Mustafa Edip Teknokrat Hükümet Sözünü Tutamadı!

Yazan  29 Eylül 2020

Lübnan’da gerçekleşen Beyrut Limanı patlamasından sonra yeni hükümetin kurulması için görevlendirilen Mustafa Edip Mali Bakanlığı konusunda engeli aşamayınca istifa ettiğini açıkladı.

Şii ikilinin Maliye Bakanlığı’nı elinde tutma talebi, hükümeti kurmakla görevli Mustafa Edib’in bakanlık konusundaki uzman ve o alanda başarı olan bir isim olmasını istemesinde ki  ısrarı doğrultusunda yeni hükümet sürecini daha da karmaşık hale getirdi. Bu durum, Şii ikilisinin cephesinde vetoya yönelmesine yol açtı. Öyle ki bu veto, devletten finansal harcama gerektiren kararlar hakkında Cumhurbaşkanı'nın ve Başbakan’ın yanı sıra Maliye Bakanı’nın da imzasıyla yürütme makamına katılabildiklerine inandıkları Maliye Bakanlığı pozisyonu koşul haline getirmek istendi.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Lübnan için yaptığı ilk açıklama “reform” çağrısıydı böylelikle yeni bir siyasi düzen ile hükümet sistemin oluşturulmasını belirtmişti. Fakat, farklı din ve mezhepten oluşan Lübnan, bu farklılıkların dezavantajını hükümet sistemi içerisinde yaşamaya devam ediyor. Çünkü, bir mezhep belirli bir bakanlığı kendisininmiş gibi davranıp siyasi felce, ekonomik ve  yaşamsal durgunluğa sebep olmaktadır.Bu durum Lübnan için yeni hükümetin oluşumunu engellemektedir.

 Reform yolundaki siyasi güçler anlaşması üçgeni, ‘mini bir kurtarma, siyasi deneyime sahip bağımsız uzmanlar hükümeti ve bakanlık rotasyonu gerçekten oluşturulması çok güç görünüyor. Bu durum asıl olarak Lübnan’ın bağımsızlığını ilan ettiği Taif antlaşması ile açıklanabilinir. Taif Anlaşması’nın 95’inci maddesinin de belirtilen unsurlar şudur ki:”Bakanlıklar da dahil olmak üzere birinci sınıftaki görevler, uzmanlık ve yetkinlik ilkelerine bağlı kalarak hiçbir mezhebe tahsis edilmeksizin Hıristiyanlar ve Müslümanlar arasında eşit olarak paylaşılacaktır.”Taif antlaşmasında bulunan bu madde göz ardı edilmiştir hatta yok sayılmıştır. Eğer Taif antlaşması ciddiyet ile önemsenseydi belki de Mustafa Edip yeni hükümet kurma da Bakanlık sorunu yaşamayacaktı. Ve böylelikle zor durumda olan Lübnan için bir hükümet şimdiye kadar kurulmuş olacaktı. Hükümet bir kişiye ait değildir ve ülke de hiç kimsenin tekelinde olamaz.

Cumhurbaşkanı Avn bakanlıklarda mezhep dağılımının kaldırılmasını önerdi!

Avn “egemenlik adı verilen bakanlıkların mezhep dağılımını ortadan kaldırmaya ve bakanlıkları belirli mezheplere tahsis etmemeye” yönelik bir girişim ortaya koydu. Diğer yandan hükümeti kurmaktan sorumlu Başbakan Mustafa Edib’de Fransız girişiminin başarılı olmasının ve çöküşü durdurabilecek uzmanlardan oluşan bir hükümet kurulmasının kolaylaştırılması çağrısı yapmıştı.

Lübnan'da dışişleri, içişler, maliye ve savunma bakanlıkları tartışmalarda ön plana çıkıyor. Maruniler, Ortodokslar, Sünniler ve Şiiler ise bu portföyleri aralarında eşit olarak paylaşıyorlar. Şiiler, cumhurbaşkanının ve başbakanın yanı sıra Maliye Bakanı’nın da harcama gerektiren kararnamelere ve kararlara imza atması nedeniyle yürütme erkine katılımlarını güvence altına almak için Maliye Bakanlığı'nı istiyor.Anayasanın hiçbir bakanlığın herhangi bir mezhebe veya gruba tahsis edilmesini öngörmediğini vurgulayan Avn, hiçbir bakana da anayasada belirtilmeyen bir yetkinin verilemeyeceğini kaydetti. Avn sözlerini şöyle sürdürdü:
“İki pozisyonun da zorlaştırılması, bizi daha fazla krizden başka bir sonuca ulaştırmayacaktır. Nitekim krizler birbiri ardına gelirken Lübnan'ın ayağa kalkarak sorunlarla yüzleşebilmesi için en çok ihtiyaç duyduğu şey çözüm ve dayanışmadır.”
Sonuç itibariyle, çözümsüzlükler ile dolu bir Lübnan tablosu vardır.Cumhurbaşkanı Avn’ın uyarı ve çağrılarına rağmen Maliye Bakanlığı krizi çözülemedi ve böylelikle 3 Haftalık çalışmaların ardından Mustafa Edip istifa kararını açıkladı.Lübnan için bir an evvel uzlaşı sağlanmalıdır ve mezhepsel paylaşımlar gözetilmeden anayasanın belirlediği ilkeler doğrultusunda hareket edilmelidir.Henüz Beyrut Limanı patlamasının yaraları iyileşmedi. Lübnan halkı zor durumda ve bunun yanı sıra Lübnan’a sığınan Suriyeli ve Filistinli göçmenlerin çaresizlikleri de gün geçtikçe artmaktadır. Lübnan’ın bu sorunlara çözüm bulabilmesi için öncelikli olarak güçlü bir hükümet yapısına ihtiyacı vardır.

 

Göksu Eylül Bağcı

 

Referans

https://turkish.aawsat.com/home/article/2520801/l%C3%BCbnan%E2%80%99da-maliye-bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-konusunda-ya%C5%9Fanan-%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fma-din-adamlar%C4%B1-aras%C4%B1nda

https://turkish.aawsat.com/home/article/2523286/avn-bakanl%C4%B1klarda-mezhep-da%C4%9F%C4%B1l%C4%B1m%C4%B1n%C4%B1n-kald%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1-%C3%B6nerdi

https://www.indyturk.com/node/247951/d%C3%BCnya/l%C3%BCbnan-cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1-avn-bakanl%C4%B1klarda-mezhep-da%C4%9F%C4%B1l%C4%B1m%C4%B1n%C4%B1n-kald%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1n%C4%B1-%C3%B6nerdi

 

 

 

 

 

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu   - 20-10-2020

Abraham Anlaşmalarının Orta Doğu’ya Vaadi

Abraham Anlaşmaları (Abraham Accords) başlangıçta İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri(BAE) tarafından yapılan bir açıklama olarak Ağustos ayında dünya gündemine düştüğünde çok taraflı bir anlaşmanın müjdecisi olmasına pek ihtimal vermek mümkün değildi.