Pekin’i Kızdıran Ödül

Yazan  11 Ekim 2010
2010 yılı Nobel Barış Ödülü’ne Çinli insan hakları savunucusu Liu Xiao Bo layık görüldü.

2010 yılı Nobel Barış Ödülü'ne Çinli insan hakları savunucusu Liu Xiao Bo layık görüldü. Böylece Nobel ödülü ilk kez bir Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşı'na verilmiş oldu.[1] Liu Xiao Bo 1955 yılında Çin'in kuzey doğusunda bulunan Ji Lin eyaletinde dünyaya geldi, Ji Lin Üniversitesi ve Pekin Shi Fan Üniversitelerinde öğrenim gördü ve Çin'de demokrasi, insan hakları savunucularının önde gelen isimlerinden biri oldu. ABD'de bulunmasına rağmen 1989'da büyük yankı uyandıran Tian An Men gösterilerine katılmak ve destek olmak için Pekin'e döndü. Liu Xiao Bo muhalif görüşleri ve faaliyetleri nedeniyle birçok kez hapis yattı. En son 2009 yılında bir çok aydın, akademisyen, hukukçu ve işçi tarafından da imzalanan bir bildiri nedeniyle ülkenin ve toplumun düzenini bozmaktan 11 yıl hapse mahkum edildi. Nobel Komitesi 2010 Nobel Barış Ödülü'nü kazanmasının nedenini "Çin'deki temel insan hakları için yürüttüğü şiddet karşıtı ve uzun soluklu mücadelesi" olarak belirtti.[2]

Sözleşme 08 (Charter 08) adı verilen ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin kabulünün 60. yılı ve Çin'in ilk 1908 yılında kabul edilen ilk anayasasının 100. yılında yayınlanan bildiri Liu Xiao Bo'nun da aralarında bulunduğu 303 Çinli yazar, entellektüel, avukat, gazeteci, emekli Komünist Parti yetkilisi, işçi, köylü ve iş adamı tarafından imzalanmış ve duyuruldu.[3] Bildiride dile getirilen talepler genel hatlarıyla şunlardır:

Özgürlük: Evrensel değerlerin en temeli olan özgürlüğün olmadığı yerlerde modern bir medeniyetten bahsetmek imkansızdır. İfade, inanç, toplanma, gösteri yapma ve bir araya gelerek hak arama özgürlükleri sağlanmalıdır.

İnsan Hakları: İnsan hakları devletler tarafından halklarına verilen bir lütuf değil insanın doğumuyla beraber sahip olduğu haklardır. Devletin görevi bireyin bu haklarını garanti altına almaktır.

Eşitlik: Dini inancı, rengi, etnik kökeni, mesleği ne olursa olsun herkes eşittir. Kanun önünde eşitlik bütün vatandaşlara sağlanması gereken temel bir haktır.

Cumhuriyet: Halkın kendi kendini yönetmesi ve barış içinde hayatta kalmadır. Farklı sosyal grupların müzakereler sonucu sorunları çözmesi ve adil şartlarda rekabetleri sonucu bir yönetim oluşturulmalıdır.

Demokrasi: Politik gücün kaynağı halktır. Seçimler halk tarafından yapılmalıdır. Her vatandaşın oy verme hakkı olmalı, bürokratları da halkın seçtiği yöneticiler belirlemelidir. Çoğunluğun kararı azınlığın en temel insan hakları da korunarak uygulanmalıdır. Demokrasinin en basit tanımı halkın hükümetinin halk tarafından ve halk için belirlenmesidir.

Anayasa: Anayasa en temel hakların garanti altına alınmasıdır. Bu nedenle hem yöneticiler hem de bireyler anayasa ve yasalara saygı göstermelidir. Hükümet de anayasayla sınırlanmalı ve en temel insan hakları garanti altına alınmaldır.

 

Ödüle Uluslararası Tepkiler ve Çin'in Tutumu:

Nobel Barış Ödülünün Liu Xiao Bo'ya verilmesinin hemen ardından uluslararası camiadan Liu'nun salıverilmesi yönünde tepkiler gelmiştir. Barack Obama "Liu'nun derhal salıverilmesini"[4] istemiş; ABD Dışişleri de konuyla ilgili bir yazılı açıklama yapmıştır.[5] Dalai Lama da resmi internet sitesinden Liu'yu kutlamış ve o ve onun gibi düşüncelerini dile getirdikleri için hapiste bulunanların salıverilmesini Çin Hükümetinden talep etmiştir.[6] Nobel Komitesi Başkanı Jagland; "Diğerleri susarken biz konuşmak zorundayız. Çin yükselirken bizlerin de eleştiri yapma hakkımız var. Çin'in daha demokratik olmasını isteyen güçleri desteklemek istiyoruz"[7] şeklinde konuşmuştur. Ödülün Liu'ya verilmesinin ardından Pekin Yönetimi Norveç Büyükelçisini davet etmiş ve ödülün verilmesini kınamıştır.[8] Norveç Dışişleri Bakanı ise Nobel Komitesinin Norveç Hükümetinden bağımsız bir komite olduğunu belirtmiş ve bağımsız bir komitenin Çin Hükümetince zor anlaşılacak bir şey olduğunu da yorumuna eklemiştir.[9] Pekin Yönetimi Nobel Barış ödülü haberlerini Çin içerisinde sansürlemiş ve kutlamaları engellemiştir.[10]

 

Sonuç:

Nobel Barış Ödülü son derece önemli ve sembolik değeri olan bir ödüldür. Bu ödülün Çinli muhalif yazar Liu'ya verilmesi Batı-Çin ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası olmaya adaydır. 30 yıllık büyük ekonomik gelişmenin ardından Çin, artık dünyanın ikinci büyük ekonomisi haline gelmiştir. "Gai Ge Kai Fang" Dışa Açılma ve Serbest Piyasa Ekonomisine geçilmesinin ardından geçen 30 yıl içerisinde Batı'dan Çin'e insan hakları ihlalleri konusunda gelen eleştiriler oldukça cılız olmuştur. Batılı güçler, Çin'deki ekonomik çıkarları için uzun zaman Çin'deki insan hakları ihlalleri ve totaliter yönetime karşı sessiz kalmıştır. Ancak Ödülün bir Çinli muhalif yazara verilmesi Batı'nın artık tavır değiştirdiğini ve Çin'in daha demokratik bir yapıya geçmesi fikrini daha güçlü savunacağını göstermektedir. Bir dünya gücü olmaya aday olan Çin'in dünyada sadece birkaç örneği kalmış olan totaliter bir yapıyla bunu başarması zor gözükmektedir. Batı ise uluslararası arenada daha çok rol isteyen ve daha güçlü hale gelen Çin'in sadece ekonomik değil politik yapı olarak da daha entegre hale gelmesini talep etmekte; temel insan hak ve özgürlüklerinin garanti altına alınmasını daha yüksek sesle dile getirmeye başlamaktadır. Önümüzdeki aylar ve yıllarda Batı'nın da desteği ve baskısıyla Çin'de büyük değişim ve gelişmelere şahit olabiliriz.

 


 

[1] http://nobelprize.org/nobel_prizes/peace/laureates/2010/speedread.html

[2] http://nobelprize.org/nobel_prizes/peace/laureates/2010/xiaobo.html

[3] http://gb.hrichina.org/public/contents/18530

[4] http://www.msnbc.msn.com/id/39569947/ns/world_news-europe/

[5] http://www.state.gov/secretary/rm/2010/10/149235.htm

[6] http://dalailama.com/news/post/590-press-statement-of-his-holiness-the-dalai-lama-on-liu-xiaobo-being-awarded-the-2010-nobel-peace-prize

[7] http://www.msnbc.msn.com/id/39569947/ns/world_news-europe/

[8] http://inews.mingpao.com/htm/INews/20101008/ca52210a.htm

[9]http://profile.rainbowdiplomacy.com/2010/10/liu-xiaobo-he-is-hero.html

[10] http://www.nytimes.com/2010/10/10/world/asia/10china.html?_r=2&partner=rss&emc=rss

 

 

Giray Fidan

 06.04.1980 Ankara Doğumlu

Eğitim:

İlkokul ve Ortaokul eğitimini Özel Yükseliş Kolejinde, Lise eğitimini Gazi Anadolu Lisesi ve Mustafa Kemal Lisesinde tamamlamıştır. 1998-2000 yılları arasında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Klasik Arkeoloji Bölümünde eğitim görmüştür. 2001 – 2005 yılları arasında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sinoloji Ana Bilim dalında ve 2002 – 2003 yılları arasında Beijing Language and Culture University (北京语言文化大学) lisans eğitimini tamamlamıştır. 2005 – 2007 yılları arasında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sinoloji Ana Bilim Dalında yüksek lisans eğitimini “Qin Devrimleri: Qin Shi Huang Dönemi Çin’de yapılan Devrimler ” konulu teziyle tamamlamıştır. 2007 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sinoloji anabilim dalında doktora eğitimine başlamış; 2007 – 2008 tarihleri arasında Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla Min Zu University of China (中央民族大学) Tibetoloji bölümünde araştırma yapmış ve Tibetçe eğitimi almıştır. Doktora çalışmasını 2010 yılında “Çin Kaynaklarına Göre 16. Yüzyılda Osmanlı – Çin İlişkileri ve Çin’de Osmanlı Ateşli Silahları” konulu teziyle tamamlamıştır.

 

Yabancı Diller:

Çince

İngilizce

Tibetçe

 

Yayınlar:

Kitaplar:

Kanuni Devrinde Çin’de Osmanlı Tüfeği ve Osmanlılar, Yeditepe Yayınevi, 2011, İstanbul.

Çin Dili ve Çince Dilbilgisi, Efil Yayınevi, 2011, Ankara.

Makaleler:

Giray Fidan,"Ming Tarih Kayıtlarına Göre 16. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu-Ming Çin'i İlişkileri", Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türkiyat Araştırmaları Dergisi, Sayı 30, Güz 2011, ss. 276-287.

Giray Fidan, "Tibet ve Türk Geleneklerinde Bozkurt Sembolü", Uluslararası Asya ve Kuzey Afrika Çalışmaları Kongresi (ICANAS) konferansı dâhilinde "38. ICANAS Doğubilim Çalışmaları" bildiri kitapçığında s. 151-155, Ankara, 2009.

Giray Fidan, “Ulus Devlet Olma Yolunda Bir Medeniyet: Çin”, 21. Yüzyıl Dergisi, Nisan 2011, Sayı 28, ss. 55-59.

Giray Fidan, “Türk Çin İlişkilerinde 40 Yıl”, 21. Yüzyıl Dergisi, Ocak 2011, Sayı 25, ss. 91-97.

Giray Fidan, “Çin – Arap Dünyası İlişkileri: Eski Köye Yeni Adet”, 21. Yüzyıl Dergisi, Mart 2011, Sayı 27, ss. 53-59.

Giray Fidan, “Irak’ın Yeniden Yapılanmasında Çin’in Politikaları”, 21. Yüzyıl Dergisi, Ağustos 2010, Sayı 20, ss. 69-74.

Giray Fidan, “Pekin’in Yüksek Rakımlı Sorunu: Tibet” 21. Yüzyıl Dergisi, Eylül 2010, Sayı 21, ss. 79-86.

Giray Fidan, “Çin Halk Cumhuriyeti Japonya İlişkileri: İşbirliği Yapan Devletler Düşman Halklar”, 21. Yüzyıl Dergisi, Ekim 2010, Sayı 22, ss. 29-34.

Giray Fidan, “21. Yüzyılda Çin: Büyük gücün büyük sorunları” 21. Yüzyıl Dergisi, Kasım 2010, Sayı 23, ss. 45-50.

Giray Fidan, “Türk Silahlı Kuvvetleri Çin Halk Kurtuluş Ordusu İlişkileri”, 21. Yüzyıl Dergisi, Aralık 2010, Sayı 24, ss. 17-23.

Giray Fidan, “Japonya’da Nükleer Felaket”, 21. Yüzyıl Dergisi, Mayıs 2011, Sayı 29, ss. 63-67.

Giray Fidan, “Pakistan: Çin’in İsrail’i” 21. Yüzyıl Dergisi, Haziran 2011, Sayı 30, ss. 17-23.

Giray Fidan, “Çin’in Orta Asya Enerji Politikası” 21. Yüzyıl Dergisi, Temmuz 2011, Sayı 31, ss. 23-29.

Giray Fidan, “Çin’in ABD Stratejisi: Yeni Bir Soğuk Savaşa Doğru” 21. Yüzyıl Dergisi, Ağustos 2011, Sayı 32, ss. 49-57.

Giray Fidan, “Ejderha Kara Kıta’da: Çin’in Afrika Ajandası” 21. Yüzyıl Dergisi, Eylül 2011, Sayı 33, ss. 83-90.

         2010 yılından itibaren Bozok Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Yabancı Diller Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

ÜYE GİRİŞİ

Şifremi unuttum
  1. SON MAKALELER
  2. ÇOK OKUNANLAR

Cahit Armağan Dilek   - 04-12-2019

Doğu Akdeniz, Libya, Suriye, Fransa ve NATO

Recep Tayyip Erdoğan Başbakan iken, 28 Şubat 2011'de ''NATO Libya'ya müdahale etmeli midir? Böyle bir saçmalık olur mu yahu?