Bircihan D. Dilek

Bircihan D. Dilek

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı

Türkiye'nin Rusya'dan satın aldığı S-400 sistemlerinin 2. Bataryasının Ankara Mürted Meydan Komutanlığına intikali ve Rusya'nın başkenti Moskova yakınlarında düzenlenen Uluslararası Havacılık Fuarı MAKS-2019’un açılışının aynı güne denk gelmesi ile birlikte Su-35 ve SU-57 uçaklarının Türkiye tarafından satın alınıp alınmayacağı konusu gündemi süratle işgal etmeye başladı. 

Haziran ayında yabancı basında, İsrail ve Güney Kıbrıs Akrotiri meydanında konuşlu İngiliz F-35 Stealth (düşük görünürlüklü) uçaklarının birlikte Irak ve Suriye üzerinde tatbikat uçuşları gerçekleştirecekleri haberini okuduğumda, aklımı ülkelerin gelecekte “Egemen Hava Sahası Kontrollerini”  nasıl yapacağı konusu tırmalamaya başladı.

Türkiye son dönemde, satın almak istediği silah sistemleri ile ilgili olarak, hiç olmadığı kadar dünya gündeminde yer almaktadır.

ABD Savunma Bakanı Shanahan’ın, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alması halinde ABD’nin Temmuz ayı sonuna kadar atacağı adımları içeren mektubunun gündemi işgal ettiği bir dönemden geçiyoruz.

Son bir kaç gündür, ABD’nin Türkiye’ye, Rus yapımı S-400 hava savunma sistemi alımından vazgeçerek ABD yapımı Patriot sistemlerinin alımı yönünde karar vermesi için iki haftalık süre verdiği ve Ankara'nın Rus yapımı S-400 füze savunma sistemi satın alma planını sürdürmesi durumunda F-35 programındaki ortaklığı sonlandırılacak haberleri ile meşgul iken F-35 uçağına şöyle derinlemesine bir bakış yapalım.

Türkiye F-35 uçaklarını envanterine sokmak üzere yıllar önce karar vermiş, 2002 yılında projeye dahil olmuştur ve ortaklığı bulunmaktadır. F-35 uçakları özellikleri açısından Türk Hava Kuvvetlerine büyük güç katacaktır. 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR