Bu sayfayı yazdır

Mutabakatla Türk Müdahalesi Engellendi. Uygulanan Güvenli Bölge Değil Sınır Güvenlik Planı

Yazan  23 Ağustos 2019

Pentagon sözcüsü Sean Robertson, Ankara'da Türk ve ABD tarafları arasında görüşmelerin devam ettiğini ve durmayacağını, Ankara ile prensip uzlaşının Türkiye'nin Suriye içine herhangi müdahalesini engellediğini belirtti.

Robertson Amerikan devlet destekli 'alhurra' İnternet sitesi ile söyleşisinde, ABD Savunma Bakanı ve Türk mevkidaşının şu ana kadar somut adımlar attıklarını, Çarşamba akşamı Suriye'nin kuzey doğusunda kasıtlı olmayan herhangi bir çatışma yada  gerginliğin meydana gelmemesi konusunda Kürt ve Türk taraflarını rahatlatmak ve tümü sınırı korumak için yol haritasını oluşturacak ve gelecekte birkaç aşamasının başlamasına hazırlık maksadıyla kısa süre devam edecek 'stratejik' sınır güvenliği planından ilk aşamanın  başlamasını istediklerini sözlerine ekledi.

Robertson, bu planın ana motorunun: bazı Kürt gruplar karşısında Ankara'nın güvenlik kaygılarının meşruluğu konusunda Pentagon'un kanaati olduğunu belirtti.

GÜVENLİ BÖLGE DEĞİL SINIRI KORUMAK İÇİN GÜVENLİK PLANI

Robertson, planı güvenlik kuşağı bölgesi kuracak olarak nitelendirmekten kaçındı. İlk aşama mekanizmasının Menbiç kentini (Türk-ABD müşterek askeri harekat komutanlığının görevlerinin ve denetiminin özünde olacak) korumaya ek olarak Fırat nehrinin doğusunda yer alan Kürt bölgelerini korumak için sınırda güvenlik tesisleri oluşturmayı amaçladığını açıkladı.

Robertson, uluslararası koalisyon ülkeleri komutanlığı ve sahadaki ortakları SDG'nin elinden gerçekleşen tüm başarılara rağmen isyanın özellikle IŞİD savaşçılarının hareketlerinin dönüş tehlikesinin hala devam ettiğini, bunun için uluslararası koalisyona IŞİD'i ortadan kaldırmak için görevlerini sürdürmesine izin verilmesi, Suriye içindeki bölgenin daha çoğunda örgütün, kalıntılarının ve ceplerinin ortadan kaldırılmasını içeren ana görevinden çıkılmaması gerektiğini belirtti.

Robertson, Rusya’nın Suriye kuzeydoğu sınırını korumak için Türk-ABD anlaşması karşısındaki tutumunu yorumlamak istemedi. Pentagon'daki resmi bilgilerin, Moskova'nın bu girişime muhalefet etmediğini, tüm istediği şeyin, iddia ettiği şey yani,Fırat nehri batısındaki teröristlerin özellikle İdlip vilayetinde konuşlu grupların mevcut varlığı olduğunu belirtti.

GÜVENLİK MEKANİZMALARININ SURİYE İÇİNE HERHANGİ BİR TÜRK MÜDAHALESİNİ ENGELLEYECEK OLMASI NEDENİYLE RAHATIZ.

Robertson, Ankara ile özellikle Rus S-400 hava savunma sistemini satın alması, F-35 avcı uçağı programından çıkarılması, ABD yönetiminin ekonomik yaptırımlar koyma tehdidi ile ilişkili olarak askeri ilişkilerin maruz kaldığı sorunlar karşısında sessiz kalmayı tercih etti.

Washington'un Türkiye'yi hala bölgede stratejik ve etkili bir ortak olarak görmeye devam ettiğini vurgulamaya özen gösterdi.

Robertson, 'alhurra'nın Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suriye'nin kuzey doğusunda Deir Ezzor kırsalı, Menbiç, Kamışlı ve Haseke'de Kürtlerin bölgelerine saldırı tehdidini uygulayıp uygulamayacağı hakkında bir sorusuna yanıt olarak;bunun meydana gelmesinin uzak bir ihtimal olduğunu belirterek hali hazırda Türkler ile açık iletişim kanallarının işlevselliğini ve Ankara ile imzalanan 'prensip uzlaşı' nın önemini itiraf etti.

SINIR BÖLGESİ SURİYELİ GÖÇMENLERİN DÖNÜŞÜNÜ TEŞVİK EDEBİLİR

Robertson, ABD-Türk müzakerelerinin açık kalacağını, sürekli bir şekilde devam edeceğini, aralarında karşılıklı güven düzeyinin yüksek olduğunu vurgulamaya özen gösterdi.

Güvenlik mekanizmalarının uygulanmasına başlamasının ilk aşamasının gelecekte Türkiye'de Suriyeli mülteciler krizinin çözümünü teşvik edebileceğini ifade etti. Bu konunun ülkelerine dönmelerinin sağlanmasını amaçlayacak şekilde ABD Dışişleri Bakanlığının denetimi altında olduğuna işaret etti.

 

(Çeviri yapılan kaynak: https://www.alhurra.com/)

Son Düzenlenme Cuma, 23 Ağustos 2019 18:51
Turgut Adsız

21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü
Bilimsel Danışmanı