Mareşal Gazi Mustafa Kemâl Paşa’nın, ATATÜRK’ün üstün zekâsı, emsalsiz askerî dehası ve önsezisiyle kumanda ve sevk ve idare ettiği kahraman ve şanlı Ordumuzun 30 Ağustos 1922’de kazandığı Büyük ZAFER’in şerefli 103’üncü Yıldönümü ve Türk Milleti’nin ZAFER BAYRAMI kutlu ve Mutlu olsun!
Asker olan Atatürk savaşın dış politika aracı ol
arak kullanılmasını reddeden, karşılaşılan sorunların hallinde diplomasiyi kullanan bir önderdi. Bir hitabında savaş hakkındaki anlayışını şu şekilde dile getirmiştir:
“Behemehal şu ve bu sebepler için, milleti harbe sürüklemek taraftarı değilim. Harp zarurî ve hayatî olmalı. Hakikî kanaatim şudur: Milleti harbe götürünce vicdanımda azap duymamalıyım, öldüreceğiz diyenlere karşı, “ölmeyeceğiz” diye harbe girebiliriz. Lâkin, hayatı millet tehlikeye maruz kalmayınca, harp bir cinayettir.”
Mustafa Kemal Paşa, vatanımızın düşman istilâ ve işgaline uğraması; bu durumun sonuçlarının antlaşma ile milletimize zorla kabul ettirilmek istenmesi; Osmanlı Devleti’nin “kapitülasyon” cenderesi içinde milletlerarası camianın eşit bir üyesi olarak hareket etme yeteneğini kaybetmiş olması; bu yüzden de Hükûmet’in vatanımızın parçalanıp paylaşılması tertipleri karşısında direnme iradesi ve gücü ortaya koyamaması; istiklâlimizin, egemenliğimizin ve vatanımızın bütünlüğünün barışçı yollardan sağlanması ümidinin de tamamen yok olması üzerine, İstiklâl Savaşımızı, Millî Mücadelemizi başlatmıştır. Savaşa, vatanımız işgalden kurtarıldıktan sonra egemen eşitlik temelinde gerçekçi ve kalıcı bir barışı emperyalist devletlere kabul ettirmek amacıyla başvurmuştur. Bu suretle bölgesel ve evrensel barışa da katlıda bulunulacağına inanmıştır.
ATATÜRK’ün önderliğindeki İstiklâl Savaşımız Vatan’ın düşman işgalinden kurtarılması ve Millet’in bağımsızlığına ve tam egemenliğine kavuşturulması hedefine yönelik çok boyutlu bir Millî Mücadeledir.
Savaş alanında yürütülen askerî mücadele Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 23 Nisan 1920’de kurulmasıyla sağlam bir Millî destek tabanına sahip kılınmıştır. Millî Mücadele milletlerarası camiada bir boşlukta değil, sağlam bir diplomasi ağı kurularak, yapılan her hamlede, atılan her adımda dengeler sağlanarak yürütülmüştür. Milletimize yönelik olarak da o günlerin şartları ve vasıta imkânlarıyla etkili bir kamu diplomasisi uygulanmıştır.
ATATÜRK’ün önderliğindeki Milletimiz Millî Mücadelenin bütün boyutlarında hedefe ulaşmış ve ZAFERİ elde etmiştir.
🇹🇷Başta Başkumandan Müşir Gazi Mustafa Kemal Paşa, ATATÜRK olmak üzere, Erkân-ı Harbiye-i Umumiye Reisi Müşir Mustafa Fevzi Paşa, Batı Cephesi Kumandanı Mustafa İsmet Paşa, Doğu Cephesi Kumandanı Kâzım Karabekir Paşa, Birinci Ordu Kumandanı Nurettin Paşa ve İkinci Ordu Kumandanı Yakup Şevki Paşa, İzmir’e giren 5’inci Süvari Kolordusu Kumandanı Fahrettin Altaylı Paşa ve şanlı, kahraman Ordumuzun her kademedeki diğer Kumandanlarını, Mehmetçiklerimizi, kadın, erkek vatansever gönüllülerimizi, bütün Şehitlerimizi, Gazilerimizi saygı, sevgi, minnet ve rahmetle anıyorum. Manevî huzurlarında tazimle eğiliyorum.