, coğrafi, tarihi ve sosyolojik bir sorunla karşı karşıyadır. Henüz bu sorunu çözmek için mutabık kalınmış hiç bir somut öneri dahi ortada yokken "Öyle çözeceğiz ki dünyaya model olacak" demek doğru mudur?

Özcan Yeniçeri

1954 yılında Gümüşhane'nin Şiran ilçesinde doğdu. İlk ve orta tahsilini Gümüşhane'de, yüksek tahsilini Ankara'da tamamladı. 1987 yılında Uludağ üniversitesi Sosyal Bilimler Ensti-tüsü'nde Yüksek Lisansını tamamladı. 1991 yılında ise Erciyes üni-versitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde Yönetim Organizasyon dalında “örgütlerde çatışma ve Yabancılaşmanın önlenmesinde Yönetime Katılmanın Rolü” adlı tezinin kabul edilmesiyle de doktor unvanını aldı.

1998 yılında doçent, 2004 yılında da profesör oldu.

Prof.Dr. özcan Yeniçeri, Niğde üniversitesi'nde çeşitli aralıklarla Kamu Yönetimi Bölüm Başkanlığı, Meslek Yüksek Okulu Mü-dürlüğü, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü yaptı.

1999 yılında Kazakistan'daki Ahmet Yesevi üniversitesi'nde görev aldı. Bu üniversitede “Uluslararası İlişkiler Bölümü”nü kurdu ve bir yıl süreyle de başkanlığını yaptı. 2004 yılında AYSAM (Ahmet Yesevi Stratejik Araştırmalar Merkezi) Başkanlığına getirildi. İki yıl bu görevi yapmış olup halen Niğde üniversitesi'ndeki görevine de-vam etmektedir.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri'nin yazdığı eserlerden bazıları şunlardır: Yeniden Türkleşmek, örgütsel Değişmenin Yönetimi, Küre-selleşme Karşısında Milliyetçilik ve Kimlik, Küresel Kıskaç ve Türkçülük, Bilgi Yönetim Stratejileri ve Girişimcilik, Dokunanlar, İtirazlar, Bugünden Yarına Türk Dünyasına Stratejik Bakış, Yönetimde Yeni Yaklaşımlar. ölüler Nefes Almaz (Roman), örgütlerde çatışma ve Yabancılaşma Yönetimi

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, 2003 yılı “Prof. Dr. Osman Turan Kültür Araştırmaları” ödülünü almıştır.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, Ortadoğu, Ayyıldız, Millet, Hergün ve Siyaset Ekseni gazetelerinde çeşitli aralıklarla köşe yazarlığı yapmıştır. Halen Yeniçağ Gazetesi'nde köşe yazarlığına devam etmektedir.

Prof. Dr. özcan Yeniçeri, 12 Haziran 2011 Genel Seçimleri ile Milliyetçi Hareket Partisi Ankara milletvekili olmuştur. Ankara Milletvekili Yeniçeri aynı zamanda TBMM Milli Eğitim, Gençlik ve Spor Komisyonu üyesidir.
21. Yüzyıl Türkiye Buluşmaları

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

İsmail Hakkı Yücel   - 04-07-2020

Bilgi Çağında Rekabet Mücadeleye mi Evriliyor?

Kalkınma ve gelişme çabaları insanlığın var olduğundan beri devam etmektedir. Bu sürecin devam etmesi beklenir. Kalkınma ve gelişme süreçleri beraberinde rekabeti de getirmiştir.