02 Ağustos 2026
21YYTE.ORG Fikir Tankı Karabağ'ın Yeniden İmarı: Akıllı Şehirler, Yeşil Enerji ve Büyük Dönüş Programı Ekseninde Sürdürülebilir Kalkınma

Karabağ'ın Yeniden İmarı: Akıllı Şehirler, Yeşil Enerji ve Büyük Dönüş Programı Ekseninde Sürdürülebilir Kalkınma

13 Dakika
OKUNMA SÜRESİ

2020 yılında gerçekleşen İkinci Karabağ Savaşı Güney Kafkasya'nın siyasi ve jeopolitik dengelerinde önemli bir kırılma noktası oluşturmuştur. Yaklaşık otuz yıl boyunca işgal altında kalan Azerbaycan topraklarının büyük bölümünün yeniden ülke kontrolüne geçmesi yalnızca askeri bir başarı olarak değerlendirilmemiş aynı zamanda devlet inşası, ekonomik kalkınma ve bölgesel entegrasyon açısından yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülmüştür. Savaş sonrasında Azerbaycan yönetimi Karabağ ve Zengezur bölgelerinde klasik yeniden inşa anlayışının ötesine geçen kapsamlı bir kalkınma modeli benimsemiştir. Bu model dijital altyapı, akıllı şehir uygulamaları, yenilenebilir enerji, çevresel sürdürülebilirlik ve planlı nüfus dönüşünü aynı politika çerçevesinde bir araya getirmektedir. 

Uluslararası literatürde savaş sonrası yeniden yapılanma süreçleri çoğunlukla fiziksel altyapının onarılması ve ekonomik faaliyetlerin yeniden canlandırılması üzerinden ele alınmaktadır. Ancak Azerbaycan örneğinde dikkat çeken husus yeniden imarın yalnızca tahrip edilen yerleşim alanlarının onarılmasıyla sınırlı tutulmamasıdır. Bunun yerine Karabağ'ın, ülkenin gelecek kalkınma vizyonunu temsil eden pilot bölge haline getirilmesi hedeflenmiştir. Bu yaklaşım şehir planlamasından enerji politikalarına, tarımsal üretimden dijital kamu hizmetlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Özellikle "Akıllı Şehir" ve "Akıllı Köy" projeleri Karabağ'ın gelecekteki ekonomik yapısını şekillendirecek temel araçlar olarak öne çıkmaktadır. 

Karabağ'ın yeniden imarının en önemli sosyal boyutunu Büyük Dönüş (Böyük Qayıdış) Programı oluşturmaktadır. Programın temel amacı yaklaşık otuz yıl boyunca ülke içinde yerinden edilmiş nüfusun güvenli, gönüllü ve planlı biçimde eski yerleşim alanlarına geri dönüşünü sağlamaktır.

Bu süreç yalnızca konut tesliminden ibaret değildir. Devlet Programı mayın temizliği, ulaşım altyapısı, enerji arzı, eğitim, sağlık, iletişim, istihdam ve sosyal hizmetlerin eş zamanlı biçimde oluşturulmasını öngörmektedir. Bu nedenle dönüş politikası, uluslararası literatürde yeniden yaşam alanı oluşturma yaklaşımında bir modeldir. Program kapsamında yeni sanayi bölgeleri kurulması, üretim tesislerinin teşvik edilmesi ve girişimcilere çeşitli destek mekanizmalarının sunulması da dikkat çekmektedir. Böylece geri dönen nüfusun yalnızca barınma ihtiyacının değil ekonomik sürdürülebilirliğinin de sağlanması amaçlanmaktadır. 2025 itibarıyla Karabağ ve Doğu Zengezur ekonomik bölgelerinde on binlerce kişinin yaşadığı veya çalıştığı sanayi parkları ve üretim alanlarının kademeli olarak faaliyete geçtiği açıklanmıştır. 

Program önemli ilerlemeler kaydetmesine rağmen bazı temel zorluklarla karşı karşıyadır. Bunların başında mayın ve patlayıcı kalıntılar tehdidi gelmektedir. Bu durum hem altyapı çalışmalarını hem de nüfusun güvenli şekilde geri dönüşünü yavaşlatmaktadır. Bir diğer önemli konu bölgede kalıcı istihdamın sağlanmasıdır. Bunun için kamu yatırımlarının yanında özel sektörün tarım, sanayi ve hizmet alanlarında yatırım yapması önem taşımaktadır. Ayrıca, uzun yıllar farklı bölgelerde yaşayan ailelerin yeni yerleşim alanlarına uyumu da eğitim, sağlık ve istihdam hizmetlerinin sürekliliğine bağlıdır. Bu nedenle programın başarısı yalnızca inşa edilen konutlarla değil, yerleşimlerin ekonomik ve sosyal olarak sürdürülebilir olmasıyla değerlendirilmektedir.

Karabağ'ın Yeniden İmarında Akıllı Şehir ve Yeşil Enerji Yaklaşımı Fuzuli, Zengilan ve Şuşa Örneği

Bu yaklaşımın temelinde, Azerbaycan'ın "Azerbaijan 2030: National Priorities for Socio-Economic Development (Azerbaycan 2030: Sosyo-Ekonomik Kalkınmaya İlişkin Ulusal Öncelikler)belgesinde yer alan ekonomik çeşitlendirme, dijital dönüşüm ve yeşil büyüme hedefleri bulunmaktadır. Karabağ ve Zengezur bölgeleri bu hedeflerin ilk kez bütüncül biçimde uygulandığı pilot alanlar olarak tasarlanmıştır. Bu nedenle bölgedeki yeniden imar faaliyetleri yalnızca inşaat projeleri değil enerji, ulaşım, tarım, dijital kamu hizmetleri ve çevre yönetimini kapsayan kapsamlı bir kalkınma stratejisinin parçasıdır.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in farklı tarihlerde yaptığı açıklamalarda Karabağ'ın "geleceğin teknolojileriyle inşa edilen bir bölge" olacağı vurgulanmıştır. Özellikle kurtarılan şehirlerin akıllı altyapılarla planlanacağı ifade edilmiştir. 

Bu yaklaşım, Avrupa Birliği'nin "Smart City (Akıllı Şehir)" tanımıyla da önemli ölçüde örtüşmektedir. Akıllı şehir anlayışı yalnızca teknolojik altyapının geliştirilmesine yönelik değilir. Enerji verimliliği, çevresel sürdürülebilirlik, yaşam kalitesi, dijital kamu hizmetleri ve katılımcı şehir yönetimini de kapsamaktadır. Karabağ'daki uygulamalar incelendiğinde planlamanın bu çok boyutlu yaklaşıma uygun biçimde gerçekleştirildiği görülmektedir.

Bunun yanında Karabağ'ın yeniden inşası uluslararası yatırım politikaları açısından da dikkat çekmektedir. Türkiye başta olmak üzere çeşitli ülkeler ulaştırma, inşaat, enerji, tarım ve teknoloji alanlarında farklı düzeylerde projelerde yer almaktadır. Türkiye özellikle altyapı, ulaştırma ve müteahhitlik faaliyetlerinde öne çıkarken İsrail enerji teknolojileri, sulama sistemleri ve akıllı tarım uygulamalarında teknik iş birlikleri geliştirmektedir. Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere Körfez ülkeleri ise yenilenebilir enerji yatırımları ve finansman mekanizmaları üzerinden bölgedeki kalkınma sürecine katkı sağlamaktadır. Böylece Karabağ uluslararası ekonomik iş birliklerinin şekillendiği yeni bir yatırım coğrafyası haline gelmektedir. Karabağ'ın yeniden inşasını benzer savaş sonrası örneklerden ayıran en önemli özelliklerden biri planlamanın önce altyapı, sonra yerleşim ilkesi üzerine kurulmuş olmasıdır. Fuzuli Uluslararası Havalimanı'nın kısa sürede tamamlanması Zengilan ve Laçın havalimanlarının hizmete açılması, yeni otoyollar, tüneller, demiryolları ve dijital iletişim ağlarının eş zamanlı olarak inşa edilmesi bu yaklaşımın somut göstergeleridir. Özellikle Fuzuli, Zengilan ve Şuşa şehirleri için hazırlanan kentsel tasarım ve gelişim planları yalnızca şehircilik projeleri olmayıp ekonomik faaliyetlerin, kamu hizmetlerinin ve nüfus hareketlerinin uzun vadeli yönetimini hedefleyen bütüncül kalkınma belgeleri niteliğindedir. 

Ağalı Akıllı Köyü; Karabağ'ın İlk Pilot Projesi

Karabağ'da akıllı yerleşim anlayışının ilk somut örneği Zengilan iline bağlı Ağalı Akıllı Köyü olmuştur. 2022 yılında hizmete açılan proje yalnızca Azerbaycan'ın değil Güney Kafkasya'nın da ilk kapsamlı akıllı köy uygulamalarından biri olarak değerlendirilmektedir.

Ağalı Projesi yaklaşık otuz yıl boyunca yerlerinden edilmiş ailelerin geri dönüşünü sağlamak amacıyla planlanmış konutların yanı sıra okul, sağlık merkezi, sosyal tesisler, üretim alanları ve dijital altyapılar birlikte inşa edilmiştir. Köyde kullanılan enerji sistemleri büyük ölçüde yenilenebilir kaynaklara dayandırılmıştır. Akıllı sayaçlar, dijital güvenlik sistemleri, yüksek hızlı internet altyapısı ve çevrim içi kamu hizmetleri yerleşimin temel bileşenleri hâline getirilmiştir.

Bunun yanında tarımsal üretimde de yeni teknolojiler kullanılmaktadır. Damla sulama sistemleri, uzaktan izlenebilen sulama altyapıları, dijital arazi yönetimi ve modern sera uygulamaları, kırsal kalkınmanın yalnızca geleneksel tarım yöntemlerine bırakılmaması gerektiğini göstermektedir. Böylece Ağalı örneği kırsal kalkınmanın teknoloji temelli dönüşümüne yönelik bir model olarak öne çıkmaktadır.

Fuzuli; Ulaşım ve Lojistik Merkezinin Yeniden İnşası

Karabağ'ın yeniden yapılanmasında Fuzuli stratejik konumu nedeniyle özel bir yere sahiptir. Bölgenin dış dünyaya açılan kapısı niteliğinde görülen şehir yalnızca konut projeleriyle değil ulaştırma ve lojistik altyapısıyla da ön plana çıkmaktadır.

2021 yılında hizmete açılan Fuzuli Uluslararası Havalimanı işgal sonrası inşa edilen ilk uluslararası havalimanı olmuştur. Havalimanının kısa sürede tamamlanması Karabağ'daki yeniden yapılanma sürecinin sembolik projelerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Yeni kara yolları ve demiryolu bağlantılarıyla Fuzuli'nin Şuşa, Ağdam ve Zengilan'a entegrasyonu hedeflenmektedir.

Şehir planlamasında kamu binaları, dijital altyapılar ve çevreci ulaşım sistemleri öngörülmektedir. Fuzuli için hazırlanan kapsamlı kentsel gelişim planlarında geniş yeşil alanlar, enerji verimliliği, çevresel sürdürülebilirlik ve çağdaş şehircilik ilkeleri ön plana çıkmaktadır. Bu doğrultuda Fuzuli'nin yalnızca bir yerleşim merkezi olarak değil aynı zamanda Karabağ'ın ekonomik faaliyetlerini destekleyen önemli bir ulaştırma ve lojistik merkezi olarak geliştirilmesi hedeflenmektedir. Bu durum Orta Koridor kapsamında değerlendirildiğinde de önem kazanmaktadır. Karabağ'ın ulaşım ağlarının geliştirilmesi yalnızca bölgesel kalkınmayı değil, Azerbaycan'ın uluslararası transit taşımacılık kapasitesini de artırabilecek potansiyele sahiptir.

 

Şuşa; Tarihi Kimliğin Korunması ile Modern Şehircilik Arasında Denge

Karabağ'ın kültürel başkenti kabul edilen Şuşa'nın yeniden inşasında diğer şehirlerden farklı bir yaklaşım benimsenmiştir. Çünkü Şuşa yalnızca yeni bir şehir planlaması yapılacak alan değildir bunun yanında tarihi ve kültürel mirasın korunması gereken önemli bir yerleşim merkezidir.

2021 yılında Azerbaycan tarafından "Kültür Başkenti" ilan edilen şehirde restorasyon çalışmaları UNESCO'nun kültürel miras koruma ilkeleri dikkate alınarak yürütülmektedir. Tarihi camiler, konaklar, müzeler ve kültürel yapılar restore edilirken yeni şehir altyapısı da dijital sistemlerle desteklenmektedir.

Bu yaklaşım sürdürülebilir kalkınmanın yalnızca ekonomik büyüme anlamına gelmediğini kültürel mirasın korunmasının da kalkınmanın ayrılmaz bir parçası olduğunu göstermektedir. Şuşa örneği tarihi kimlik ile modern şehircilik anlayışının birlikte uygulanabileceğine ilişkin önemli bir örnek oluşturmaktadır.

Karabağ'ın Yeşil Enerji Bölgesi Olarak Planlanması

Karabağ ve Doğu Zengezur ekonomik bölgelerinin "Yeşil Enerji Bölgesi" ilan edilmesi Azerbaycan'ın savaş sonrası yeniden imar sürecini sürdürülebilir kalkınma anlayışıyla bütünleştirme hedefinin önemli bir göstergesidir. Bu politika yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını artırmayı, enerji verimliliğini geliştirmeyi ve çevresel sürdürülebilirliği güçlendirmeyi amaçlamaktadır.

Karabağ ve Doğu Zengezur, özellikle hidroelektrik, güneş ve rüzgar enerjisi bakımından önemli bir potansiyele sahiptir. İşgalden kurtarılan bölgelerde hidroelektrik santrallerinin yeniden faaliyete geçirilmesi, yeni yenilenebilir enerji projelerinin planlanması ve uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi bu stratejinin temel unsurlarını oluşturmaktadır.

Bu yaklaşım Karabağ'ın yalnızca yeniden inşa edilen bir bölge değil aynı zamanda Azerbaycan'ın enerji dönüşümü, yeşil büyüme (ekonomik büyümenin doğal kaynakları tüketmeden, çevresel zararları en aza indirerek ifade eden bir kalkınma yaklaşımıdır.) ve sürdürülebilir kalkınma politikalarının uygulandığı örnek bir kalkınma modeli olarak öne çıktığını göstermektedir.

Türkiye'nin Rolü, Stratejik Ortaklıktan Kalkınma Ortaklığına

Karabağ'ın yeniden imarında en görünür uluslararası aktör Türkiye olmuştur. İki ülke arasındaki "Bir Millet, İki Devlet" anlayışı savaş sonrasında ekonomik iş birliği alanına da yansımıştır. Türk şirketleri özellikle ulaştırma altyapısı, havaalanları, karayolları, tüneller, kamu binaları ve konut projelerinde aktif rol üstlenmiştir.

Bu projeler Karabağ'ın ekonomik dolaşım ağının oluşturulmasına katkı sağlayan stratejik altyapı yatırımlarıdır. Nitekim Zengilan Havalimanı'nın açılışında Azerbaycan ve Türkiye Cumhurbaşkanları, Türk şirketlerinin yeniden imar sürecine katkısını iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın ekonomik boyutu olarak değerlendirmiştir. 

Türk şirketlerinin faaliyetleri yalnızca inşaat sektörüyle sınırlı değildir. Karayolu projeleri, lojistik merkezleri, enerji iletim hatları, sanayi bölgeleri ve kamu tesislerinin inşası gibi alanlarda da önemli roller üstlenilmektedir. Bu durum, Türkiye'nin Karabağ'daki varlığını kısa vadeli proje bazlı müteahhitlik faaliyetlerinin ötesine taşımaktadır. Uzun vadeli ekonomik entegrasyonun bir parçası haline getirmektedir.

Jeoekonomik açıdan değerlendirildiğinde ise bu yatırımlar Orta Koridor'un güçlenmesi bakımından da önem taşımaktadır. Karabağ'daki ulaştırma altyapısının gelişmesi, Azerbaycan'ın doğu-batı ticaret koridorundaki lojistik kapasitesini artırabilecek bir unsur olarak değerlendirilmektedir.

Körfez Ülkeleri ve Yenilenebilir Enerji Yatırımları

Karabağ'ın yeniden imarında dikkat çeken bir diğer unsur ise Körfez ülkelerinin artan ekonomik ilgisidir. Özellikle Birleşik Arap Emirlikleri merkezli enerji şirketlerinin Azerbaycan'ın yenilenebilir enerji politikalarında üstlendiği rol Karabağ'ın "Yeşil Enerji Bölgesi" hedefiyle doğrudan ilişkilidir.

Azerbaycan son yıllarda petrol ve doğal gaz gelirlerine dayalı ekonomik yapısını çeşitlendirmek amacıyla güneş ve rüzgar enerjisi yatırımlarını artırmaktadır. Bu kapsamda Körfez sermayesinin özellikle yenilenebilir enerji projelerinde finansman ve yatırım ortağı olarak öne çıktığı görülmektedir.

Karabağ ve Doğu Zengezur bölgelerinde planlanan enerji altyapısı yalnızca bölgenin elektrik ihtiyacını karşılamayı değil, uzun vadede ulusal enerji sistemine temiz enerji katkısı sağlamayı amaçlamaktadır. Bu yaklaşım Azerbaycan'ın COP29 (Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı.)  sürecinde öne çıkardığı düşük karbonlu kalkınma hedefleriyle de uyumludur.

Dolayısıyla Körfez ülkelerinin bölgedeki rolü klasik finansman sağlayıcısı olmanın ötesinde yeşil dönüşüm politikalarının uluslararası ortakları olarak değerlendirilebilir.

Karabağ Kalkınma Modelinin Azerbaycan Ekonomi Politikalarına Etkisi ve Bölgesel Yansımaları

Karabağ'da yürütülen yeniden imar faaliyetleri savaş sonrası fiziksel yeniden yapılanmanın ötesinde, Azerbaycan'ın uzun vadeli ekonomik dönüşüm stratejisinin uygulama alanı olarak değerlendirilmektedir. Karabağ, yalnızca kurtarılan bir coğrafya değil aynı zamanda ülkenin dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve ekonomik çeşitlenme hedeflerinin test edildiği pilot bölge niteliği taşımaktadır.

Azerbaycan ekonomisi uzun yıllar boyunca petrol ve doğal gaz gelirlerine dayalı bir yapıya sahip olmuş, enerji ihracatı ülkenin ekonomik büyümesinin temel itici gücünü oluşturmuştur. Ancak küresel enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, düşük karbonlu ekonomiye geçiş süreci ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri, ekonomik çeşitlendirme ihtiyacını daha belirgin hale getirmiştir. Bu doğrultuda 2021 yılında kabul edilen "Azerbaijan 2030: National Priorities for Socio-Economic Development (Azerbaycan 2030: Sosyo-Ekonomik Kalkınmaya İlişkin Ulusal Öncelikler)" belgesi, petrol gelirlerinin üretken yatırımlara yönlendirilmesini, petrol dışı sektörlerin milli gelir içindeki payının artırılmasını, dijital ekonominin güçlendirilmesini, çevresel sürdürülebilirliğin sağlanmasını ve bölgesel kalkınmanın dengeli biçimde yaygınlaştırılmasını ülkenin temel kalkınma öncelikleri arasında tanımlamaktadır.

Karabağ'da uygulanan politikalar incelendiğinde söz konusu hedeflerin büyük bölümünün aynı bölgede eş zamanlı olarak hayata geçirilmeye çalışıldığı görülmektedir. Akıllı şehir uygulamaları, yenilenebilir enerji yatırımları, modern tarım teknolojileri, yeni ulaşım koridorları ve dijital kamu hizmetleri bu yaklaşımın somut örnekleridir. Böylece Karabağ ülke genelinde uygulanması planlanan kalkınma politikalarının ilk uygulama sahası haline gelmiştir.

Orta Koridor ve Jeoekonomik Boyut

Karabağ'ın yeniden imarı yalnızca ulusal kalkınma perspektifiyle değerlendirilmemelidir. Bölgenin ulaştırma altyapısında gerçekleştirilen yatırımlar, Azerbaycan'ın Avrasya ticaret ağındaki konumunu da doğrudan etkilemektedir.

Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu, Hazar Geçişli Orta Koridor ve Zengezur ekseninde planlanan ulaştırma bağlantıları birlikte değerlendirildiğinde Karabağ'ın yeniden inşasının bölgesel lojistik kapasiteyi artırabilecek nitelikte olduğu görülmektedir. Özellikle Fuzuli ve Zengilan'da geliştirilen ulaşım altyapısı, doğu-batı ticaret koridorlarının tamamlayıcı unsurları olarak değerlendirilebilir.

Bununla birlikte Zengezur Koridoru'nun hukuki ve siyasi statüsüne ilişkin tartışmalar devam etmektedir. Bu nedenle Karabağ'ın ulaştırma projeleri ile Zengezur Koridoru'nun fiilen aynı süreç olduğu yönünde bir değerlendirme yapmak doğru değildir. Ancak iki sürecin birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğu ve Güney Kafkasya'nın ekonomik entegrasyonunu güçlendirme potansiyeli taşıdığı söylenebilir. Bu durum, Karabağ'ın yalnızca Azerbaycan ekonomisi açısından değil Türkiye, Orta Asya ve Kafkasya arasında gelişen ticaret ağları bakımından da stratejik önemini artırmaktadır.

Kaynakça

·  Aliyev, I. (2022). Speech at the 2nd Azerbaijan National Urban Forum, Zangilan. Presidency of the Republic of Azerbaijan. 

 

https://president.az/en/articles/view/61532/

 

·  Presidency of the Republic of Azerbaijan. The Great Return (Böyük Qayıdış) State Programme

 

https://president.az/en/greatreturn

 

·  Presidency of the Republic of Azerbaijan. Opening of the First Stage of the Aghalı Smart Village Project

 

https://president.az/en/articles/view/56208

 

President of the Republic of Azerbaijan. (2022). Opening of Zangilan International Airport.

https://president.az/en/articles/view/57672

Ministry of Energy of the Republic of Azerbaijan. (2023). Green Energy Zone Concept.

https://minenergy.gov.az

Ministry of Economy of the Republic of Azerbaijan. (2023). Regional Development and the Great Return Programme.

https://economy.gov.az

ANAMA (Azerbaijan National Agency for Mine Action). (2024). Official Reports.

https://anama.gov.az

World Bank. (2024). Azerbaijan Overview.

https://www.worldbank.org/en/country/azerbaijan

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *