Türkiye-Suriye Ticareti Durma Noktasında

Yazan  13 Aralık 2011
Suriye ile olan ticaretin durma noktasına gelmesi ve bu ülkeye olan yatırımların askıya alınması kuşkusuz Suriye kadar Türkiye’yi de olumsuz etkilemektedir.

Daha önce Saddam Hüseyin Kuveyt'i işgal ve ilhak ettiğinde bile herhangi bir yaptırım kararı almayan Arap Birliği'nin , Suriye'ye oldukça ağır olarak nitelendirilebilecek ekonomik yaptırım kararının ardından Türkiye de paralel bir hamle ile Esad yönetimine karşı ekonomik yaptırımları hayata geçirmeye karar vermiştir.[1] Türkiye'nin toplam dokuz maddelik yaptırımları, Arap Birliği ve Avrupa Birliği'nin daha önce aldığı yaptırım kararlarına büyük ölçüde benzemektedir. Bu kararlar Suriye merkez bankası ile ilişkilerin askıya alınması, Suriye ticaret bankasının işlemlerinin durdurulması,kredi işlemlerinin dondurulması, Suriye'deki yatırımlara kredi sağlanmasına yönelik Eximbank anlaşmasının askıya alınmasını içermektedir.

 

Türkiye'nin yaptırım kararına Şam'ın karşılık vermesi de çok uzun sürmemiş ve Suriye hükümeti 2007 yılından bu yana yürürlükte olan serbest ticaret anlaşmasını ve bu kapsamdaki tüm ilişkileri 1 Aralık 2011 itibarıyla askıya aldığını açıklamıştır. Bu bağlamda, Türkiye'den ithal edilen mallara yüzde 30 gümrük vergisinin uygulanmaya başlanması ile Suriye'de Türk ürünlerinin fiyatı bir gecede yüzde 30-40 oranında artmıştır.

 

Suriye ile olan ticaretin durma noktasına gelmesi ve bu ülkeye olan yatırımların askıya alınması kuşkusuz Suriye kadar Türkiye'yi de olumsuz etkilemektedir. Ekonomik yaptırım kararlarının ardından Türkiye-Suriye sınırında tansiyon yükselmeye başlamıştır. Yaptırım kararından önce Türkiye, Suriye üzerinden Ortadoğu ve Uzakdoğu pazarlarına mal taşımaktaydı. Ancak bu kararların ardından, Suriye, ülkesinden transit olarak geçit yapacak Türk tırlarına zorluk çıkarmaya başlamış ve hatta bir Türk tırına Suriye tarafından ateş açıldığı haberleri basına yansımıştır.[2]

 

Suriye Serbest Ticaret Anlaşmasınıaskıya almasının akabinde sınırdaki tırları 5 gün boyunca bekletmiştir. Tırlara geçiş izninin verilmesinin ardından ise daha önce sıfıra yakın olan gümrük vergisi yüzde 30'a yükseltilmiştir. Suriye tarafı bununla da yetinmeyerek transit geçiş ücretlerini iki katına çıkarmış ve daha önce 300 dolar olan akaryakıt fiyat farkını da 800 dolara yükseltmiştir.[3]

 

Suriye üzerinden yapılan transit ticaretin, maliyet artışları nedeniyle, önemli ölçüde düşmesi Türkiye'nin Orta Doğu ticaretine büyük ölçüde zarar verecektir.Transit ticaret için Suriye dışında alternatif güzergahlar düşünülmektedir. Bunlardan bir tanesi de Irak üzerinden Ürdün'e ve oradan Suudi Arabistan ve Yemen'e ulaşan güzergah ya da denizden RORO seferleriyle Mersin'den İskenderiye'ye ve Mısır üzerinden Ortadoğu'ya olan hattır. Her iki alternatif güzergah da daha uzun ve dolayısıyla maliyetlidir. Ayrıca Irak'tan geçen yolun güvenli olduğu söylenemez ve ABD'nin Irak'tan çekilmesi ile güvenlik riski artabilecektir. Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Federasyonu (GÜNSİAF) Başkanı Cahit Erbalcı da deniz üzerinden mal teslimatı yapılmasının 10 günlük teslimat süresini 1 aya kadar çıkarabileceğini ifade etmiştir.[4]

 

Karşılıklı misillemeler sonucunda Türkiye ve Suriye arasındaki ticari ilişkiler neredeyse bitme noktasına gelmiştir. İki ülke arasındaki ticaret kısa zaman öncesine kadar 2,6 milyar dolar düzeyinde seyretmekte ve ticaret hacminin 2012 itibarıyla 5 milyar dolara çıkarılması hedeflenmekteydi.

 

Kilis Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Murat Sakar Suriye'nin son günlerde tutumunu sertleştirmesi, Suriye'de mazot fiyatının yükseltilmesi ve sınırda geçişlerde yaşanan sıkıntılar nedeniyle yük taşıyan çok sayıda firmanın zorunlu olmadıkça tırlarını Suriye'ye göndermediğini, Ortadoğu'ya açılan en önemli sınır kapılarından biri olan Öncüpınar Sınır Kapısı'nda eski günlere oranla herhangi bir yoğunluk yaşanmadığını, sınır kapısında sessizliğin hakim olduğunu söylemiş, bu durumun Kilis'te çok sayıda ailenin ve ticaret yapan şirketin durumunu kötü etkilediğini ifade etmiştir.[5]

 

Kilis Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Özçiloğlu ise, önceden Suriye'de Türk mallarının çok fazla tercih edildiği, Suriye ile sınır ticaretinin kentin ekonomik ve ticari faaliyetlerine ivme kazandırdığını, esnafın işlerine canlılık getirdiğini, söylemiştir. Özçiloğlu Kilis ticaretinin tamamen Suriye'ye bağlı olduğunu ve Suriye ile ilişkilerin kopması ile Kilis'teki ticaretin tamamen durduğunu ifade etmektedir.[6]

 

Suriye ile yaşanan gerginlik bazı önrmli Türk firmaların Suriye'deki yatırımlarını da olumsuz etkilenmektedir. Suriye'de bir klinker üretme tesisi ve 2011 başında temellerini attığı yaklaşık 285 milyon Euro'ya mal olacak Rakka'daki çimento fabrikasıyla faaliyette olan Güriş'in operasyonları yaptırım kararlarından da önce durdurulmuştur.[7]

 

Suriye'ye yönelik yaptırım kararları alınırken ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton yaptırımların Esad rejimini "tam kalbinden" vuracağını söylemiştir.[8] Arap Birliği kararının ardından Suriye dışişleri bakanı Velid Muallim kendilerine bir ekonomik savaş ilan edildiğini açıklamıştır. [9]

 

Suriye'de bir rejim değişikliği isteyen Batı uzun süreden beri Suriye ekonomisini hedef almaktadır. Aslında Suriye ekonomindeki bozulma ülkenin 2006 yılında IMF'nin kemer sıkma planını kabul etmesi ile baş göstermiştir. Bu plan, maaşların dondurulmasını, ekonominin yabancı bankalara açılmasını, devlet yönetimindeki endüstrinin özelleştirilmesini içermekteydi. Bütün bunların uygulanması da işsizlik, enflasyon ve sosyal koşulların bozulması sonucunu getirmiş,Suriye hükümeti halkının gereksinimlerini karşılayamayan bir hale gelmiştir. Bunun arkasından gerçekleşen protesto dalgalarının ekonomik sıkıntı içindeki halktan taraftar toplaması şaşırtıcı sayılmamalıdır.

 

ABD yaptırımlarının ardından ülkeye dolar giriş ve çıkışları durma noktasına gelmiştir ve yabancı bankalar da Suriye ile iş yapmaktan kaçınmışlardır. [10] Kasım 2011'de yürürlüğe giren AB petrol ithalatı yasağı ise Suriye enerji ihracatının % 95'inin Avrupa ile olması nedeniyle ekonomi üzerinde büyük bir olumsuz etkiyi yaratmıştır. Avrupa Birliği ithalat yasağı ile tek büyük döviz kaynağı olan vedevlet gelirlerinin üçte birini oluşturan petrol ve gaz ihracatından kazanılan gelirlerkesilmiştir. AB, Suriye'ye yaptırımlar kapsamında bugüne dek 74 kişi ve 19 kuruluşu kara listeye almış, silah ambargosu başlatmış ve bu ülkeden petrol ithalatını durdurmuştur. [11]

 

ABD Suriye'de ekonomideki bozulmanın bir rejim değişikliğinin itici gücü olduğunun bilincindedir. O nedenle AB ülkelerini ve Suriye'nin komşularını Suriye'ye ekonomik yaptırımlar uygulanmaya teşvik etmektedir.[12] Suriye'ye uygulanan yaptırımların ardından Suriye, ihracatının yüzde 60'ını kaybetmiştir.[13] Ancak tüm bunlara karşın Esad yönetiminin bir askeri müdahale olmadan çekilmesi yakın zamanda gerçekleşmeyebilir.

 

Sonuç

 

Şam'daki ve Halep'teki Sünni ticaret burjuvası Esad rejiminin önemli destekçilerindendir. Bunların henüz muhalefetin tarafına geçmemiş olması rejimin hala tutunabilmesinin nedenlerinden biri olarak değerlendirilebilir. Son yaptırımlar da bu kesimi hedeflemektedir. Böylelikle Suriye rejiminin çöküşünün ivme kazanacaktır.

 

Batının amacı Suriye'yi ekonomik yaptırımlar ile güçsüzleştirmek ve nihai olarak rejimin çökmesini sağlamaktır. Ankara da bu bağlamda bu politikaların bir uygulayıcısı durumundadır. Ancak bugün gelinen noktada Türkiye en önemli ticaret ortaklarından birini kaybetmiş, Türkiye-Suriye sınırında yapılan sınır ticareti ile geçinen çok sayıda aile zarar görmüş, sınır illerinde yaygın olarak uygulanan mazotun Suriye'den daha ucuza alınması dönemi sona ermiştir. Suriye'de Türk malları boykot edilmektedir. Esad rejiminin Suriye'de bir süre daha dayanacağı varsayımından hareket edersek, Türkiye'nin yaptırım kararının olumsuz etkilerine bir süre daha katlanacağını söyleyebiliriz.

 


 


[1] Basın Açıklmaması, TC Dışişleri Bakanlığı, 30 Kasım 2011,http://www.mfa.gov.tr/sayin-bakanimizin-suriye-yonetimine-yonelik-olarak-kararlastirilan-onlemler-hakkindaki-basin-aciklamasi.tr.mfa

 

[2] Suriye'de Türk TIR'ına ateş açıldı, Hürriyet, 12 Aralık 2011, http://www.hurriyet.com.tr/planet/19445674.asp?top=1

 

[3] Türk ihracatçısına ağır bedel!, Vatan Gazetesi, 7 Aralık 2011, http://haber.gazetevatan.com/turk-ihracatcisina-agir-bedel/416115/2/Ekonomi

 

[4] Suriye ile sınır ticareti durma noktasında, Milliyet, 12 Aralık 2011, http://ekonomi.milliyet.com.tr/suriye-ile-sinir-ticareti-durma-noktasinda/ekonomi/ekonomidetay/12.12.2011/1474442/default.htm

 

[5] Kilis Kent Gazetesi, 12 Aralık 2011, http://kiliskentgazetesi.page.tl/,

 

[6] Suriye ile sınır ticareti durma noktasına geldi, Zaman Gazetesi, 12 Aralık 2011,http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1213692&title=suriye-ile-sinir-ticareti-durma-noktasina-geldi&haberSayfa=0

 

[7] Suriye'de gökkubbe çöktü, içim yanıyor yine dönmek istiyoruz, Hürriyet, 29 Kasım 2011,http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/19347360.asp

 

[8] U.S., Europe call for Syrian leader al-Assad to step down, CNN, 18 Ağustos 2011, http://articles.cnn.com/2011-08-18/politics/us.syria_1_president-bashar-al-assad-president-assad-syrian-people?_s=PM:POLITICS

 

[9] Suriye'ye Uluslararası Baskı Artıyor, VOA, 28 Kasım 2011, http://www.voanews.com/turkish/news/Suriyeye-Uluslararas-Bask-Artyor-134601303.html

 

[10] A.g.m

 

[11] AB yaptırımlarının hedefi Suriye petrol şirketi, CNN Türk, 1 Aralık 2011, http://www.cnnturk.com/2011/dunya/12/01/ab.yaptirimlarinin.hedefi.suriye.petrol.sirketi/638826.0/index.html

 

[12] Josh Rogin, Pressure on Obama to get tougher on Syria coming from all sides, 3 Ağustos 2011

http://thecable.foreignpolicy.com/posts/2011/08/03/pressure_on_obama_to_get_tougher_on_syria_coming_from_all_sides

 

[13] Syria unrest: Arab League adopts sanctions in Cairo, BBC, 27 Kasım 2011 http://www.bbc.co.uk/news/world-middle-east-15901360

 

 

Sibel Kalemdaroğlu

sibelkalemdaroglu@gmail.com

Uzmanlık Alanları

Ortadoğu, Ortadoğu siyasi tarihi, Körfez ülkeleri

Biyografi

Sibel Kalemdaroğlu 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’nde Ortadoğu ve Afrika Araştırmaları Merkezi’nde Araştırmacı olarak görev yapmaktadır.

İlköğretimin Arı Koleji, orta ve lise eğitimini TED Ankara Koleji’nde tamamladıktan sonra 1998 senesinde Bilkent Üniversitesi’ndeki lisans eğitimine başlamıştır. Uluslararası İlişkiler alanında lisans diplomasını 2003 senesinde aldıktan sonra Marka ve Patent vekili olarak çalışan Kalemdaroğlu 2010 yılından bu yana düşünce kuruluşlarında çalışmaktadır. 2012 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden yüksek lisans diplomasını aldıktan sonra yine aynı sene içinde Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünde doktora çalışmalarına başlamıştır.

2011 Haziran ayından bu yana 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü’ndeki görevine başlamıştır. Kalemdaroğlu’nun bazı makaleleri 21. Yüzyıl internet sitesi ve Dergisi’nde yer almaktadır.

Yabancı Diller

İngilizce KPDS : 90

Almanca (Başlangıc seviyesi)

İtalyanca (Başlangıç seviyesi)

Arapça (Başlangıç Seviyesi)

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR